|
ÖZET: Kamu İhale Kurulu, başvuru sahibinin itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin kararın hukuka uygun olmadığını tespit etmiştir. Mahkeme, ihalenin iptaline dair işlemin davacı şirkete bildirilip bildirilmediğini ve hangi kanun yollarına başvurulacağının belirtilip belirtilmediğini incelemiştir. Davalı idare, ihalenin iptaline ilişkin kararın 04.04.2012 tarihinde EKAP üzerinden öğrenildiğini belirtmiş, ancak bu işlemin davacı şirkete resmi olarak bildirilmediği anlaşılmıştır.
Bu durum, Anayasa’nın 40. maddesi gereğince, başvuru yolları ve sürelerinin belirtilmemesi nedeniyle hukuka aykırılık teşkil etmektedir. Dolayısıyla, başvurunun süresinde yapılmadığı gerekçesiyle reddedilmesi hukuka uygun bulunmamıştır. Kurul, bu sebeplerle itirazen şikâyet başvurusunun reddine dair kararını iptal etmiş ve başvurunun esasının incelenmesi gerektiğine karar vermiştir. Bu durum, kamu ihale süreçlerinde şikâyet başvurusunun usulüne uygun yapılması için gerekli hukuki çerçevenin sağlanması açısından önem arz etmektedir. |
| Karar no | 2014/MK-171 |
|---|---|
| Karar tarihi | 09.04.2014 |
| Toplantı No | 2014/025 |
| Gündem No | 118 |
| Gündem Konusu | 30.04.2012 tarihli ve 2012/UY.III-1877 sayılı Kurul kararının iptali istemiyle açılan davada Ankara 15. İdare Mahkemesince verilen 19.12.2013 tarih ve E:2013/1314, K:2013/1776 sayılı karara ilişkin işlem tesis edilmesi. |
Tunceli Üniversitesi Rektörlüğü Yapı İşleri ve Teknik Daire Başkanlığınca 30.12.2011 tarihinde açık ihale usulü ile yapılan 2011/196320 İKN’li “Tunceli Üniversitesi Aktuluk Yerleşkesi İnşaat Altyapısı Yapım İşi” ihalesine ilişkin olarak;
Biroğlu İnş. Harf. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. & Mehmet Güneş İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. Ortak Girişimi tarafından yapılan itirazen şikâyet başvurusuna ilişkin olarak alınan 30.04.2012 tarihli ve 2012/UY.III-1877 sayılı Kamu İhale Kurulu kararında “4734 sayılı Kanunun 54 üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince başvurunun süre yönünden reddine” karar verilmiştir.
Davacı Biroğlu İnş. Harf. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından anılan Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle açılan davada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 14.06.2012 gün ve E:2012/824 sayılı kararında, “…davalı idarece davacının itirazen şikâyet başvurusunun esası hakkında bir karar verilmesi gerekmekte iken “Kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması” nedeniyle reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında “hukuka uyarlık” görülmemiştir.” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, söz konusu kararın icaplarına göre işlem tesis edilmesini teminen 27.08.2012 tarihli ve 2012/MK-284 sayılı Kurul kararı ile,
“1) Kamu İhale Kurulunun 30/04/2012 tarihli ve 2012/UY.III-1877 sayılı Kararının iptaline,
2) Anılan Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda esasın incelenmesine geçilmesine” karar verilmiştir.
Kurulun anılan kararı üzerine başvurunun esasının incelenmesine geçilmiş, bu inceleme neticesinde alınan 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararında, “İhalenin iptal edilmesine yönelik idarenin işleminde mevzuata aykırılık bulunmadığı sonucuna varılmıştır.” denilerek itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmiştir.
