ÖZET: İlgili denetim raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyelerinin iktisadi faaliyet konusu olmayan giderlere ilişkin Katma Değer Vergisi (KDV) indirim uygulamalarını incelemektedir. Kamu hizmeti üretimi amacıyla satın alınan mal ve hizmetler için ödenen KDV’nin indirim konusu yapıldığı tespit edilmiştir. 3065 sayılı KDV Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu idareleri ve benzeri kuruluşların ticari nitelikteki işlemleri dışında kalan hizmetlerin KDV’ye tabi olmadığını belirtmektedir.

KDV Genel Uygulama Tebliği ve Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, mahalli idarelerin yalnızca satışa konu olan mal ve hizmetlerin alımlarında ödenen KDV’yi indirim konusu yapabileceğini vurgulamaktadır. Bu çerçevede, kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanılan mal ve hizmetler için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmaması gerektiği ifade edilmektedir. Yapılan incelemelerde, belediyenin bu tür hizmetler için ödediği KDV’nin indirim konusu yapıldığı ve bu durumun mali tablolar üzerinde olumsuz etkiler yarattığı gözlemlenmiştir.

Sonuç olarak, belediyelerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki faaliyetler kapsamına girmeyen hizmetler için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmaması gerektiği, aksi takdirde hesaplarda yanlışlıklar ve maliyet artışları meydana geleceği anlaşılmaktadır. Bu durum, ilgili mevzuat hükümleri doğrultusunda dikkatle ele alınmalıdır.

BULGU: İktisadi Faaliyet Konusu Olmayan Giderlere İlişkin Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmetler için ödenen Katma Değer Vergisinin (KDV) indirim konusu yapıldığı görülmüştür.

3065 sayılı KDV Kanunu’nun 1’inci maddesinin birinci fıkrasının üçüncü bendinin (g) alt bendinde; genel bütçe kapsamındaki kamu idareleri ve özel bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınaî, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan KDV Genel Uygulama Tebliği’nin “Kamu Kurum ve Kuruluşları, Dernek ve Vakıflar ile Mesleki Kuruluşların Vergilendirilmesi” başlıklı B.2 bölümünde; “3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir.” hükmü yer almaktadır.

Ayrıca, 27.05.2016 tarihli ve 29724 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “191 İndirilecek KDV hesabı” başlıklı 153’üncü maddesinin ikinci fıkrasında; “Mahalli idareler, bir bedel karşılığı satmak üzere ürettikleri mal veya hizmetin üretim girdisi olarak satın aldıkları mal veya hizmetlere ilişkin olarak ödemiş oldukları KDV’yi indirim konusu yaparlar. Bunun dışında kurumun satışa konu olmayan kamu hizmeti üretiminde nihai tüketici olarak kullanmak veya tüketmek üzere satın alınmış mal veya hizmet için ödenen KDV indirim konusu yapılmaz ve bu tutarlar ilgili gider hesabı veya varlık hesabına yapılacak muhasebe kaydında maliyet bedeline ilave edilir.” denilmektedir.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde; İdarenin satın almış olduğu mal ve hizmetler kullanım amacına göre bir ayrıma tabi tutulmuştur. Söz konusu Yönetmelik’in “Hesabın işleyişi” başlıklı 154’üncü maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde belirtildiği üzere; kurumların KDV tahsilatı yaptığı faaliyetleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yaptığı giderlerin KDV hariç tutarı 630 Giderler Hesabına veya aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaplara borç, indirilecek KDV tutarı ise 191 İndirilecek KDV Hesabına borç kaydedilecektir. Diğer taraftan, kurumların KDV tahsilatı yaptıkları faaliyetleri dışında kalan iş ve işlemleri ile ilgili mal ve hizmet alımları nedeniyle yaptıkları giderleri ise KDV dâhil tutarı 630 Giderler Hesabına ya da aktifleştirilecek bir unsur ise ilgili hesaplara borç kaydedilecektir.

Yapılan incelemelerde, ticari, sınaî, zirai ve mesleki nitelikte olmayan kamu hizmetleri için belediyenin ödediği KDV’nin indirim konusu yapıldığı, cari yıl içerisinde 191 İndirilecek KDV Hesabına 1.806.759,77 TL tutarında kayıt gerçekleştiği tespit edilmiştir. Bu durum, mal ve hizmet alımlarında indirim konusu yapılmaması gereken KDV tutarlarının, hesaplanan KDV’den mahsup edilmesine ve 190 Devreden KDV Hesabı tutarlarının artmasına sebebiyet vermektedir. Kesin mizanda anılan hesabın borç bakiyesinin 7.787.036,85 TL olduğu görülmüştür.

Belediyenin ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri 3065 sayılı Kanun kapsamına girmediğinden bu nitelikte olmayan teslim ve hizmetler karşılığında ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmaması ve 191 İndirilecek KDV Hesabında izlenmemesi gerekmektedir.