ÖZET: Kamu İhale Kurulu, ihale yetkilisine tanınan onaylama veya iptal etme yetkisinin, yalnızca mevzuata uygunluk denetimi değil, aynı zamanda ihale konusu işin özellikleri ve piyasa koşullarını dikkate alarak idare menfaatini koruma amacı taşıdığını vurgulamıştır. İhale yetkilisinin, ihaleye katılanlar arasında olası anlaşmalar veya piyasa şartlarına uygun olmayan teklifler gibi durumları göz önünde bulundurarak karar vermesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu bağlamda, ihale sürecinde yeterli rekabetin sağlanamaması durumunda, ihalenin ana amacının gerçekleşemeyeceği ve kamu yararının tehlikeye gireceği belirtilmiştir.

Kurul, ihale komisyonu kararlarının onaylanmaması durumunda, kamu yararına aykırılık bulunmadığı sürece, idarenin bu kararının yargısal denetiminde özel bir durum olacağını ifade etmiştir. Bu nedenle, ihalenin iptaline yönelik yapılan itirazların reddedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır. Bu durum, ihale yetkilisinin karar verme sürecinde dikkat etmesi gereken önemli bir husus olarak öne çıkmaktadır.

Karar no 2024/MK-30
Karar tarihi 20.03.2024
Toplantı No 2024/012
Gündem No 34
Gündem Konusu 2023/184059 İhale Kayıt Numaralı “2023-2024 Yıllara Sari Mezitli Belediyesi Sınırları İçerisinde Bulunan Belediyemiz Muhtelif Mahalle Ve Sokaklarda İmarlı Yollarda Sıcak Karışım Asfalt, Sathi Kaplama Ve Kaldırım Yapılması” İhalesi

Mezitli Belediye Başkanlığı tarafından yapılan 2023/184059 ihale kayıt numaralı “2023-2024 Yıllara Sari Mezitli Belediyesi Sınırları İçerisinde Bulunan Belediyemiz Muhtelif Mahalle ve Sokaklarda İmarlı Yollarda Sıcak Karışım Asfalt, Sathi Kaplama ve Kaldırım Yapılması” ihalesine ilişkin olarak Den-Ka Yapı Onar. İnş. Mad. Akar. Nak. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. itirazen şikâyet başvurusunda bulunmuş ve Kurulca alınan 04.05.2023 tarihli ve 2023/UY.II-704 sayılı karar ile “4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onbirinci fıkrasının (c) bendi gereğince itirazen şikayet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.

Davacı Den-Ka Yapı Onar. İnş. Mad. Akar. Nak. Turz. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 21.İdare Mahkemesinin 13.10.2023 tarihli ve E:2023/821, K:2023/1386 sayılı kararının uygulanmasını teminen Kurulca alınan 29.11.2023 tarihli ve 2023/MK-231 sayılı karar ile “…1- Kamu İhale Kurulunun 04.05.2023 tarihli ve 2023/UY.II-704 sayılı kararının iptaline,

2- Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, ihalenin iptali kararının iptaline,

3- Başvuru bedelinin Kurul kararının başvuru sahibine bildirimini izleyen otuz gün içinde başvuru sahibinin Kamu İhale Kurumu’na yazılı talebi halinde iadesine” karar verilmiştir.

Anılan Mahkeme kararına karşı Kurum tarafından temyiz yoluna başvurulması üzerine Danıştay Onüçüncü Dairesinin 26.12.2023 tarihli ve E:2023/3421, K:2023/6287 sayılı kararında “…Aktarılan mevzuata göre, bütün tekliflerin reddedilerek ihalenin iptal edilmesi konusunda ihale komisyonunun takdir yetkisi bulunduğu gibi, ekonomik açıdan en avantajlı teklif sahibi belirlenerek ihalenin sonuçlandırılmasına ilişkin komisyon kararlarının onaylanıp onaylanmaması konusunda da ihale yetkilisinin takdir yetkisinin bulunduğu açık olup, bu yetki kullanılırken hukuken geçerli seçenekler arasından tercihte bulunulması ve işlemin yapılıp yapılmaması noktasında makul ve meşru sebepler dikkate alınarak karar verilmesi gerekmektedir. İhale işlemleri bakımından takdir yetkisinin yargısal denetiminde, temel ihale ilkelerinin gözetileceği, yeterli rekabetin sağlanamaması hâlinde ise ihalenin ana amacının gerçekleşemeyeceği ve dolayısıyla ihaleden beklenen faydanın sağlanamayacağı açıktır.

