ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, iktisadi faaliyet kapsamına girmeyen giderlere ilişkin ödenen Katma Değer Vergisi’nin (KDV) indirim konusu yapılmasının uygun olmadığını ortaya koymuştur. Ceza İnfaz Kurumları ve Tutukevleri İşyurtları Kurumu, özel bütçeli bir idare olarak, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu çerçevesinde belirli kamu hizmetlerini yürütmek üzere kurulmuştur. Bu bağlamda, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nda belirtilen düzenlemelere göre, kamu idarelerinin ticari, sınai ve mesleki faaliyetleri dışında kalan harcamalar için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılması mümkün değildir.

Yapılan incelemelerde, kamu idarelerinin asli hizmetleri için yapılan mal ve hizmet alımlarında ödenen KDV’nin 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedildiği ve bu durumun 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabı ile mahsup edilerek vergi hesaplamalarında hatalara yol açtığı tespit edilmiştir. Bu durum, ödenmesi gereken KDV’nin eksik hesaplanmasına neden olabilmektedir. İlgili idare, bu bulgulara katılmakta ve konunun tüm işyurdu müdürlüklerine bildirildiğini belirtmektedir.

Sonuç olarak, kamu idarelerinin ticari faaliyet kapsamına girmeyen harcamalar için ödenen KDV’nin indirim konusu yapılmaması gerektiği vurgulanmaktadır. Bu durum, vergi ziyaını önlemek adına büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İktisadi Faaliyet Konusu Olmayan Giderlere İlişkin Katma Değer Vergisinin İndirim Konusu Yapılması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare

Ticari faaliyet kapsamına girmeyen mal ve hizmet alımlarına ilişkin ödenen Katma Değer Vergisi (KDV) tutarlarının 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilerek indirim konusu yapıldığı görülmüştür.

Ceza İnfaz Kurumları ile Tutukevleri İşyurtları Kurumu, Adalet Bakanlığına bağlı özel bütçeli bir kurum olup 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Bütçe türleri ve kapsamı” başlıklı 12’nci maddesinde özel bütçe, bir bakanlığa bağlı veya ilgili olarak belirli bir kamu hizmetini yürütmek üzere kurulan, gelir tahsis edilen, bu gelirlerden harcama yapma yetkisi verilen, kuruluş ve çalışma esasları kanunla veya Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle düzenlenen kamu idaresi olarak tanımlanmıştır.

3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun 1’inci maddesinin üçüncü fıkrasının (g) bendinde, genel ve katma bütçeli idarelere, il özel idarelerine, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birliklere, üniversitelere, dernek ve vakıflara, her türlü mesleki kuruluşlara ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan veya işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşların veya bunlara ait veya tabi diğer müesseselerin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetlerinin KDV’ye tabi olduğu hüküm altına alınmıştır.

Aynı Kanun’un “Vergi indirimi” başlıklı 29’uncu maddesinde, KDV mükelleflerinin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden bu Kanun’da aksine hüküm olmadıkça faaliyetlerine ilişkin olarak kendilerine yapılan teslim ve hizmetler dolayısıyla hesaplanarak düzenlenen fatura ve benzeri vesikalarda gösterilen katma değer vergisini indirebileceği; “İndirilemeyecek katma değer vergisi” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde ise vergiye tabi olmayan veya vergiden istisna edilmiş bulunan malların teslimi ve hizmet ifası ile ilgili alış vesikalarında gösterilen veya bu mal ve hizmetlerin maliyetleri içinde yer alan katma değer vergisinin, vergiye tabi işlemler üzerinden hesaplanan katma değer vergisinden indirilemeyeceği ifade edilmiştir.

Bununla birlikte, 26.04.2014 tarihli ve 28983 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Katma Değer Vergisi Genel Uygulama Tebliği’nin “B-Verginin Konusu ile İlgili Çeşitli Hususlar” başlıklı bölümünün “2.Kamu Kurum ve Kuruluşları, Dernek ve Vakıflar ile Mesleki Kuruluşların Vergilendirilmesi” başlıklı alt bölümünde “3065 sayılı Kanunun (1/3-g) maddesinde sayılan; genel bütçeye dâhil idareler, özel bütçeli idareler, il özel idareleri, belediyeler ve köyler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, üniversiteler, dernek ve vakıflar ile her türlü mesleki kuruluşların ticari, sınai, zirai ve mesleki faaliyet kapsamına girmeyen, kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri vergiye tabi değildir.” hükmü yer almaktadır.

Merkezi Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabının niteliğini açıklayan 125’inci maddesinde, bu hesabın katma değer vergisi mükellefi kamu idarelerince katma değer vergisi mükellefiyetine konu mal ve hizmet satın alınması sırasında ilgililere ödenen katma değer vergisi için kullanılacağı; 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabının niteliğini açıklayan 303’üncü maddesinde ise bu hesabın katma değer vergisi mükellefi kamu idarelerince teslim edilen mal veya ifa edilen hizmetler üzerinden hesaplanan katma değer vergisi için kullanılacağı belirtilmiş olup ay sonlarında bu iki hesabın birbirine mahsup edilip verginin ödenmesi ya da devretmesine yönelik belirlemenin buna göre yapılacağı ifade edilmiştir. Hesaplanan KDV’nin, İndirilecek KDV’den büyük olması neticesinde kalan tutarın 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabına kaydedilip ödenecek vergi olarak muhasebeleştirileceği; tersi durumda ise 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedilip diğer dönemlere devredeceği düzenlenmiştir.

Buna göre, kamu idarelerinin ticari, sınai, zirai ve mesleki nitelikteki teslim ve hizmetleri kapsamında sayılmayan ve kuruluş amaçlarına uygun olarak gerçekleştirdiği teslim ve hizmetler 3065 sayılı Kanun kapsamına girmemektedir. Bu nedenle, kamu idarelerinin görevleri arasında sayılan ve ticari faaliyet kapsamına girmeyen, idarenin asli hizmetleri yerine getirmek amacıyla yapılan harcamaların indirim konusu yapılması mevzuata aykırılık teşkil etmektedir.

Yapılan incelemeler neticesinde, ticari faaliyet kapsamına girmeyen ve idarenin asli hizmetlerini yerine getirmek amacıyla yapılan büro malzemesi, temizlik malzemesi ve benzeri alımlardaki KDV tutarlarının 191 İndirilecek Katma Değer Vergisi Hesabına kaydedildiği; söz konusu tutarların 391 Hesaplanan Katma Değer Vergisi Hesabı ile mahsup edildiği; bu nedenle, 190 Devreden Katma Değer Vergisi Hesabı veya 360 Ödenecek Vergi ve Fonlar Hesabında hataya sebebiyet verilerek ödenmesi gereken KDV’nin oluşmaması ya da azalmasına neden olunduğu tespit edilmiştir.

İdarece bulgu konusuna iştirak edilmekte olup ilgili hususların tüm işyurdu müdürlüklerine bildirildiği belirtilmiştir.

Bu itibarla, vergi ziyaı oluşmaması açısından ticari faaliyet kapsamında olmayan harcamalara ilişkin ödenen Katma Değer Vergilerinin indirim konusu yapılmaması gerekmektedir.