ÖZET: İlan ve reklam alanlarında faaliyet gösteren bir firmanın, vergi sorumlusu olarak değil, mükellef gibi beyanda bulunduğu tespit edilmiştir. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi, belediye sınırları içindeki her türlü ilan ve reklamın vergiye tabi olduğunu belirtmektedir. Aynı kanunun 13. maddesi, bu vergilerin mükellefler tarafından ödenmesi gerektiğini ve ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak yürütenlerin, üçüncü şahıslar adına hesaplanan vergileri ilgili belediyeye yatırmakla yükümlü olduğunu düzenlemektedir.

Yapılan incelemeler, Büyükşehir Belediyesi kontrolündeki ilan ve reklam alanlarının işletme hakkının bir firmaya devredildiğini ve bu firmanın, diğer şirketlerin reklamlarını yayımlarken, tüm yıl için tek bir ilan gibi beyanda bulunduğunu ortaya koymuştur. Bu durum, belediye gelirlerinin azalmasına yol açmakta ve 2464 sayılı Kanun’un ilgili hükümlerine aykırılık teşkil etmektedir. İlgili firmaların, vergi mükellefi olarak değil, vergi sorumlusu olarak işlem yapmaları gerektiği vurgulanmaktadır.

Sonuç olarak, ilan ve reklam alanlarını işleten firmaların, her bir reklam faaliyetini ayrı ayrı beyan etmeleri ve vergi sorumlusu olarak hareket etmeleri gerekmektedir. Bu durum, hem belediyenin gelir kaybını önlemek hem de vergi kanunlarına uyum sağlamak açısından büyük önem taşımaktadır. Bu nedenle, konuya ilişkin düzenlemelerin yapılması elzemdir.

BULGU: İlan ve Reklam Alanlarında İşletme Hakkı Kullanan ve Vergi Sorumlusu Olarak Belediyeye Beyan Vermesi Gereken Firmanın Vergi Mükellefi Olarak Beyanda Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

Büyükşehir Belediyesi kontrolündeki ilan ve reklam alanlarında faaliyet gösteren ve bu işi mutat meslek olarak yapan şirketin, ilan ve reklam vergisi beyannamesini vergi sorumlusu olarak değil, mükellef gibi verdikleri tespit edilmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12’nci maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanlar içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın ilan ve reklam vergisine tabi olduğu hükme bağlanmıştır. Aynı Kanun’un 13’üncü maddesinin birinci fıkrasında, ilan ve reklam vergisinin mükellefinin ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek ya da tüzel kişiler olduğu; ikinci fıkrasında ise ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenlerin, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ilişkin vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmakla sorumlu oldukları düzenlenmiştir.

2464 sayılı Kanun’un 15’inci maddesinin birinci fıkrasında, ilan ve reklam vergisi tarifeleri düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasının (d) bendinde, vergi tarifesinin 1, 2 ve 4’üncü bentlerinde belirtilen ilan ve reklamların süresinin 6 aydan; 3’üncü bentte belirtilen ilan ve reklamların süresinin ise 1 haftadan az olması halinde verginin yarısının alınacağı; 6 ayı aşan süreler için 1 yıl, hafta kesirlerinin ise tam hafta sayılacağı hükme bağlanmıştır.

Aynı Kanun’un 16’ncı maddesinde; vergiye tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından; ilan ve reklam işinin bu işi mutat meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, tarh ve tahakkuk ettirileceği düzenlenmiştir.

5216 sayılı Kanun’un 7’nci maddesinin birinci fıkrasının (g) bendinde, büyükşehir belediyelerinin yetki alanında bulunan yol, meydan, bulvar, cadde ve ana yollar düzenlenmiştir. Aynı Kanun’un 23’üncü maddesinde ise bu alanlar ile bu alanlara cephesi bulunan binalar üzerindeki her türlü ilan ve reklam vergisi ile asma, tahsis ve bakım ücretlerinin büyükşehir belediyesinin gelirleri arasında olduğu hükme bağlanmıştır.