Bu arada, Kamu İhale Kurumunca Ankara 15. İdare Mahkemesinin 14.06.2012 gün ve E:2012/824 sayılı söz konusu kararının kaldırılarak yürütmenin durdurulması isteminin reddine karar verilmesi talebi ile Ankara Bölge İdaresi Mahkemesi nezdinde itirazda bulunulmuş, bunun üzerine Ankara Bölge İdare Mahkemesince verilen 14.08.2012 gün ve Y.D. İtiraz No:2012/3879 sayılı kararda “… Kamu İhale Kurumunun 20.04.2012 tarih ve 1509 sayılı yazısına istinaden Tunceli Üniversitesi Rektörlüğünce gönderilen bilgi ve belgelerden anılan ihaleye ilişkin söz konusu ihalenin iptalinden sonra yapılan 04.04.2012 tarihli itiraz (şikâyet) başvurusunda bulunulduğu görüldüğünden davacının yapmış olduğu itirazen şikâyet başvurusunun görev yönünden reddi gerekirken süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.” şeklinde gerekçe belirtilerek, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 14.06.2012 gün ve E:2012/824 sayılı yürütmenin durdurulması kararına yapılan itirazın reddine karar verilmiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin 14.08.2012 gün ve Y.D. İtiraz No:2012/3879 sayılı kararı, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 14.06.2012 gün ve E:2012/824 sayılı “dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulması” kararındakinden farklı bir gerekçe içerdiği ve başvurunun süre yönünden değil görev yönünden reddi gerektiğinin karar altına alındığı değerlendirmesi ile Kurulca alınan 10.10.2012 tarihli ve 2012/MK-321 sayılı kararda, bu defa,
“1) Kamu İhale Kurulunun 27.08.2012 tarih ve 2012/MK-284 sayılı kararının iptaline,
2) Kamu İhale Kurulunun 19.09.2012 tarih ve 2012/UY.III-3709 sayılı kararının iptaline,
3) Ankara Bölge İdare Mahkemesinin anılan kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, başvurunun görev yönünden reddine”yönünde karar verilmiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin anılan kararı sonrasında Ankara 15. İdare Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve E:2012/824 ve K:2012/1832 sayılı kararı ile de “… ihalenin iptaline ilişkin karara karşı Kuruma başvuruda bulunulmasında Kurumun başvuruyu inceleme görev ve yetkisinin bulunmadığı sonucuna varıldığından, davacının yapmış olduğu itirazen şikâyet başvurusunun davalı idarece görev yönünden reddi gerekirken “kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması” nedeniyle süre yönünden reddine ilişkin Kamu İhale Kurulu kararında hukuka uyarlık görülmemiştir…” şeklinde gerekçe belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir.
Ankara 15. İdare Mahkemesinin anılan kararı, daha önce Ankara Bölge İdare Mahkemesinin almış olduğu 14.08.2012 gün ve Y.D. İtiraz No:2012/3879 sayılı kararla aynı doğrultuda olduğundan ve bu kararın gereği 10.10.2012 tarihli ve 2012/MK-321 sayılı Kurul kararı ile yerine getirilmiş olduğundan ayrıca yeni bir karar alınmamıştır.
Diğer taraftan, Davacı Biroğlu İnş. Harf. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. tarafından, 10.10.2012 tarih ve 2012/MK-321 sayılı Kurul kararı ile iptal edilen 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Ankara 7. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmış, Mahkemenin 14.11.2012 tarih ve E:2012/1613 sayılı kararı ile;“…davalı idarece ileri sürülen nedenlerin hukuki dayanağının bulunmaması ve söz konusu ihalede yasal bir zorunluluk olan kamu ihalelerinde kamu kaynaklarının etkin ve verimli kullanılması ile rekabet ortamının ve objektifliğin oluşmasının sağlanması ilkelerinin ihlal edildiğine ilişkin somut bir başka bilgi ve belgenin bulunmaması karşısında, dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata uyarlık görülmemiştir.” gerekçesiyle dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Ankara Bölge İdare Mahkemesinin kararına istinaden Kurulca alınan 10.10.2012 tarihli ve 2012/MK-321 sayılı karar neticesinde 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının iptaline karar verildiğinden aynı karara ilişkin olarak yeni bir iptal kararı alınmasına gerek görülmemiş, ancak 10.10.2012 tarihli ve 2012/MK-321 sayılı Kurul kararı ile başvurunun görev yönünden reddine karar verilmiş olmakla birlikte Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarihli ve E:2012/1613 sayılı kararının icaplarına işlem tesis edilmesi gerektiğinden hareketle 03.01.2013 tarihli ve 2013/MK-1 sayılı Kurul kararı ile “Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda ihalenin iptali kararının iptaline” karar verilmiştir.
