|
ÖZET: İmar Barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alan bina sahipleri için emlak vergisi mükellefiyeti oluşturulmamaktadır. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3. maddesi, bina vergisi mükelleflerini tanımlarken, bina maliklerini, intifa hakkı sahiplerini ve binayı malik gibi kullananları mükellef olarak belirlemektedir. Kanun’un 9. maddesi, mükellefiyetin başlangıç tarihlerini düzenlerken, vergi değerini etkileyen durumların bildirilmesi gerektiğini vurgulamaktadır.
Yapı kayıt belgesi almak için 31.12.2017 tarihinden önce inşa edilmiş yapılar için başvuruların 31.10.2018 tarihine kadar yapılması ve kayıt bedelinin ödenmesi gerekmektedir. Bu süreç, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun geçici 16. maddesi ile düzenlenmiştir. Yapı kayıt belgesi alanların, bu belgeleri ilgili belediyelere sunma yükümlülüğü bulunmaktadır. Ancak yapılan denetimlerde, yapı kayıt belgesi almış bazı mükelleflerin emlak vergisi mükellefiyetinin tesis edilmediği tespit edilmiştir. Sonuç olarak, emlak vergisi mükellefiyeti, yapı kayıt belgesi almış olan bina sahipleri için 1319 sayılı Kanun’un 32. maddesi gereğince tesis edilmelidir. İlgili idarelerin, yapı kayıt belgeleri ile emlak mükellefiyet bilgilerini güncelleyerek gerekli işlemleri yapması önem arz etmektedir. |
BULGU: İmar Barışı Kapsamında Yapı Kayıt Belgesi Alan Bina Malikleri İçin Emlak Vergisi Mükellefiyeti Kurulmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
İdarece İmar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alan bazı bina sahiplerine emlak vergisi mükellefiyeti tesis ettirilmemektedir.
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun 3’üncü maddesinde bina vergisi mükelleflerinin tanımı yapılmıştır. Bu tanımlara göre binalarda malik, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binayı malik gibi tasarruf edenler bu verginin mükellefi olarak tanımlanmışlardır.
Adı geçen Kanun’un 9’uncu maddesinin (1) numaralı fıkrasında;
“Bina vergisi mükellefiyeti;
a) 33 üncü maddenin (1) ilâ (7) numaralı fıkralarında yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde bu değişikliklerin vuku bulduğu tarihi, aynı maddenin (8) numaralı fıkrasında yazılı halde ise bu duruma bağlı olarak takdir işleminin yapıldığı tarihi,
b) Dört yılda bir yapılan takdir işlemlerinde takdir işleminin yapıldığı tarihi,
Muafiyetin sukut ettiği tarihi, Takip eden bütçe yılından itibaren başlar.
…” denilerek, mükellefiyetin başlangıç tarihleri hüküm altına alınmıştır.
Yukarıdaki maddede atıf yapılan 33’üncü maddede ise vergi değerini tadil eden sebepler sıralanmış olup, Kanun’un “Bildirim verme ve süresi” başlıklı 23’üncü maddesinde vergi değerini tadil eden nedenlerin bulunması halinde mükelleflere emlak vergisi bildiriminde bulunma zorunluluğu getirilmiştir. Madde hükmünde;
“a) Yeni inşa edilen binalar için, inşaatın sona erdiği veya inşaatın sona ermesinden evvel kısmen kullanılmaya başlanmış ise her kısmın kullanılmasına başlandığı bütçe yılı içerisinde,
b) Bu Kanunun 33 üncü maddesinde (8 numaralı fıkra hariç) yazılı vergi değerini tadil eden sebeplerin doğması halinde, değişikliğin vuku bulduğu bütçe yılı içerisinde,
Emlâkın bulunduğu yerdeki ilgili belediyeye verilir.” denilmiştir.
Mezkûr Kanun’un 32’nci maddesinde ise bildirim verilmemesi halinde, verginin idarece tarh edileceği ifade edilmiştir.
Yukarıda yer alan yasal düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, vergi değerini tadil eden sebeplerin varlığı halinde binanın maliki, varsa intifa hakkı sahibi, her ikisi de yoksa binayı malik gibi tasarruf edenler tarafından Kanun’da öngörülen süreler içerisinde bildirimde bulunulması, bu bildirim üzerine İdare tarafından gerekli işlemlerin yapılarak emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.
Diğer yandan afet risklerine hazırlık kapsamında ruhsatsız veya ruhsat ve eklerine aykırı yapıların kayıt altına alınması ve imar barışının sağlanması amacıyla 3194 sayılı İmar Kanunu’na eklenen Geçici 16’ncı madde ile 31.12.2017 tarihinden önce yapılmış yapılar için Çevre ve Şehircilik Bakanlığı ve yetkilendireceği kurum ve kuruluşlara 31.10.2018 tarihine kadar başvurulması, bu maddedeki şartların yerine getirilmesi ve 31.12.2018 tarihine kadar kayıt bedelinin ödenmesi halinde Yapı Kayıt Belgesi verilebileceği hüküm altına alınmıştır. Maddede ayrıca başvuru ve ödeme süresinin bir yıla kadar uzatılabileceği belirtilmiştir. Bu hükme istinaden 01.07.2019 tarihli ve 30818 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 1267 sayılı Cumhurbaşkanı Kararı ile başvuru süresi 15.06.2019 tarihine, ödeme süresi ise 31.12.2019 tarihine kadar uzatılmıştır.
Ayrıca İmar Kanunu’nun geçici 16’ncı maddesinde dayanılarak hazırlanan Yapı Kayıt Belgesi Verilmesine İlişkin Usul ve Esaslar 06.06.2018 tarihli ve 30443 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. Usul ve Esaslar’ın “Yapı kayıt belgesinin kullanım yerleri” başlıklı 6’ncı maddesi ile yapı kayıt belgesi verilen yapıların maliklerine bu belgenin bir örneğini belediye ve mücavir alan sınırları içinde ilgili belediyesine, bu sınırlar dışında il özel idaresine verme zorunluluğu getirilmiştir.
İdarenin hesap ve işlemlerinin incelenmesi neticesinde; Belediye sınırları içerisindeki yapılar için düzenlenen ve İdareye teslim edilen yapı kayıt belgeleri ile emlak servisindeki mükellef bilgileri karşılaştırılmış olup yapı kayıt belgesi düzenlenen ancak emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmeyen mükelleflerin olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; imar barışı kapsamında yapı kayıt belgesi alan bina malikleri için emlak vergisi mükellefiyeti işlemlerinin Su ve Kanalizasyon Müdürlüğü bünyesinde bulunan emlak servisi tarafından takip edildiği, söz konusu yapı kayıt belgelerine ilişkin detaylı ve güncel bilgilerin Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünde mevcut olduğu, bu nedenle ilgili birim olan Su ve Kanalizasyon Müdürlüğünce Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği İl Müdürlüğünden yapı kayıt belgesi alan yapıların, adı, soyadı, ada ve parsel bilgilerini içeren listesini temin ederek kayıtlarının yaptırılması gerektiği ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, yapı kayıt belgesi alarak 31.12.2017 tarihinden önce söz konusu taşınmazları kullandıklarını belgeleyen hak sahiplerine, emlak vergisi bildiriminde bulunmadıklarından, 1319 sayılı Kanun’un 32’nci maddesi uyarınca İdarece emlak vergisi mükellefiyeti tesis edilmesi gerekmektedir.