ÖZET: İhalelerin doğrudan temin yöntemiyle gerçekleştirilmesi, 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ele alınmıştır. Bazı il müdürlükleri ve merkez birimleri, sürekli ve önceden tahmin edilebilen mal ve hizmet alımlarını, belirli tarihlerde sınırlı sayıda firmadan doğrudan temin yoluyla gerçekleştirmiştir. 4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun 5. maddesi, idarelerin şeffaflık, rekabet, eşit muamele ve kaynakların verimli kullanımı gibi temel ilkeleri gözetmekle yükümlü olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, doğrudan temin usulü, belirli bir harcama tutarının altında kalan alımlar için uygulanabilmektedir.

Denetim bulgularında, bazı genel müdürlükler ve İstanbul, Ankara, İzmir il müdürlüklerinin, ihale yapmak yerine doğrudan temin yöntemini tercih ettiği tespit edilmiştir. Yapılan alımların benzer nitelikte olduğu ve piyasa fiyat araştırmasının aynı firmalardan yapıldığı gözlemlenmiştir. Örnekler arasında, sosyal hizmetler ve destek hizmetleri gibi çeşitli alanlarda yapılan alımlar yer almakta ve bu uygulamanın yaygın olduğu görülmektedir.

Kamu idaresinin savunmasında, organizasyon tarihleri ve pandemi koşulları nedeniyle zorluklar yaşandığı ifade edilmiştir. Ancak, alımların önceden planlanması ve ihale yöntemiyle temin edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Bu bağlamda, doğrudan temin uygulamalarının, Kamu İhale Kanunu’nun temel ilkeleriyle çeliştiği ve idari sorumluluk doğurabileceği belirtilmiştir.

BULGU: İhale ile Yapılması Gereken Alımların Parçalara Bölünerek Doğrudan Temin Suretiyle Yapılması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Bazı il müdürlükleri ile merkez birimleri tarafından yıl içerisinde süreklilik arz eden ve/veya önceden öngörülebilen nitelikteki mal ve hizmet alımlarının, aynı ya da yakın tarihlerde sınırlı sayıdaki firmalardan doğrudan temin yöntemi ile yapıldığı görülmüştür.
4734 sayılı Kamu İhale Kanunu’nun Temel İlkeler başlıklı 5’inci maddesinde; idarelerin bu Kanun’a göre yapılacak ihalelerde; saydamlığı, rekabeti, eşit muameleyi, güvenirliği, gizliliği, kamuoyu denetimini, ihtiyaçların uygun şartlarla ve zamanında karşılanmasını ve kaynakların verimli kullanılmasını sağlamakla sorumlu olduğu ve eşik değerlerin altında kalmak amacıyla mal ve hizmet alımları ile yapım işlerinin kısımlara bölünemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Aynı Kanunun doğrudan temini düzenleyen 22’inci maddesinin birinci fıkrasının d bendinde ise 2021 yılı için Büyükşehir belediye sınırları dâhilindeki idarelerin 121.405,00 diğer idarelerin 40.443,00 Türk Lirasını aşmayan harcamalarının, ilan yapılmaksızın ve teminat alınmaksızın doğrudan temin usulü ile karşılanabilmesine imkân verilmiştir.
Kanun’un doğrudan temin usulüne ilişkin gerekçesinde; ihale mevzuatındaki ilan yapma, yeterlilik şartlarının aranması, çok küçük çaptaki alımlar da dahi sözleşme imzalanması ve Kamu İhale Kurumu (KİK) payı yatırılması gibi zorunlulukların uygulamada istenilen kolaylığı sağlamadığı dolayısıyla belirli bir tutara kadar olan alımların bu madde kapsamında temin edilebileceği belirtilmiştir. Kamu İhale Genel Tebliğinde de, doğrudan temin usulünü uygulayan idarelere, Kanun’un 5’inci maddesinde düzenlenen işin kısımlara bölünmesi yasağı hatırlatılmış ve yapılacak fiyat araştırmasında ihtiyacın maliyetinin bentte belirlenen tutardan yüksek olması halinde, ihale usullerinden birinin kullanılması zorunlu tutulmuştur.
Görüleceği üzere doğrudan temin usulü; Kanun’un temel ilkelerine aykırı olmamak ve uygulamada verimlilik sağlamak şartıyla kullanılabilecektir. Kanun’un temel ilkelerine aykırı olarak ve ihtiyaçların parçalara bölünerek alınması uygulamaları idari ve mali sorumluluk doğuracağından kamu görevlileri mevzuat sınırları içerisinde hareket etmelidir.
Yapılan incelemede, Bakanlığın bazı genel müdürlüklerinin ve taşra teşkilatında yer alan İstanbul, Ankara, İzmir il müdürlüklerinin süreklilik arz eden ve önceden öngörülebilen nitelikteki birçok mal ve hizmet alımında ihale yapmak yerine doğrudan temin usulüne gittiği görülmüştür. Söz konusu alımlar incelendiğinde yapılan alımların aynı ya da benzer nitelikte olduğu, piyasa fiyat araştırmasının aynı firmalardan yapıldığı dolayısıyla alımların da bu firmalardan gerçekleştirildiği anlaşılmıştır. Aşağıdaki tabloda bu alımlara ilişkin bazı örnekler yer almakla birlikte bu uygulamanın diğer mal ve hizmet alımlarında da yaygın şekilde kullanıldığı görülmüştür.
Tablo 11:Parçalara Bölünerek Doğrudan Temin Yöntemi ile Yapılan Alımlar