Bilahare Ankara 7. İdare Mahkemesinin davayı esastan sonuçlandırdığı 31.01.2013 tarih ve E:2012/1613, K:2013/166 sayılı kararıyla da 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının iptaline karar verilmiştir. Ankara 7. İdare Mahkemesinin söz konusu kararı doğrultusunda Kurulca alınacak kararın 2013/MK-1 sayılı Kurul kararıyla aynı doğrultuda olması nedeniyle, anılan Mahkeme kararı üzerine yeni bir Kurul kararı alınmamıştır.
Diğer taraftan, ihalenin iptali kararının iptaline yönelik 2013/MK-1 sayılı Kurul kararının iptali ve yürütmenin durdurulması istemiyle Tunceli Üniversitesi Rektörlüğü tarafından Ankara 6. İdare Mahkemesi nezdinde dava açılmış, Mahkemenin 09.05.2013 tarih ve E:2013/246 sayılı kararı ile “Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarih E:2012/1613 sayılı kararı ile yürütmesinin durdurulmasına karar verilen ve bilahare 31.01.2013 tarihli E:2012/1613, K:2013/166 sayılı karar ile iptal edilen 19.09.2012 tarih ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının söz konusu yürütmenin durdurulması ve iptal kararından önce 10.10.2012 tarih ve 2012/MK-321 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiği, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve E:2012/824 ve K:2012/1832 sayılı kararı ile ihalenin iptaline ilişkin karara karşı Kuruma başvuruda bulunulmasında Kurumun başvuruyu inceleme görev ve yetkisinin bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu işlemin iptaline karar verilmesi üzerine 10.10.2012 tarih ve 2012/MK-321 sayılı Kurul kararı ile de başvurunun görev yönünden reddine karar verildiği hususları bir arada değerlendirildiğinde, davalı Kurumun, idarenin, “ihalenin iptali kararını” inceleme görev ve yetkisinin bulunmadığı sabit olduğundan, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarihli E:2012/1613 sayılı kararı üzerine herhangi bir işlem tesis etmesi gerekmediğinden, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarihli ve E:2012/1613 sayılı kararının icaplarına göre Kurulca işlem tesis edilmesi gerektiğinden bahisle Mahkeme kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda ihalenin iptali kararının iptaline ilişkin dava konusu işlemde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.” gerekçelerine yer verilerek dava konusu işlemin yürütmesinin durdurulmasına karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Ankara 6. İdare Mahkemesinin 09.05.2013 tarih ve E:2013/246 sayılı söz konusu kararının icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesini teminen alınan 03.07.2013 tarihli ve 2013/MK-201 sayılı karar ile,
“1) Kamu İhale Kurulunun 03.01.2013 tarih ve 2013/MK-1 sayılı kararının iptaline,
2) Biroğlu İnş. Harf. Nak. Tur. İth. İhr. San. ve Tic. Ltd. Şti. & Mehmet Güneş İnş. Tic. ve San. Ltd. Şti. Ortak Girişiminin 19.04.2012 tarihli başvurusunun görev yönünden reddine,”karar verilmiştir.
Bilahare Ankara 6. İdare Mahkemesinin davayı esastan sonuçlandırdığı 11.12.2013 tarih ve E:2013/246, K:2013/1966 sayılı kararı da, 09.05.2013 tarih ve E:2013/246 sayılı kararı ile aynı doğrultudadır. Ankara 6. İdare Mahkemesinin söz konusu kararı doğrultusunda Kurulca alınacak kararın 2013/MK-201 sayılı Kurul kararıyla aynı doğrultuda olması nedeniyle, anılan Mahkeme kararı üzerine yeni bir Kurul kararı alınmamıştır.
Diğer taraftan, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 31.01.2013 tarihli ve E:2012/1613, K:2013/166 sayılı kararına karşı Kurumca yapılan temyiz başvurusu üzerine Danıştay 13. Dairesince alınan kararla, “Uyuşmazlığın niteliğine ve temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenlere göre, İdare Mahkemesi kararının yürütülmesinin durdurulmasına” karar verilmiştir.
