|
ÖZET: Belediyelerin iktisadi faaliyetleri dışında gerçekleştirdikleri hizmetler için ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/3-g maddesi, belediyelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyetlerinin KDV’ye tabi olduğunu belirtirken, bu faaliyetler dışında kalan hizmetlerin vergiye tabi olmadığını vurgulamaktadır. Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği de kamu kurumlarının kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerinin vergi kapsamına girmediğini ifade etmektedir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 153. maddesi, belediyelerin yalnızca ticari nitelikteki alımlar için ödedikleri KDV’yi indirim konusu yapabileceğini, diğer kamu hizmetleri için yapılan harcamaların ise gider veya varlık hesabına eklenmesi gerektiğini belirtmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, belediyelerin ticari olmayan tüm alımları için KDV’yi indirim konusu yaptıkları ve bu durumun 630 Giderler Hesabının yanıltıcı bir şekilde düşük görünmesine neden olduğu tespit edilmiştir. Bu hatalı uygulama, 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabında önemli bir borç bakiyesi oluşmasına yol açmıştır. 2024 yılı itibarıyla bu borç bakiyesi 6.583.224,44 TL’ye ulaşmıştır. Dolayısıyla, belediyelerin KDV uygulamalarında dikkatli olmaları ve mevzuata uygun hareket etmeleri büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İktisadi Faaliyet Konusu Olmayan Giderlere İlişkin Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında yürüttüğü hizmetler kapsamında yapmış olduğu giderlere ilişkin katma değer vergisinin giderleştirilmesi veya aktifleştirilmesi gerekirken indirim konusu yapıldığı görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun (1/3-g) maddesinde, belediyelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin verginin konusuna ilişkin “Kamu Kurum ve Kuruluşları, Dernek ve Vakıflar ile Mesleki Kuruluşların Vergilendirilmesi” başlıklı (I/B-2) bölümünde ise 3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan idarelerin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetlerinin vergiye tabi olmadığı belirtilmiştir. Anılan hüküm gereğince belediyelerin kuruluş amaçlarına uygun olan ve ticari niteliği bulunmayan faaliyetlerinin söz konusu verginin konusuna dâhil edilmemesi gerekmektedir.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin 153’üncü maddesinde, mahalli idarelerin bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmete ilişkin olarak ödemiş oldukları KDV’yi indirim konusu yapacakları, bunun dışında kurumun satışa konu olmayan kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen KDV’nin ise indirim konusu yapılmayacağı ve bu tutarların ilgili gider veya varlık hesabının maliyet bedeline ilave edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri gereğince; belediyelerin kuruluş amaçlarına uygun faaliyetlerinin verginin konusuna dâhil edilmemesi, ancak ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet niteliğindeki iş ve işlemlerinin verginin konusuna dâhil edilmesi gerekmektedir. Dolayısıyla Belediyenin satışa konu olmayan mal ve hizmet alımları ile yapım işleri için ödediği KDV’nin indirim konusu yapılmaması, indirim konusu yapılmayacak bu tutarların 630 Giderler Hesabına ya da ilgili varlık hesabının maliyetine eklenerek kaydedilmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, 2024 yılı ve öncesinde gerçekleştirilen ve ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet niteliğinde olmayan tüm alımların katma değer vergisinin Belediye tarafından indirim konusu yapılarak 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedildiği tespit edilmiştir.
Söz konusu durum bir taraftan Faaliyet Sonuçları Tablosunda 630 Giderler Hesabının olması gerekenden daha düşük görünmesine, diğer taraftan söz konusu KDV aktifleştirilecek bir unsura ilişkin ise ilgili varlık hesabının bilançoda eksik görünmesine sebebiyet vermiştir. Önceki yıllardan süregelen bu hatalı uygulama sonucunda 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının borç bakiyesi de dönem sonu itibarıyla 6.583.224,44 TL tutarına ulaşmıştır.