|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporları, büyükşehir olmayan ilçe belediyeleri içinde ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediğini ortaya koymaktadır. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediye sınırları ve mücavir alanlarda gerçekleştirilen her türlü ilan ve reklamın vergiye tabi olduğunu belirtmektedir. Ancak, mükelleflerin beyanname vermemesi durumunda, idare tarafından hangi işlemlerin yapılacağına dair bir düzenleme bulunmamaktadır.
Bu bağlamda, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’na atıfta bulunarak, verginin idarece tarh edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır. Verginin idarece tarhı, mükelleflerin zamanında başvuru yapmamaları veya yükümlülüklerini yerine getirmemeleri durumunda, belirli matrahlar üzerinden gerçekleştirilir. Bu süreçte, yoklama fişleri düzenlenerek, vergi tarhiyatı için gerekli belgeler oluşturulmalıdır. Yapılan incelemeler, belediye sınırları içinde yer alan birçok işyerine ait reklam tabelalarına yönelik mükellefiyet tesis edilmediğini ve beyanname vermeyenler hakkında tarhiyat yapılmadığını göstermektedir. Bu durum, belediyenin önemli bir gelir kaynağından mahrum kalmasına yol açmaktadır. Dolayısıyla, ilgili işyerleri için gerekli tarhiyat işlemlerinin yapılması ve verginin tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin tamamlanması hukuki bir zorunluluk olarak öne çıkmaktadır. |
BULGU: İlan ve Reklam Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmemesi
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediye sınırları ve mücavir alanları içerisinde faaliyet gösteren bazı tabelalı işyerlerine yönelik ilan ve reklam vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun ikinci bölümünde İlan ve Reklam Vergisi ile ilgili düzenlemelere yer verilmiştir. Kanun’un “Konu” başlıklı 12’nci maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, ilan ve reklam vergisine tabi olduğu; “Tarife ve nispet” başlıklı 15’inci maddesinde verginin hangi tarife üzerinden alınacağı düzenlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Verginin tarhı ve ödenmesi” başlıklı 16’ncı maddesinde ise, vergiye tabi ilan ve reklamlarda, ilan ve reklam işinin mükellefçe yapılması halinde, ilan veya reklam işinin yapılmasından önce mükellef tarafından; ilan ve reklam işinin bu işi mutad meslek olarak ifa edenler tarafından yapılması halinde, ilan ve reklam işini yapanlarca ilan veya reklamın yapıldığı ayı takip eden ayın 20’nci günü akşamına kadar verilecek beyanname üzerine, bu verginin tarh ve tahakkuk ettirileceği düzenlenmiştir. Ancak Kanun’da mükellef olanlarca beyanname verilmemesi durumunda İdarece hangi işlemlerin tesis edilmesi gerektiğine ilişkin hüküm bulunmamaktadır. Bu durumda mezkur Kanun’un “Usul hükümleri” başlıklı 98’inci maddesindeki “Bu Kanunda aksine hüküm bulunmayan hallerde, bu Kanuna göre alınacak vergi, harç ve katılma payları hakkında 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ve bunların ek ve tadilleri hükümleri uygulanır.” hükmüne istinaden 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nda yer alan verginin idarece tarhiyatını öngören maddelerine bakılması gerekmektedir.
213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun “Verginin idarece tarhı” başlıklı Mükerrer 30’uncu maddesine göre verginin idarece tarhının; 29’uncu ve 30’uncu maddeler dışında kalan hallerde, mükelleflerin verginin tarhı için vergi kanunları ile muayyen zamanlarda müracaat etmemeleri veya aynı kanunlarla kendilerine tahmil edilen mecburiyetleri yerine getirmemeleri sebebiyle zamanında tarh edilemeyen verginin kanunen belli matrahlar üzerinden idarece tarh edilmesi şeklinde tanımlandığı, bu takdirde verginin 131’inci madde mucibince tanzim edilen yoklama fişine müsteniden tarh olunacağı,
Aynı Kanun’un “Yoklama fişi” başlıklı 131’inci maddesinde ise yoklama neticelerinin tutanak mahiyetinde olan “yoklama fişine” geçirileceği, bu fişlerin yoklama yerinde iki nüsha tanzim olunarak tarihleneceği, bulunursa nezdinde yoklama yapılan veya yetkili adamına imza ettirileceği, bunlar bulunmaz veya imzadan çekinirlerse keyfiyetin fişe yazılarak ve yoklama fişinin polis, jandarma, muhtar veya ihtiyar meclisi üyelerinden birine imzalatılacağı,
hükme bağlanmıştır.
Belirtilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklam için ilgililerine yönelik mükellefiyet tesis edilerek gerekli tarhiyat işlemlerinin yapılması, bu kimseler için söz konusu vergiye ilişkin tahakkuk ve tahsilat süreçlerinin tamamlanması hukuki bir zorunluluktur.
Yapılan incelemede, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yer alan işyerlerine ait reklam tabelalarından birçoğuna yönelik mükellefiyet tesis edilmediği, ilgililer arasından beyanname vermeyenler hakkında idarece tarhiyat yapılmadığı, böylece bu gelirden ciddi oranda mahrum kalındığı tespit edilmiştir.
Bu itibarla, bahse konu işyerleri açısından Kanun’da yazılı nispet ve oranlar üzerinden gerekli tarhiyat işlemlerinin yapılarak, verginin tahakkuk ve tahsiline yönelik çalışmaların tamamlanması gerekmektedir.