Samsun Bölge İdare Mahkemesi 2. İdari Dava Dairesi E: 2022/124 K: 2023/106

ÖZET : Dava; Amasya ili, Gümüşhacıköy ilçesi, Hacıyahya Mahallesi, Şirin Sokak, 414 ada, 67 parsel sayılı 430,56m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazda bulunan eşyalarının korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla, bahse konu taşınmazının etrafına bahçe duvarı ve geçici muvakkat yapı yapmak için muvakkat yapı izni verilmesi talebiyle yapılan başvurunun reddine ilişkin Gümüşhacıköy Belediye Encümeninin kararının iptali istemiyle açılmıştır. Alıntısı yapılan mevzuatta, imar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18. madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13. maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olan alanlarda muvakkat yapı yapılması istemiyle parsel maliklerinin istekte bulunması halinde belediye encümeni kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında muvakkat yapılarla ilgili olarak belediye encümenine tanınan yetkinin 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamındaki alanlarla sınırlı olduğu, bu alanlara ilişkin başvuruların encümen tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Belirtilen durum itibariyle, 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamında olan başvurulara ilişkin olarak işlem tesis etme yetkisinin belediye encümeninde olduğu, bu madde kapsamında olmayan başvurulara ilişkin olarak ise işlem tesis etme yetkisinin belediye encümeninde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır. Bu durumda, eşyaların korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla taşınmazın etrafına bahçe duvarı ve geçici muvakkat yapı yapılmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamında olmaması karşısında anılan başvuruya ilişkin olarak belediye encümeni tarafından tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk, davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

İSTEMİN ÖZETİ : Samsun 3. İdare Mahkemesi’nin 22/10/2021 tarihli ve E:2020/890, K:2021/842 Sayılı kararının; 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca istinaf kanun yoluyla incelenerek kaldırılması istenilmektedir.

CEVABIN ÖZETİ : Cevap verilmemiştir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Samsun Bölge İdare Mahkemesi İkinci İdari Dava Dairesince dava dosyası 2577 Sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu’nun 45. maddesi uyarınca incelenerek işin gereği görüşüldü:

KARAR : Dava; Amasya ili, Gümüşhacıköy ilçesi, Hacıyahya Mahallesi, Şirin Sokak, 414 ada, 67 parsel sayılı 430,56m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazda bulunan eşyalarının korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla, bahse konu taşınmazının etrafına bahçe duvarı ve geçici muvakkat yapı yapmak için muvakkat yapı izni verilmesi talebiyle yapılan 18.08.2020 tarihli başvurunun reddine ilişkin Gümüşhacıköy Belediye Encümeninin 01.09.2020 tarih ve 102 Sayılı kararının iptali istemiyle açılmıştır.

Samsun 3. İdare Mahkemesi’nin 22/10/2021 tarihli ve E:2020/890, K:2021/842 Sayılı kararıyla; davacının başvurusunun, Gümüşhacıköy Belediye Encümeninin 01.09.2020 tarih ve 102 Sayılı kararı uyarınca” muvakkat yapıların, ruhsatlı binaların yapılıp bitirilmesi ve yapı kullanımı izni almalarına kadar belirli süreliğine kullanım hakkı ön görülen şantiyede çalışanı ve ziyaretçilerin barınma, çalışma, yeme, içme ve benzeri gereksinimlerini karşılamak üzere umumi hizmellere ayrılan alanlara yapılabilecek türden yapılar olduğu, davacının ise arsa vasıflı taşınmazında bulunan eşyalarının korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla, bahse konu taşınmazının etrafına bahçe duvarı ve muvakkat yapı yapmak için geçici muvakkat yapı izni talebinde bulunduğu ancak davacının bu talebinin yukarıda anılan ilgili mevzuat uyarınca belirlenen koşullara uymadığından, bahçe duvarı ile ilgili talebinde; dava konusu parselin 3194 Sayılı İmar Yasasının 18 ve 7181 Sayılı Yasalarda öngörülen imar parseli olmadığı, kadastral parsel olduğu ve yönetmelikte binaların yol tarafındaki cephe altlarındaki önünde gerisinde ve yan tarafında konuşlanabileceği belirtildiğinden ve mevcut parselde ruhsatlı bina olmadığından muvakkat yapı ve bahçe duvarının yapılmasının 3194 Sayılı İmar Kanunu ve Planlı Alanlı Yönetmeliğine aykırı olduğundan bahisle reddedildiği görülmekle, yukarıda ayrıntılarına yer verilen ilgili mevzuat hükümleri uyarınca, kamu yararı ve hizmet gereklerine uygun olarak tesis edildiği anlaşılan dava konusu işlemde hukuka ve mevzuata aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Davacı tarafından; Hacıyahya Mahallesi, Şirin Sokak, 414 ada, 67 parsel sayılı 430,56 m2 yüzölçümlü kadastral arsa vasıflı taşınmazda bulunan eşyaların, ticari malzemelerin korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla bahse konu taşınmazın iki cephesine geçici olarak bahçe duvarı yapıldığı, arsada muvakkat yapı bulunmadığı ileri sürülerek anılan karara karşı istinaf başvurusunda bulunulmakta ve kararın kaldırılması istenilmektedir.

3194 Sayılı İmar Kanunu’nun “Umumi hizmetlere ayrılan yerlerde muvakkat yapılar” başlıklı 33. maddesinde; “İmar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18. madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13. maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olanlarında sahiplerinin istekleri üzerine belediye encümeni veya il idare kurulu kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edilir ve buna dayanılarak usulüne göre yapı izni verilir.