Öte yandan, ihale yetkilisine ihaleyi onaylama ya da onaylamayarak iptal etme konusunda tanınan yetki, ihale işlemlerinin sırf mevzuata uygunluğunu denetlemeye yönelik olmayıp, aynı zamanda ihale konusu işin özelliklerini, benzer işlere ilişkin diğer ihalelerin sonuçlarını ve ihalede oluşan fiyatın piyasa şartlarına uygun olup olmadığını en iyi bilebilecek durumda bulunması nedeniyle ihale yetkilisinin yerindelik denetimi yaparak idare menfaatini koruması amacıyla öngörülmüştür. Nitekim, ihaleye katılanlar arasında yapılan anlaşmalar veya bazı katılımcıların ihaleden çekilmeye zorlanmaları veya belli paylar karşılığında piyasa şartlarına uygun olmayan teklifler vermeye ikna edilmeleri yoluyla kamu kaynaklarının haksız biçimde özel kişi veya kuruluşlara aktarılması şeklinde gelişen olaylara ülkemizde sıkça rastlandığı bilinen bir husustur. İşte bütün bu gerçekler göz önünde tutularak, son kez genel bir değerlendirme yaparak idare menfaatini kollamak üzere ihale yetkilisine sözü edilen yetki tanınmıştır. Hem hukuka uygunluk ve hem de yerindelik denetimi yapan ihale yetkilisi tarafından bu konuda alınan idarî kararın yargısal denetiminin de özellik arz edeceği açıktır.

Başka bir anlatımla, 4734 sayılı Kanun’un 40. maddesi ile ihale yetkilisine ihale komisyonu kararlarını onaylama zorunluluğu getirilmemesi nedeniyle anılan madde ile ihale yetkilisine tanınan yetkinin onaylamama yönünde kullanılması hâlinde bu yetkinin kamu yararına kullanıldığının ispatı bakımından, ihale yetkilisince hukuken kesin delil niteliği taşıyan belgelere dayanılması gibi bir zorunluluk bulunmamaktadır.

Bu nedenle, ihale komisyonu kararını onaylamama veya ihale iptali işleminin idari davaya konu edilmesi hâlinde, gerek davalı idarenin mahkemeye yapacağı açıklamalar ve sunduğu belgeler ve gerekse mahkemece re’sen yapılacak araştırma sonucunda elde edilen bulgular işlemde kamu yararına aykırılık bulunmadığını ortaya koyar nitelikte ise idarece somut belge sunulmadığından bahisle ihaleyi onaylamama veya ihale iptali işleminin yargı yerince iptal edilmemesi gerekir. Bu itibarla, davaya konu ihalede sınır değerin üzerinde kalan en düşük teklifin 63.957.500,00-TL olduğu, fiyat dışı unsurlarla beraber belirlenen en avantajlı teklifin ise 75.333.000,00-TL olduğu, ihaleyi gerçekleştiren idarece bu iki teklif arasındaki 11.375.500,00-TL’lik farkın yüksek olduğu ve 4734 sayılı Kanun’un 5. maddesinde vurgulandığı üzere ihtiyaçların uygun şartlarla karşılanması ve kaynakların verimli kullanılması ilkelerinin sağlanamayacağı gerekçesiyle ihalenin iptaline karar verildiği, dolayısıyla idarece takdir yetkisinin kamu yararı ve hizmet gereklerine aykırı kullanıldığına yönelik somut bir tespitin bulunmadığı anlaşıldığından, ihalenin iptaline yönelik yapılan itirazen şikâyet başvurusunun reddine ilişkin dava konusu Kurul kararında hukuka aykırılık, dava konusu işlemin iptali yolundaki İdare Mahkemesi kararında ise hukukî isabet bulunmamaktadır.” gerekçesiyle Mahkeme kararının bozulmasına, davanın reddine karar verilmiştir.

Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında, mahkemelerin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.

Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.

Açıklanan nedenlerle, 4734 sayılı Kanun’un 65’inci maddesi uyarınca bu kararın tebliğ edildiği veya tebliğ edilmiş sayıldığı tarihi izleyen 30 gün içerisinde Ankara İdare Mahkemelerinde dava yolu açık olmak üzere,

1) Kamu İhale Kurulunun 29.11.2023 tarihli ve 2023/MK-231 sayılı kararının iptaline,

2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, 04.05.2023 tarihli ve 2023/UY.II-704 sayılı Kurul kararının hukuki geçerliliğini koruduğuna,

3- 29.11.2023 tarihli ve 2023/MK-231 sayılı Kurul kararı ile iadesi yapılmış başvuru bedelinin geri alınmasına,


Oybirliği ile karar verildi.