ÖZET: İmar Programlarının Hazırlanmaması Bulgusu ile ilgili olarak, İdarenin yürürlüğe giren imar planlarına ilişkin 5 yıllık imar programlarını hazırlamadığı tespit edilmiştir. Bu durum, Belediye açısından mali belirsizliğe ve hak sahipleri açısından mülkiyet hakkının kısıtlanmasına neden olmaktadır. İmar Kanunu’nun 10’uncu maddesinde imar programlarının hazırlanması gerektiği belirtilmiş ve bu planlar sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin kamulaştırılması gerektiği belirtilmiştir. Yapılan incelemede, İdarenin bu durum ile ilişkili kamulaştırmasız el atma davalarına muhatap olduğu görülmüş ve bu davalarda yargı mercilerince hükmedilen tescil bedellerinin ödenek ve nakit planlaması yapılmaksızın gerçekleştiği tespit edilmiştir.

BULGU: İmar Programlarının Hazırlanmaması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İdarenin, yürürlüğe giren imar planlarına ilişkin imar programlarını hazırlamadığı, bu durumun Belediye açısından mali belirsizliğe, hak sahipleri açısından ise mülkiyet hakkının kısıtlanmasına neden olduğu anlaşılmıştır.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun 10’uncu maddesinde; belediyelerin; imar planlarının yürürlüğe girmesinden en geç üç ay içinde, bu planı tatbik etmek üzere 5 yıllık imar programlarını hazırlayacağı ve bu program içinde bulunan kamu kuruluşlarına tahsis edilen alanların, ilgili kamu kuruluşlarına bildirileceği; imar programları sınırları içinde kalan alanlardaki kamu hizmet tesislerine tahsis edilmiş olan yerlerin bu program süresi içinde gerekli ödenek bütçelerine konulmak suretiyle ilgili kamu kuruluşları tarafından kamulaştırılacağı belirtilmiştir.
İmar programlarının hazırlanmaması durumu, imar planları ile kamu hizmetine ayrılan taşınmazların kamulaştırılması yerine kamulaştırmasız el atma yöntemi ile kullanılmasına yol açmakta, mülkiyet hakkı kısıtlanan hak sahiplerinin Belediye’ye hukuki süreç başlatması ile neticelenmektedir.
İdarelerin yapacakları kamulaştırma işlemleri, ödeneğinin saklı tutulması ve nakit planlaması çerçevesinde yapılırken, kamulaştırmasız el atma davaları sonucu yargı mercilerince hükmedilen tescil bedelleri, ödenek ve nakit planlaması yapılmaksızın gerçekleşmektedir. Diğer taraftan yargılama süreçleri insan kaynağı ve zaman kaynağı kullanımı ile tescil bedeli ve ecrimisil ödemeleri haricinde faiz yükü ve yargılama giderlerine sebep olmaktadır.
Yapılan incelemede, Belediye sınırlarına ilişkin yürürlükte olan imar planlarına ilişkin üç ay içerisinde hazırlanması gereken imar programlarının hazırlanmadığı; İdarenin bu durum ile ilişkili kamulaştırmasız el atma davalarına muhatap olduğu görülmüştür.
Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından, imar planı ve teknik diğer konulara ilişkin çalışmaların devam ettiği, bunlara ek olarak; Ayazağa D Alt Bölgesi ile Zekeriyaköy (Köyiçi Mevkii), Uskumruköy, Gümüşdere ve Rumelifeneri mahallelerinde 18’inci madde uygulaması yapılmasına yönelik Belediye Encümenince kararlar alındığı ve Bulgu doğrultusunda işlem tesis edileceği belirtilmiştir.
Sonuç olarak, İdare açısından mali öngörülebilirliğin sağlanması, hak sahiplerine ilişkin olarak ise mülkiyet hakkına tecavüzlerin önlenmesi bakımından imar programlarının hazırlanarak yürürlüğe konulması gerektiği değerlendirilmektedir.