|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikayet başvurusunun süre yönünden reddedilmesine ilişkin kararı değerlendirirken, ihalenin iptaline dair işlemin farkına varıldığı tarihin yanlış belirlendiğini tespit etmiştir. Davacı şirket, iptal tarihinden sonra 5 gün içinde başvuruda bulunması gerektiğini belirtmiş, ancak başvurusunu 6 Aralık 2013 tarihinde yapmıştır. Kurul, davacının belirttiği 29 Kasım tarihinin sehven yazıldığını ve gerçek farkına varma tarihinin 3 Aralık 2013 olduğunu belirlemiştir.
Bu durum, Anayasa’nın 40. maddesi gereği idarenin, işlemlerinde hangi kanun yollarına başvurulacağını ve sürelerini belirtme yükümlülüğünü ihlal ettiğini ortaya koymaktadır. Dolayısıyla, başvuru süresinin geçirilmiş olması gerekçesiyle yapılan itirazen şikayet başvurusunun reddine ilişkin kararın hukuka aykırı olduğuna hükmedilmiştir. Bu karar, ihale sürecinin adil ve hukuka uygun bir şekilde yürütülmesi açısından önemli bir tespit niteliği taşımaktadır. |
| Karar no | 2014/MK-252 |
|---|---|
| Karar tarihi | 14.05.2014 |
| Toplantı No | 2014/033 |
| Gündem No | 70 |
| Gündem Konusu | Kamu İhale Kurulu’nun 18.12.2013 tarihli ve 2013/UY.IV-4843 sayılı kararının iptali istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 11/04/2014 tarihli ve E:2014/249 sayılı “yürütmenin durdurulmasına” kararına ilişkin Kurul kararı alınması. |
Devlet Su İşleri Genel Müdürlüğü 17. Bölge Müdürlüğü tarafından 26.07.2013 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan “2013 Yılı 17. Bölge Tesisleri Onarımı (Yapım) İşi” ihalesine ilişkin olarak Karsoy Nak. Temz. Ürn. Taah. İth. İhrc. San. Tic. Ltd. Şti.nin 06.12.2013 tarih ve 38135 sayı ile Kurum kayıtlarına alınan itirazen şikâyet başvurusu üzerine, Kamu İhale Kurulu’nun 18.12.2013 tarih ve 2013/UY.IV-4843 sayılı kararında “…Şikâyet veya itirazen şikâyet üzerine alınan iptal kararlarına karşı süresi içinde doğrudan Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunulması gerekmekte olup, başvuru sahibinin şikâyete konu işlemin farkına varıldığı tarihten (29.11.2013) itibaren 5 (beş) gün içerisinde olmak üzere en geç 04.12.2013 tarihinde Kuruma itirazen şikâyet başvurusunda bulunması gerekirken bu süre geçtikten sonra 06.12.2013 tarihinde itirazen şikâyet başvurusunda bulunduğu anlaşılmıştır.
Bu itibarla, 4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddi gerekmektedir.” gerekçesiyle “Başvurunun reddine” karar verilmiştir.
Davacı Karsoy Nak. Temz. Ürn. Taah. İth. İhrc. San. Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan kararın iptali istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesi’nin 11/04/2014 tarihli ve E:2014/249 sayılı kararında “…Anayasa’nın 11. maddesinde, Anayasa hükümlerin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu belirtilmiş, 40. maddesinin 2. fıkrasında “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmü yer almıştır.
İdari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı hangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Anılan Anayasa hükmü ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
Dava dosyasının incelenmesinden; ihalenin iptaline ilişkin işlemin tesis edildiği 27.11.2013 tarihinden önce, davacı şirket tarafından şikâyet başvurusunda bulunulduğu, bu başvurunun reddi üzerine yapılan itirazen şikayet başvurusu sonucunda 13.11.2013 gün ve 2013/UY.I-4270 sayılı Kurul kararının alındığı, daha sonra ilgili idarece ihaleye şikayet başvurusu yapıldığı ve süreç uzadığından işin yürütülmesinin aksayacağı nedeniyle ihalenin 27.11.2013 tarihinde iptal edildiği, davacı şirketin ihalenin iptaline ilişkin işlemin farkına varıldığı tarih olarak 29.11.2013 tarihi gösterilerek 06.12.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile davalı idareye yapılan itirazen şikayet başvurusunun “davacının, ihalenin idarece iptaline ilişkin işlemin farkına varıldığı tarihten (29.11.2013) itibaren 5 gün içerisinde olmak üzere en geç 04.12.2013 tarihinde Kuruma itirazen şikayet başvurusunda bulunulması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 06.12.2013 tarihinde itirazen şikayet başvurusunda bulunduğu, dolayısıyla kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması” gerekçesiyle süre yönünden reddedildiği anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu ihalenin 27.11.2013 tarihinde iptal edilmesi üzerine davacı şirketin ihalenin iptaline ilişkin işlemin farkına varıldığı tarih olarak 29.11.2013 tarihi gösterilerek 06.12.2013 tarihinde Kurum kayıtlarına alınan dilekçe ile davalı idareye itirazen şikayet başvurusunda bulunulduğu anlaşılmakta ise de, ihalenin iptaline ilişkin işlemin öğrenildiği/tebliğ edildiği tarihin PTT kayıtları ile dava dilekçesi eki bilgi ve belgelerden 03.12.2013 tarihi olduğunun anlaşıldığı, dolayısıyla davacının Kuruma yaptığı başvurusunda belirttiği 29.11.2013 tarihin sehven yazıldığı sonucuna varıldığı, öte yandan ihalenin iptaline ilişkin işlemin davacı şirkete bildirilmesinde hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtilip belirtilmediğinin davalı idarece araştırılması gerektiği, aksi durumun Anayasa’nın 40. maddesindeki amir düzenlemeye aykırı olacağı anlatıldığından kuruma başvuru suresinin geçirilmiş olması gerekçesiyle davacının itirazen şikayet başvurusunun sure yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.
Öte yandan, dava konusu işlemin ihale işine ilişkin olması nedeni ile telafisi imkansız zararlara sebep olabileceği de tartışmasızdır.
Açıklanan nedenlerle; hukuka aykırılığı açık olan dava konusu işlemin; uygulanması halinde telafisi güç zararlar doğabileceğinden 2577 sayılı Kanunun 27.maddesi uyarınca teminat alınmaksızın yürütülmesinin durdurulmasına…” karar verilmiştir.
Anayasa’nın 138’inci maddesinin dördüncü fıkrasında, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
Öte yandan, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
1) Kamu İhale Kurulunun 18/12/2013 tarihli ve 2013/UY.IV-4843 sayılı kararının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, esasın incelenmesine geçilmesine,
Oybirliği ile karar verildi.
|
Mahmut GÜRSES Başkan |
||
|
Kazım ÖZKAN II. Başkan |
Ali Kemal AKKOÇ Kurul Üyesi |
Erkan DEMİRTAŞ Kurul Üyesi |
|
Ahmet ÖZBAKIR Kurul Üyesi |
Mehmet Zeki ADLI Kurul Üyesi |
Hasan KOCAGÖZ Kurul Üyesi |
|
Hamdi GÜLEÇ Kurul Üyesi |
Mehmet AKSOY Kurul Üyesi |
|