Harcama Birimi İşin Niteliği Kısımlara
Bölme
Sayısı
Alım Yapılan Firma
Sayısı
Toplam Tutar (TL)
Sosyal İşler ve İlişkiler Daire Başkanlığı Tokyo olimpiyatları benzer nitelikteki hizmetler 10 parça 5 firma 1.138.546,00
Destek Hizmetleri Dairesi
Başkanlığı
PCR testi alımı 10 parça 1 firma 1.263.600,00
İstanbul İl Müdürlüğü Elektrik, hırdavat vb. malzeme alımı 21 parça 1 firma 1.456.621,00
İstanbul İl Müdürlüğü Tabela, Reklam vb. Alımı 26 parça 3 firma 1.739.132,00
Ankara İl Müdürlüğü Hırdavat malzemesi alımı 10 parça 1 firma 1.111.300,00
İzmir İl Müdürlüğü Tabela ve görsel malzeme alımı 10 parça 2 firma 1.041.523,00

Bu tabloda yer alan bilgilere esas teşkil eden veriler, ilgili Merkez birimleri ile Gençlik ve Spor İl Müdürlüklerinden temin edilmiş olup denetim ekibi tarafından müstakil bir analize tabi tutularak yeniden derlenmiştir.

Kanun’da doğrudan temin usulüne cevaz veriliyor olması bu kapsamda yapılacak alımlarda ihale mevzuatının temel ilkelerine aykırı hareket edilebileceği anlamına gelmemektedir. Ancak yapılan uygulama mevzuatın saydamlık, rekabet, eşit muamele ve kaynakların verimli kullanılması ilkeleriyle çelişmektedir.
Kamu idaresi cevabında, organizasyonların yapılacağı tarihlerin kısa süre kala kesinleştiğini, pandemi nedeniyle mal ve hizmet alımlarında mamul ve iş gücü temininde zorluklar yaşandığını, çalışılacak firma sayısının kısıtlı olduğunu belirtmiştir. Ancak savunmada dile getirilen ve yukarıdaki tabloda yer alan organizasyonun yapılacağı tarihin resmi olarak yaklaşık 16 ay önce kesinleşmesi, doğrudan temin ile tedarik edilebilen mal ve hizmetlerin ihale yöntemiyle de tedarikinin mümkün olması, bulgu konusu alımlara ilişkin katılan firma olmadığı gerekçesiyle iptal edilmiş bir ihale bulunmaması göz önüne alındığında idare cevabında yer alan gerekçelerin kabulü mümkün değildir.
Bu itibarla, süreklilik arz eden ve/veya önceden öngörülebilen nitelikteki mal ve hizmet alımlarının ihtiyaç analizi ve bütçe planlaması yapılmak suretiyle ihale ile temin edilmesi gerekmektedir.