|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, büyükşehir olmayan il kapsamındaki bir ilçe belediyesinin iktisadi faaliyetleri dışında gerçekleştirdiği hizmetler için yaptığı giderlere ilişkin katma değer vergisinin (KDV) indirim konusu yapılması gerektiğini ortaya koymuştur. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediyelerin yalnızca ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki işlemleri için KDV indirim hakkına sahip olduğunu belirtmektedir. Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği de, kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanılan mal ve hizmetler için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılamayacağını vurgulamaktadır.
Denetim sonucunda, belediyenin 2024 yılı ve öncesinde ticari olmayan alımlara ilişkin KDV’yi indirim konusu yaparak 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydettiği tespit edilmiştir. Bu durum, Faaliyet Sonuçları Tablosunda giderlerin düşük görünmesine ve bilançoda ilgili varlık hesaplarının eksik olmasına yol açmıştır. Ayrıca, devreden KDV hesabının borç bakiyesi önemli bir tutara ulaşmış, bu da belediyenin mali durumunu olumsuz etkilemiştir. Sonuç olarak, denetim bulguları doğrultusunda, belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında gerçekleştirdiği hizmetler için KDV indirimine gitmemesi gerektiği ifade edilmiştir. Bu hatalı uygulamanın sona erdirilmesi, belediyenin mali yönetimi açısından önem taşımaktadır. |
BULGU: İktisadi Faaliyet Konusu Olmayan Giderlere İlişkin Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapılması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında yürüttüğü hizmetler kapsamında yapmış olduğu giderlere ilişkin katma değer vergisinin giderleştirilmesi veya aktifleştirilmesi gerekirken indirim konusu yapıldığı görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1/1-3-g maddesinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.
Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin; 191 İndirilecek katma değer vergisi hesabına ilişkin olarak düzenlenen “Hesabın niteliği” başlıklı 153’üncü maddesinde bu hesabın, mal ve hizmetin satın alınması sırasında satıcılara ödenen veya borçlanılan ve kurum açısından indirim hakkı doğuran katma değer vergisinin izlenmesi için kullanılacağı, mahalli idarelerin, bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmetlere ilişkin olarak ödemiş oldukları katma değer vergisini indirim konusu yapacakları, bunun dışında kurumun satışa konu olmayan kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı ve bu tutarların ilgili gider hesabı veya varlık hesabına yapılacak muhasebe kaydında maliyet bedeline ilave edileceği belirtilmiştir.
Aynı Yönetmelik’in “Hesabın işleyişi” başlıklı 154’üncü maddesinde; “Kurumların katma değer vergisi tahsilatı yaptıkları faaliyetleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yapılan giderin, katma değer vergisi hariç tutarı 630 Giderler Hesabı’na veya aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaba borç, indirilecek katma değer vergisi tutarı bu hesaba borç, kesintiler 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar veya ilgili diğer hesaplara alacak, ödenecek tutar 103 Verilen Çekler ve Gönderme Emirleri Hesabı’na alacak; diğer taraftan katma değer vergisi dâhil tutar 830 Bütçe Giderleri Hesabı’na borç, 835 Gider Yansıtma Hesabı’na alacak kaydedilir.” düzenlemesine yer verilmiştir.
Yukarıda verilen mevzuat hükümlerinden anlaşılacağı üzere, belediyeler kuruluş amacına uygun teslim ve hizmetleri ile ilgili olan işlemler dolayısıyla yüklendikleri katma değer
vergisini indirim konusu yapamayacaklardır. Ancak iktisadi faaliyet çerçevesinde yürüttüğü hizmetlere ilişkin yaptığı harcamalar için yüklendikleri katma değer vergisini indirim konusu yapmaları gerekmektedir.
Yapılan incelemede, 2024 yılı ve öncesinde gerçekleştirilen ve ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet niteliğinde olmayan tüm alımların katma değer vergisinin Belediye tarafından indirim konusu yapılarak 191-İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedildiği tespit edilmiştir.
Söz konusu durum bir taraftan Faaliyet Sonuçları Tablosunda 630-Giderler Hesabının olması gerekenden daha düşük görünmesine, diğer taraftan söz konusu KDV aktifleştirilecek bir unsura ilişkin ise ilgili hesabın (150 İlk Madde ve Malzeme Hesabı, 254 Taşıtlar Hesabı, 255 Demirbaşlar Hesabı vs.) Bilançoda eksik görünmesine sebebiyet vermiştir. Önceki yıllardan süregelen bu hatalı uygulama sonucunda 190-Devreden Katma Değer Vergisi Hesabının borç bakiyesi de dönem sonu itibarıyla 4.221.826,32 TL tutarına ulaşmıştır.
Ayrıca bu uygulama ile KDV’nin indirim konusu yapılabileceği iktisadi faaliyet alanı oldukça dar olan Belediyede, ay sonlarında, hesaplanan katma değer vergisi tutarının, devreden katma değer vergisi ile indirilecek katma değer vergisi toplamından fazla olmasının imkânının kalmadığı ve böylece bazı ay sonlarında vergi dairesine ödenmesi gerekebilecek tahsil edilmiş KDV tutarlarının da Belediye kaynakları arasında yer aldığı görülmüştür.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; bulgu konusu hususa iştirak edilmiş ve Belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında yürüttüğü hizmetler için yapmış olduğu giderlere ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılmayacağı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, bulgu konusu edilen söz konusu hatalı uygulamaya son verilerek Belediyenin iktisadi faaliyetleri dışında yürüttüğü hizmetler kapsamında yapmış olduğu giderlere ilişkin katma değer vergisinin indirim konusu yapılmaması gerekmektedir.