Anılan Danıştay kararı üzerine Kurulca alınan 22.08.2013 tarihli ve 2013/MK-304 sayılı Kurul kararında, “Danıştay 13. Dairesinin 27.06.2013 tarih ve E:2013/1013 sayılı yürütmenin durdurulması kararının uygulanmasını sağlamak amacıyla, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarih ve E:2012/1613 sayılı yürütmenin durdurulması kararı üzerine alınan ihalenin iptali kararının iptaline yönelik 03.01.2013 tarih ve 2013/MK-1 sayılı Kurul kararın iptali gerekmekle birlikte, söz konusu Kurul kararı Ankara 6. İdare Mahkemesinin 09.05.2013 tarih ve E:2013/246 sayılı kararı üzerine 03.07.2013 tarih ve 2013/MK-201 sayılı Kurul kararı ile iptal edildiğinden, Danıştay 13. Dairesinin bahse konu kararına yönelik olarak herhangi bir karar alınmasına gerek bulunmadığı anlaşılmıştır.” şeklinde gerekçe belirtilerek “karar verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.
Bu arada, Ankara 15. İdare Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve E:2012/824, K:2012/1832 sayılı kararına karşı Kurumca temyiz yoluna başvurulmuş, temyiz incelemesi üzerine Danıştay 13. Dairesince alınan 29.05.2013 tarih ve E:2013/13, K:1604 sayılı kararda, özetle; “Dava dosyasının incelenmesinden; ihalenin iptaline ilişkin işlemin tesis edildiği 29.03.2012 tarihinden önce, davacı şirket ve iki istekli tarafından şikâyet başvurusunda bulunulduğu, bu başvuruların reddedildiği, ilgili idarece ihale üzerinde kalan isteklinin ihale tarihi itibariyle yasaklı olması ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif fiyatının birinci sıradaki teklife göre yüksek olması nedeniyle ihalenin iptal edildiği, davacı şirketin 05.04.2012 tarihinde yapmış olduğu şikâyet başvurusunun reddedildiği ve 16.04.2012 tarihinde davacı şirkete tebliğ etmesi üzerine 19.04.2012 tarihinde davalı idareye yapılan itirazen şikâyet başvurusunun “davacının, ihalenin idarece iptaline ilişkin işlemini 04.04.2012 tarihinde öğrendiği ve bu tarihten itibaren beş gün içinde doğrudan Kuruma başvurması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 19.04.2012 tarihinde Kuruma başvurduğu, dolayısıyla kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması” gerekçesiyle süre yönünden reddedildiği anlaşılmaktadır.
Bu durumda; gerek 4734 sayılı Kanun’da, idare tarafından ihalenin iptal edilmesinin daha önce yapılan şikâyet başvurusundaki gerekçelerden kaynaklanıp kaynaklanmadığı noktasında bir ayrım yapılmadan ihalenin iptaline ilişkin işlemlerden şikâyet ve itirazen şikâyet üzerine alınanların itirazen şikâyete konu edilebileceğinin belirtilmesi, gerekse İhalelere Yönelik Başvurular Hakkında Tebliğ hükmünde, ihalenin idare tarafından iptaline ilişkin karardan önce idareye herhangi bir sebeple şikâyet başvurusu yapılmış olmasının ihalenin iptaline ilişkin karar hakkında da itirazen şikâyet başvurusu yapılmasını gerektireceğine ilişkin kuralın yer alması karşısında, öncesinde idareye şikâyet yapıldığı açık olan uyuşmazlık konusu ihalenin iptaline ilişkin karar üzerine Kamu İhale Kurumu’na itirazen şikâyet başvurusu yapılması gerektiğinden, ihalenin iptaline ilişkin karara karşı yapılan başvuruyu Kurumun inceleme görev ve yetkisinin bulunmadığı, davacının yapmış olduğu itirazen şikâyet başvurusunun davalı idarece görev yönünden reddi gerektiği belirtilerek dava konusu işlemin iptaline karar verilmesinde hukuka uygunluk bulunmamaktadır.
