ÖZET: Belediyenin ilanen tebliğe ilişkin yasal prosedürlere uymadığı tespit edilmiştir. 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 103. maddesi, tebliğin ilanla yapılabileceği durumları net bir şekilde belirlemektedir. Bu durumlar arasında muhatabın adresinin bilinmemesi, yanlış veya değişmiş olması gibi haller yer almaktadır. Ancak yapılan denetimlerde, belediyenin bu şartlar sağlanmadan ilanen tebliğ yoluna gittiği görülmüştür. Örneğin, muhatapların tebliğden kaçınması veya adreslerinde bulunamaması gibi durumlarda, genellikle yıl sonlarında toplu olarak ilanen tebliğe başvurulduğu saptanmıştır.

Bu uygulama, VUK hükümlerine aykırıdır ve mükelleflerin, idarenin bu işlemlerinin iptali için mahkemeye başvurması durumunda, idarenin davayı kaybetme riski bulunmaktadır. Böyle bir durumda, hem idarenin alacakları tehlikeye girecek hem de mahkeme masraflarıyla karşılaşılacaktır. Kamu İdaresi, ilanen tebliğ işlemlerinin VUK’un 103. maddesine uygun olarak yapılacağını belirtmiştir. Bu nedenle, belediyenin vergilendirme süreçlerinde yasal usullere titizlikle uyması büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İlanen Tebliğe İlişkin Hatalı Uygulamalar Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyenin, ilanen tebliğe ilişkin yasal usullere uymadığı görülmüştür.

213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun (VUK) 103’üncü maddesine göre tebliğin ilanla yapılacağı haller açıkça sayılmıştır. Buna göre, muhatabın adresi hiç bilinmezse, muhatabın bilinen adresi yanlış veya değişmiş olur ve bu yüzden gönderilmiş olan mektup geri gelirse, başkaca sebeplerden dolayı posta ile tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa, yabancı memleketlerde bulunanlara tebliğ yapılmasına imkân bulunmazsa ve muhatabın geçici olarak bilinen adresinden ayrıldığının tespit edildiği durumda iki defa tebligat yapılamazsa ilanen tebliğ yoluna gidilebilir.

Ancak yapılan incelemelerde, Belediye tarafından bu şartlar gerçekleşmeden ilanen tebliğ yoluna gidildiği tespit edilmiştir.

Örneğin; muhatabın tebellüğden imtina ettiği, işyeri adresinde tebliğ yapılacak olanların bu adresinde bulunamadığı veya tebliğ yapılacak kişinin adresinde bulunamadığı gibi durumlarda veya zamanaşımını durdurmak için toplu olarak genellikle yılsonlarında ilanen tebliğe çıkıldığı görülmüştür.

Bu usul VUK hükümlerine aykırı olup idarelerin tebligata ilişkin bu işlemlerinin iptali için mükellefler tarafından mahkemelere başvurulması durumunda idarenin davayı kaybetmesine yol açacaktır. Bunun sonucunda ise hem idare alacağı tehlikeye düşecek, hem de mahkeme masrafı ödenmek durumunda kalınabilecektir.

Kamu İdaresinin cevabında; ilanen tebliğ işlemlerinin, 213 sayılı Vergi Usul Kanunu’nun 103’üncü maddesi hükümlerine uyularak yapılacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; Belediye tarafından vergileme sürecine ilişkin usul hükümlerine özenle riayet edilmesi gerekmektedir.