Yapılan incelemede, Büyükşehir Belediyesinin yetki ve kontrolü altındaki kent mobilyalarındaki ilan ve reklam alanlarının işletme hakkının bir firmaya ihale edildiği, yüklenici firmanın bu alanlarda diğer şirketlerin haftalık/aylık reklamlarını yayımladığı, ancak üçüncü kişilere ait ilan ve reklamlara ilişkin vergilerin mükellef, ilan süresi ve ilan alanı bazında ayrı ayrı hesaplanarak beyan edilmesi gerekirken, yüklenici firmanın tüm yıl tek bir ilan yapılmış gibi beyanda bulunduğu tespit edilmiştir.

2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’na göre ilan ve reklam işini mutat meslek olarak ifa edenler, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 8’inci maddesinde “verginin ödenmesi bakımından, alacaklı vergi dairesine karşı muhatap olan kişi” olarak tanımlanan vergi sorumlusudur. Vergi sorumlusu, aynı Kanun’un 8’inci maddesinde “vergi kanunlarına göre kendisine vergi borcu terettüb eden gerçek veya tüzel kişi” olarak tanımlanan mükelleften farklıdır.

Büyükşehir Belediyesi tarafından işletme hakkı devredilen alanlarda, ilan ve reklam veren üçüncü şahıslar adına hesaplanan vergiyi tahsil ederek izleyen ay belediyeye beyan etmekle yükümlü olan firmalar, vergi sorumlusu konumundadır. Ancak, bu firmaların vergi mükellefi gibi beyanda bulunmaları, belediye gelirlerinin azalmasına neden olmaktadır.

Kamu idaresi tarafından verilen cevapta özetle; kent mobilyalarındaki ilan ve reklamların büyük kısmının günlük, haftalık veya aylık gibi kısa süreli ve sürekli değişen görsellerden oluştuğu, bu ilanların reklam veren firmalar bazında ayrı ayrı takip ve tahsilinin hem zahmetli hem de gelir kaybına yol açabileceği gerekçesiyle, söz konusu ilan-reklam panolarını işleten firmanın doğrudan mükellef olarak beyanname vermesinin tercih edildiği ifade edilmiştir.

Ancak yapılan tespit, 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 13’üncü ve 16’ncı maddelerinde açıkça düzenlenen vergi sorumluluğu hükümleriyle ilgilidir. Mevzuata göre, ilan ve reklam alanlarını işleten firmalar, vergi mükellefi sıfatıyla değil; ilan ve reklamı yaptıran üçüncü kişiler adına vergi sorumlusu olarak işlem yapmakla yükümlüdür. Belediyeye verilecek beyanname de bu üçüncü kişiler baz alınarak verilmelidir. Söz konusu uygulamada idarenin kolaylık gerekçesiyle vergi sorumlusu ile mükellef kavramlarını karıştırması, hem şekli hem de maddi anlamda yanlışlıklara yol açmakta, beyanların eksik yapılmasına ve ilan-reklam vergisinin olması gerekenden daha düşük tahakkuk ettirilmesine neden olmaktadır.

Dolayısıyla belediye tarafından ilan ve reklam vergisine ilişkin sorumlulukların doğru tespit edilmesi, bu kapsamda işletici firmaların vergi sorumlusu olarak, her bir ilan ve reklam faaliyetini mükellef, süre ve tutar bazında ayrı ayrı beyan etmesi gerektiği hususunda gerekli düzenlemelerin yapılması elzemdir. Bu durum, yalnızca gelir kaybını önlemek açısından değil, aynı zamanda vergi kanunlarına uygunluk bakımından da önem taşımaktadır. Bu itibarla, bulgunun raporda yer alması gerektiği değerlendirilmektedir.

Sonuç olarak, ilan ve reklam alanlarını işletme hakkı devralan firmaların, vergi sorumlusu sıfatıyla hesapladıkları vergiyi aylık olarak belediyeye yatırmaları gerektiği konusunda oluşan tereddütlerin giderilmesi ve belediyenin ilan ve reklam vergisi kayıplarının önlenmesi gerekmektedir.