ÖZET: İller Bankasından alınan uzun vadeli kredilere ilişkin faizlerin, henüz ödenebilir duruma gelmeden muhasebe kayıtlarına yansıtıldığı tespit edilmiştir. 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nun ilgili maddeleri, kamu idarelerinin mali işlemlerinin doğru bir şekilde muhasebeleştirilmesi ve raporlanmasını zorunlu kılmaktadır. Bu çerçevede, ekonomik değerlerin muhasebeleştirilmesi, belirli dönemlerde raporlanması ve her kaydın belgelerle desteklenmesi esas alınmalıdır.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddeleri, tahakkuk eden giderlerin izlenmesi için belirli bir hesap grubunun kullanılmasını öngörmektedir. Ancak, henüz tahakkuk etmemiş olan ve gelecekte ödenecek faiz giderlerinin bu hesapta yer alması gerekmemektedir. Denetim raporunda, İller Bankası’ndan alınan kredinin faizlerinin, ödenebilir hale gelmediği için muhasebe kayıtlarında yer almasının uygun olmadığı vurgulanmıştır. Kamu idaresi, bu durumun önceki yıllardan gelen bir yanlış yorumlamadan kaynaklandığını belirtmiş, ancak düzeltme işleminin denetim yılı mali tablolarını etkilemediği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, 35.465.533,36 TL tutarındaki faiz giderinin, henüz tahakkuk etmediği için 481 Gider Tahakkukları Hesabına kaydedilmesi gerekmemektedir. Bu durum, mali tabloların doğru bir şekilde yansıtılması açısından önem taşımaktadır.

BULGU: İller Bankasından Alınan Kredi Ödenebilir Hale Gelmeden Faiz Tahakkuk Ettirilmesi

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İller Bankasından uzun vadeli olarak alınan krediye ilişkin faiz tutarlarının, hesaplanarak ödenecek hale gelmediği halde, gider tahakkuku yapılarak muhasebe kayıtlarında ve mali tablolarda yer almasının sağlandığı görülmüştür.

Genel Yönetim kapsamındaki kamu idarelerinin tüm malî işlemlerinin muhasebeleştirilmesi ve raporlanması hususları 5018 sayılı Kamu Malî Yönetimi ve Kontrol Kanununda düzenlenmiştir. Bu Kanun’un 49’ncu maddesi hükümlerine göre; kamu hesaplarının, idarelerinin gelir, gider ve varlıkları ile malî sonuç doğuran ve öz kaynağın artmasına veya azalmasına neden olan her türlü işlemlerle garantilerin ve yükümlülüklerin belirlenmiş bir düzen içinde hesaplara kaydedilerek, yönetim ve denetim yetkilileriyle kamuoyuna gerekli bilgilerin sağlanması amacıyla tutulması gerekmektedir.

Aynı Kanun’un “Kayıt zamanı” başlıklı 50’nci maddesi hükmüne göre de, bir ekonomik değer yaratıldığında, başka bir şekle dönüştürüldüğünde, mübadeleye konu edildiğinde, el değiştirdiğinde veya yok olduğunda muhasebeleştirilmelidir. Bütün malî işlemlerin muhasebeleştirilmesi ve her muhasebe kaydının da bir belgeye dayanması esastır.

Temel muhasebe ilkelerine göre kamu idarelerinin faaliyetleri, belirli dönemlerde raporlanır ve her dönemin faaliyet sonuçları diğer dönemlerden bağımsız olarak tesbit edilir. Mali tablolar, bu tablolardan yararlanacak olanların doğru karar vermelerine yardımcı olacak ölçüde yeterli, açık ve anlaşılır şekilde düzenlenmelidir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “481 Gider tahakkukları hesabı” başlıklı 338’nci maddesinde açıklandığı üzere bu hesap, uzun vadeli iç ve dış mali borçlar hesap gruplarında izlenmeyen, tahakkuk etmiş giderlerden kaynaklanan ancak, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemlerde ödenebilir duruma gelecek olan borçların izlenmesi için kullanılmaktadır. Gider olarak tahakkuk ettirilmiş olup, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemden sonraki dönemlerde ödenebilir duruma gelecek olan giderlerden kaynaklanan borçlar, ilgili olduğu dönemde ödenmek üzere bu hesapta izlenir. Uzun vadeli yabancı kaynaklar ana hesap grubu içindeki hesaplarda yer alan iç ve dış mali borçlar için ay sonlarında hesaplanan ve içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemden sonraki dönemlerde ödenecek olan işlemiş faiz giderleri bu hesaba kaydedilir. Aralık ayına ait olarak tahakkuk ettirilen faiz gideri borçlarından takip eden faaliyet döneminden sonraki dönemlerde ödenmesi gerekenler geçici mizandan önce bu hesaba kaydedilmelidir.

Tahakkuk etmiş olmakla birlikte, içinde bulunulan faaliyet dönemini takip eden dönemden sonraki dönemlerde ödenebilir duruma gelecek olan giderlerden kaynaklanan borç tahakkukları ay sonlarında bu hesaba alacak, 630-Giderler Hesabına borç kaydedilir.

Görüldüğü üzere ancak tahakkuk ederek sonraki dönemlerde ödenecek hale gelmiş olan borçlar için Gider Tahakkukları Hesabı kullanılabilmektedir. İller Bankasından sağlanan uzun vadeli kredinin faizlerinin hesaplanarak yıllar itibariyle ödenecek taksit tutarlarının belirlenmiş olması söz konusu giderin tahakkuk ettiği anlamına gelmeyecektir.Yıllar itibariyle yapılacak ödeme tutarlarının bir sözleşmeye bağlanmış olması da bu durumu değiştirmeyecektir.

Kamu İdaresi cevabında, sözkonusu muhasebe kayıtlarının mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin ilgili maddesinin farklı yorumlanmasından kaynaklandığı ve önceki yıllardan beri devam ettiği belirtilerek bulgu konusu muhasebe kaydının daha sonra düzeltilerek hatanın giderildiği açıklanmıştır. Ancak yılı geçtikten sonra yapılan söz konusu düzeltme kaydı nedeniyle denetim yılı mali tabloları etkilenmemiş bulunmaktadır.

Alınan bir banka kredisinin uzun dönem boyunca ödenecek olan 35.465.533,36 TL tutarındaki faizinin, henüz tahakkuk ederek ödenecek hale gelmiş bir borç niteliğinde olmadığından, 481 Gider Tahakkukları Hesabına kaydedilmesine ve dolayısıyla mali tablolarda yer almasına gerek bulunmamaktadır. Diğer yandan bu kayıt nedeniyle 630 Giderler Hesabı 35.465.533,36 TL olduğundan daha fazla görünmüş olacaktır.

Bu nedenle tahakkuk ederek ödenecek hale gelmemiş olan kredi faiz giderlerinin 481 Gider Tahakkukları Hesabına kaydedilmemesi gerekmektedir.