Anayasanın 11. maddesinde, Anayasa hükümlerinin yasama, yürütme ve yargı organlarını, idare makamlarını ve diğer kuruluş ve kişileri bağlayan temel hukuk kuralları olduğu belirtilmiş, 40. maddesinin 2. fıkrasında “Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.” hükmü yer almıştır.
İdari işlemlere karşı başvuru yollarının ayrıntılı düzenlemelerde yer alması, başvuru süresinin kısa olması veya olağan başvuru yollarına istisna getirilebilmesi nedeniyle işlemlere karşı herhangi idari birime, hangi sürede başvurulacağının idarelerce işlemde belirtilmesi hukuk güvenliği ilkesinin gereğidir. Anılan Anayasa hükmü ile de bireylerin yargı ya da idari makamlar önünde haklarını arayabilmelerine kolaylık ve olanak sağlanması amaçlanmış; idareye işlemlerinde, ilgililerin kaç gün içinde, hangi mercilere başvurabileceklerini bildirme yükümlülüğü getirilmiştir.
İdare Mahkemesinde, davacının yapmış olduğu itirazen şikâyet başvurusunun süresinde olup olmadığının ve Kamu İhale Kurulu kararının bu yönü ile hukuka uygunluğunun denetlenmesinde, ihalenin iptaline ilişkin işlemin davacı şirkete bildirilmesinde hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtilip belirtilmediğinin incelenmesi, bildirim işleminde başvuru yolları ve sürelerinin gösterilmemiş olması halinde Anayasa’nın 40. maddesindeki düzenleme gözetilerek karar verileceği açıktır.” gerekçesiyle temyiz isteminin kabulü ile Ankara 15. İdare Mahkemesinin 15.10.2012 tarih ve E:2012/824, K:2012/1832 sayılı kararının bozularak yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine karar verilmiştir.
Bunun üzerine, Danıştay 13. Dairesince alınan 29.05.2013 tarih ve E:2013/13, K:1604 sayılı söz konusu kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesini teminen alınan 22.08.2013 tarihli ve 2013/MK-305 sayılı karar ile,
“1) 10.10.2012 tarih ve 2012/MK-321 sayılı Kurul Kararı ile 03.07.2013 tarih ve 2013/MK-201 sayılı Kurul Kararının “başvurunun görev yönünden reddine” ilişkin kısımlarının iptaline,
2) Danıştay 13. Dairesi’nin 29.05.2013 tarih ve E:2013/13, K:1604 sayılı Kararı uyarınca, Ankara 15. İdare Mahkemesince verilecek kararın beklenmesine,”karar verilmiştir.
Ankara 15. İdare Mahkemesince alınan 19.12.2013 tarih ve E:2013/1314, K:2013/1776 kararda, özetle; “Dava dosyasının incelenmesinden; ihalenin iptaline ilişkin işlemin tesis edildiği 29.03.2012 tarihinden önce, davacı şirket ve iki istekli tarafından şikâyet başvurusunda bulunulduğu, bu başvuruların reddedildiği, ilgili idarece ihale üzerinde kalan isteklinin ihale tarihi itibariyle yasaklı olması ve ekonomik açıdan en avantajlı ikinci teklif fiyatının birinci sıradaki teklife göre yüksek olması nedeniyle ihalenin iptal edildiği, davacı şirketin 05.04.2012 tarihinde yapmış olduğu şikâyet başvurusunun reddedildiği ve 16.04.2012 tarihinde davacı şirkete tebliğ edilmesi üzerine 19.04.2012 tarihinde davalı idareye yapılan itirazen şikâyet başvurusunun “davacının, ihalenin idarece iptaline ilişkin işlemini 04.04.2012 tarihinde öğrendiği ve bu tarihten itibaren beş gün içinde doğrudan kuruma başvurması gerekirken bu süre geçirildikten sonra 19.04.2012 tarihinde kuruma başvurduğu, dolayısıyla kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması” gerekçesiyle süre yönünden reddedildiği anlaşılmaktadır.
