|
ÖZET: İlama bağlı ödemelerin muhasebe kayıtlarının zamanında yapılmaması, 2024 yılı Sayıştay denetim raporlarında önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Bakanlık tarafından gerçekleştirilen ilama bağlı ödemelerde, borç tutarlarının ödeme aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına işlenmediği tespit edilmiştir. Bu durum, söz konusu borçların ilgili olduğu dönemde mali tablolara yansımamasına neden olmaktadır. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28. maddesi, idarenin mahkeme kararlarına gecikmeksizin işlem yapması gerektiğini belirtirken, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu da kamu gelir ve giderlerinin tahakkuk ettirildiği mali yıl hesaplarında gösterilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yapılan incelemelerde, ilama bağlı borçların takibinin elektronik sistem yerine manuel olarak gerçekleştirildiği ve bu borçların muhasebe kayıtlarına alınmadığı ortaya çıkmıştır. Bu durum, ertesi yıla sarkan ödemelere yol açmakta ve ilgili yılın Faaliyet Sonuçları Tablosu’na ilam giderlerinin yansıtılamamasına sebep olmaktadır. Bakanlık, bu bulgular ışığında gerekli çalışmalara başladığını ifade etmektedir. Sonuç olarak, ilama bağlı ödemelere ilişkin muhasebe kayıtlarının, ilgili döneme ait mali tablolara zamanında yansıtılması gerektiği değerlendirilmektedir. |
BULGU: İlama Bağlı Ödemelerin Muhasebe Kayıtlarının Zamanında Yapılmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri
Bakanlık tarafından yapılan ilama bağlı ödemelerde, borç tutarlarının ödeme aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına yansıtılmadığı, bu durumun da söz konusu borçların ilgili olduğu dönemde mali tablolara yansımamasına neden olduğu görülmüştür.
2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 28’inci maddesinin birinci fıkrasında; Danıştay, bölge idare mahkemeleri, idare ve vergi mahkemelerinin esasa ve yürütmenin durdurulmasına ilişkin kararları için idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmeye veya eylemde bulunmaya mecbur olduğu, bu sürenin hiçbir şekilde kararın idareye tebliğinden başlayarak otuz günü geçemeyeceği hüküm altına alınmış olup aynı maddenin ikinci fıkrasında da konusu belli bir miktar paranın ödenmesini gerektiren davalarda hükmedilen miktar ile her türlü davalarda hükmedilen vekalet ücreti ve yargılama giderlerinin, davacının veya vekilinin davalı idareye yazılı şekilde bildireceği banka hesap numarasına bu bildirim tarihinden itibaren, birinci fıkrada belirtilen usul ve esaslar çerçevesinde yatıracağı belirtilmiştir. Birinci fıkrada belirtilen süreler içinde ödeme yapılmaması halinde ise, genel hükümler dairesinde infaz ve icra olunacağı hüküm altına alınmıştır.
5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun “Kamu gelir ve giderlerinin yılı ve mahsup dönemi” başlıklı 51’inci maddesinde; “Kamu gelir ve giderleri tahakkuk ettirildikleri malî yılın hesaplarında gösterilir.” hükmü yer almaktadır.
Genel Yönetim Muhasebe Yönetmeliği’nin “Faaliyet sonuçları tablosu ilkeleri” başlıklı 6’ncı maddesinin birinci fıkrasının (a) bendinde yer alan “kamu idarelerinin faaliyetlerine ilişkin gelir ve gider işlemleri, tahakkuk esasına dayalı olarak gelir ve gider hesaplarında izlenir.” hükmü gereği ise gelir ve giderlerin ilgili olduğu dönemde mali tablolara yansıtılması gerekmektedir.
Yukarıda bahsedilen hükümler gereğince, idari davalarda mahkeme kararının idareye bildirilmiş olmasıyla idarenin gecikmeksizin işlem tesis etmesi gerekmektedir. Bu kapsamda, idare tarafından söz konusu ilamlara ilişkin borçların da an itibarıyla tahakkuk kayıtlarının yapılarak muhasebeleştirilmesi ve ilgili olduğu döneme ait mali tablolara yansıtılması sağlanmalıdır.
Yapılan incelemelerde; söz konusu ilama bağlı borçların takibinin elektronik ortamda yapılmadığı, birimler tarafından manuel yapıldığı; bu borç tutarlarının davacıya ödeme yapılması aşamasına kadar muhasebe kayıtlarına alınmadığı, bu durumun ertesi yıla sarkan ödemeler söz konusu olduğundan bahse konu ilam giderlerinin ilgili olduğu yılda Faaliyet Sonuçları Tablosuna yansıtılamamasına yol açtığı tespit edilmiştir.
Bakanlık, bulguda tespit edilen hususlarla ilgili olarak çalışmalara başlanıldığını ifade etmektedir.
Sonuç olarak, ilama bağlı ödemelere ilişkin muhasebe kayıtlarının ilamın ilgili olduğu döneme ait mali tablolara yansıtılması gerektiği değerlendirilmektedir.