Bu gibi hallerde verilecek müddetin on yıl olması, yapı izni verilmezden önce belediye encümeni veya il idare kurulu kararının gün ve sayısının on yıllık müddet için muvakkat inşaat veya tesisat olduğunun, lüzumlu ölçü ve şartlarla birlikte tapu kaydına şerh edilmesi gereklidir. Muvakkatlık müddeti tapu kaydına şerh verildiği günden başlar.

Birinci fıkrada sözü geçen bir parselde, esasen kullanılabilen bir bina varsa bu parsele yeniden inşaat ve ilaveler yapılmasına izin verilmeyeceği gibi, birden fazla muvakkat yapıya izin verilen yerlerde dahi bu yapıların ölçüleri toplamı yönetmelikte gösterilen miktarları geçemez. Bu maddenin tatbikinde kadastral parsel de bir imar parseli gibi kabul olunur.

Plan tatbik olunurken, muvakkat inşaat veya tesisler yıktırılırlar. On yıllık muvakkatlık müddeti dolduktan sonra veya on yıl dolmadan yıktırılması veya kamulaştırılması halinde muvakkat bina tesislerin 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanunu hükümlerine göre takdir olunacak bedeli sahibine ödenir.” hükmüne yer verilmiştir.

Olayda, Amasya ili, Gümüşhacıköy ilçesi, Hacıyahya Mahallesi, Şirin Sokak, 414 ada, 67 parsel sayılı 430,56m² yüzölçümlü, arsa vasıflı taşınmazda bulunan eşyalarının korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla, bahse konu taşınmazın etrafına bahçe duvarı ve geçici muvakkat yapı yapmak için muvakkat yapı izni verilmesi talebiyle yapılan 18.08.2020 tarihli başvurunun talep edilen muvakkat yapının mevzuattaki koşullara uymadığı, bahçe duvarının ise mevcut parselde ruhsatlı bina bulunmadığı gerekçesiyle Gümüşhacıköy Belediye Encümeninin 01.09.2020 tarih ve 102 Sayılı kararıyla reddedildiği görülmektedir.

Alıntısı yapılan mevzuatta, imar planlarında bulunup da müracaat gününde beş yıllık imar programına dahil olmayan yerlerde; plana göre kapanması gereken yol ve çıkmaz sokak üzerinde bulunan veya 18. madde hükümleri tatbik olunmadan normal şartlarla yapı izni verilmeyen veya 13. maddede belirtilen hizmetlere ayrılmış olan ve haklarında bu madde hükmünün tatbiki istenen parsellerde üzerinde yönetmelik esaslarına uygun yapı yapılması mümkün olan alanlarda muvakkat yapı yapılması istemiyle parsel maliklerinin istekte bulunması halinde belediye encümeni kararıyla imar planı tatbikatına kadar muvakkat inşaat veya tesisata müsaade edileceğinin düzenlendiği dikkate alındığında muvakkat yapılarla ilgili olarak belediye encümenine tanınan yetkinin 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamındaki alanlarla sınırlı olduğu, bu alanlara ilişkin başvuruların encümen tarafından görüşülüp karara bağlanması gerektiği anlaşılmaktadır.

Belirtilen durum itibariyle, 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamında olan başvurulara ilişkin olarak işlem tesis etme yetkisinin belediye encümeninde olduğu, bu madde kapsamında olmayan başvurulara ilişkin olarak ise işlem tesis etme yetkisinin belediye encümeninde olmadığı sonucuna ulaşılmaktadır.

Bu durumda, eşyaların korunması ve gelebilecek zararların önlenmesi amacıyla taşınmazın etrafına bahçe duvarı ve geçici muvakkat yapı yapılmasına izin verilmesi istemiyle yapılan başvurunun 3194 Sayılı Kanun’un 33.maddesi kapsamında olmaması karşısında anılan başvuruya ilişkin olarak belediye encümeni tarafından tesis edilen işlemde yetki yönünden hukuka uygunluk, davanın reddine dair Mahkeme kararında hukuki isabet bulunmamaktadır.

SONUÇ : Açıklanan nedenlerle, davacının istinaf başvurusunun kabulüne, Samsun 3.İdare Mahkemesince verilen istinaf başvurusuna konu 22/10/2021 tarihli ve E:2020/890, K:2021/842 Sayılı kararın kaldırılmasına, dava konusu işlemin iptaline, aşağıda dökümü yapılan dava ve istinaf aşamasına ait 397,90-TL yargılama giderinin davalı tarafından davacıya ödenmesine, artan posta gideri avansının davacıya iadesine, 2577 Sayılı Kanun’un 45. maddesinin 6. fıkrası uyarınca kesin olarak, 09.02.2023 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

 


ÖZET: Samsun Bölge İdare Mahkemesi, Gümüşhacıköy ilçesindeki bir taşınmaz için yapılan geçici yapı izni başvurusunun reddini incelemiştir. Mahkeme, başvurunun 3194 Sayılı İmar Kanunu’nun 33. maddesi kapsamına girmediği gerekçesiyle, Gümüşhacıköy Belediye Encümeni’nin kararının hukuka uygun olduğunu belirterek davayı reddetmiştir. Ancak, davacının istinaf başvurusu sonucunda, önceki mahkeme kararının kaldırılmasına ve dava konusu işlemin iptaline karar verilmiştir. Yargılama giderlerinin davalı tarafından davacıya ödenmesine hükmedilmiştir.