|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, il belediyesi sınırları içinde faaliyet gösteren bazı iş yerlerinin ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediğini ortaya koymuştur. 2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun 12. maddesi, belediye sınırları ve mücavir alanlarda gerçekleştirilen tüm ilan ve reklamların bu vergiye tabi olduğunu belirtirken, 13. madde, mükelleflerin gerçek veya tüzel kişiler olduğunu ve bu kişilerin ilan ve reklamları kendi adına yaptırma sorumluluğunu vurgulamaktadır. Ayrıca, bu işlerin düzenli olarak yapılması durumunda ilgili vergilerin belediyeye ödenmesi gerekmektedir.
Yapılan incelemelerde, belirli caddelerde 235 iş yerinin ilan ve reklam vergisi mükellefi olması gerektiği, ancak 37 iş yerinin bu mükellefiyeti tesis etmediği tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu iş yerlerinin mükellefiyet durumunu incelemeye başladığını ve 2025 yılı itibarıyla ilan ve reklam vergisi işlemlerinin düzenli bir şekilde yürütüleceğini bildirmiştir. Bu bağlamda, kamu idaresinin vergi kaybını önlemek amacıyla ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin etkin bir şekilde tesis edilmesi için güçlü bir yoklama ve takip mekanizması oluşturması önem arz etmektedir. |
BULGU: İlan ve Reklam Vergisi Mükellefiyeti Tesis Edilmeyen İşyerlerinin Bulunması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kamu İdaresi sınırları içerisinde faaliyet gösteren bazı iş yerlerine ilişkin ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği görülmüştür.
2464 sayılı Belediye Gelirleri Kanunu’nun “Konu” başlıklı 12’nci maddesinde, belediye sınırları ile mücavir alanları içinde yapılan her türlü ilan ve reklamın, ilan ve reklam vergisine tabi olacağı, “Mükellef ve Sorumlu” başlıklı 13’üncü maddesinde ise ilan ve reklam vergisi mükellefinin, yurt dışından gönderilen ilan ve reklamlar dahil olmak üzere, ilan ve reklamı kendi adına yapan veya yaptıran gerçek veya tüzel kişiler olduğu, ayrıca ilan ve reklam işlerini mutat meslek olarak ifa edenlerin, başkaları adına yaptıkları ilan ve reklamlara ait vergileri mükellefler adına ilgili belediyeye yatırmakla sorumlu olduğu hüküm altına alınmıştır.
Anılan Kanun’un “Tarife ve Nispet” başlıklı 15’inci maddesinde; dükkân, ticari ve sınai müesseseler ile serbest meslek erbaplarınca çeşitli yerlere asılan ve takılan levha, yazı, resim gibi her çeşit sabit ilan ve reklamlar ile ışıklı veya projeksiyonlu ilan ve reklamların metrekaresinden yıllık olarak alınabilecek taban ve tavan tutarlar belirlenmiştir.
Aynı Kanun’un “Vergi ve Harç Tarifelerinin Tespiti” başlıklı 96’ncı maddesinde; 15’inci maddede belirtilen vergi ve harç tarifelerinin Kanun’da belirlenen alt ve üst sınırları aşmamak üzere Cumhurbaşkanı tarafından tespit edileceği hüküm altına alınmıştır.
Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde, belediye sınırları içerisinde faaliyet gösteren iş yerleri tarafından asılan tabela, levha, ışıklı tabela vb. aracılığıyla yapılan her çeşit ilan ve reklamlardan m2 başına ilan ve reklam vergisi alınması gerektiği anlaşılmaktadır.
Yapılan incelemede, İdarenin yetki ve sorumluluk sahasında yer alan 4 adet cadde örnekleme yapmak suretiyle seçilmiş olup seçilen caddelerde 235 adet iş yerinin ilan ve reklam vergisi mükellefi olması gerekmesine karşın yapılan yoklamada 37 adet iş yerine ilişkin ilan ve reklam vergisi mükellefiyeti tesis edilmediği tespit edilmiştir.
Kamu İdaresi cevabında, ilan ve reklam vergisi mükellefi olabilecek iş yerlerinin incelenmesine başlanıldığı, 2025 yılı ve sonraki yıllar için ilan ve reklam vergisi tarh, tahakkuk ve tahsilat işlemlerinin yapılacağı ifade edilmiştir.
Kamu İdaresi tarafından vergi kaybına sebebiyet verilmemesi noktasında söz konusu vergi kaynağının daha verimli bir şekilde kullanılması ve bundan sonraki süreçte ilan ve reklam vergisi mükellefiyetinin sağlıklı bir şekilde tesis edilebilmesi için etkin bir yoklama ve takip mekanizmasının oluşturulması gerekmektedir.