Mahkememizin 14.11.2013 günlü ara kararıyla; uyuşmazlık konusu ihalenin iptaline ilişkin işlemin davacı şirkete bildirilip bildirilmediği, bildirilmişse hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtiliğ belirtilmediğinin sorularak konuya ilişkin bilgi ve belgelerin istenilmesi üzerine davalı idarece cevaben gönderilen 13.12.2013 gün ve 51195 sayılı yazıda, “ihalenin iptaline ilişkin kararın EKAP üzerinden 04.04.2012 tarihinde öğrenildiği açıkça beyan edildiği için bu tarihin işlemin farkına varıldığı tarih olarak dikkate alındığı, ihalenin iptaline ilişkin işlemin davacı şirkete bildirildiğine ilişkin bir bilginin bulunmadığı”nın belirtildiği, dolayısıyla ihalenin iptaline ilişkin işlemin davacı şirkete bildirilmesinde hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağının ve sürelerinin belirtilmediğinin anlaşılması nedeniyle Anayasanın 40. maddesindeki amir düzenlemeye aykırı davranıldığı anlaşıldığından, Kuruma başvuru süresinin geçirilmiş olması gerekçesiyle davacının itirazen şikâyet başvurusunun süre yönünden reddine ilişkin dava konusu işlemde hukuka uyarlık bulunmamaktadır.”şeklinde gerekçe belirtilerek, dava konusu Kurul kararının iptaline karar verilmiştir.
Gelinen aşama itibariyle; başvurunun, Danıştay 13. Dairesinin 29.05.2013 tarih ve E:2013/13, K:1604 sayılı kararı uyarınca görev yönünden reddi; Ankara 15. İdare Mahkemesinin 19.12.2013 tarih ve E:2013/1314, K:2013/1776 sayılı kararı uyarınca ise süre yönünde reddinin mümkün olmadığı, başvurunun esasının incelenmesi gerektiği sonucuna ulaşılmaktadır.
Bununla birlikte, başvurunun esası, 27.08.2012 tarihli ve 2012/MK-284 sayılı Kurul kararı gereğince zaten incelenmiş ve bu inceleme sonunda alınan 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararı ile “itirazen şikâyet başvurusunun reddine” karar verilmiştir.
Diğer taraftan, 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının Ankara 7. İdare Mahkemesinin 14.11.2012 tarihli ve E:2012/1613 sayılı kararı ile önce yürütmesi durdurulmuş, bilahare 31.01.2013 tarihli ve E:2012/1613, K:2013/166 sayılı kararı ile de söz konusu Kurul kararı iptal edilmiştir.
Bununla birlikte, Ankara 7. İdare Mahkemesinin 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararının iptaline yönelik kararının yürütmesi Danıştay 13. Dairesi tarafından durdurulmuştur.
Sonuç olarak; 19.09.2012 tarihli ve 2012/UY.III-3709 sayılı Kurul kararında belirtilen gerekçeler doğrultusunda, itirazen şikâyet başvurusunun reddine karar verilmesinin uygun olacağı anlaşılmıştır.
Anayasanın 138/4’üncü maddesinde, yasama ve yürütme organları ile idarenin, mahkeme kararlarına uymak zorunda olduğu, bu organlar ve idarenin, mahkeme kararlarını hiçbir suretle değiştiremeyeceği ve bunların yerine getirilmesini geciktiremeyeceği hükme bağlanmıştır.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28/1’inci maddesinde de; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararlarının icaplarına göre idarenin, gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmıştır.
Anılan kararın icaplarına göre Kamu İhale Kurulunca işlem tesis edilmesi gerekmektedir.
Açıklanan nedenlerle;
4734 sayılı Kanun’un 54’üncü maddesinin onuncu fıkrasının (c) bendi gereğince, itirazen şikâyet başvurusunun reddine,
Oybirliği ile karar verildi.
|
Mahmut GÜRSES BAŞKAN |
||
|
Kazım ÖZKAN II. Başkan |
Ali Kemal AKKOÇ Kurul Üyesi |
Ahmet ÖZBAKIR Kurul Üyesi |
|
Mehmet Zeki ADLI Kurul Üyesi |
Hasan KOCAGÖZ Kurul Üyesi |
Hamdi GÜLEÇ Kurul Üyesi |
|
Mehmet AKSOY Kurul Üyesi |
||