ÖZET: İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarının eksikliği, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. İmar uygulamaları çerçevesinde, çeşitli tarihlerde İdareye devredilen bu taşınmazların kayıt altına alınmadığı görülmektedir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediyelerin veya valiliklerin düzenlemeye tabi alanların dağıtımında belirli şartlar öngörmektedir. Bu bağlamda, taşınmazların Hazine adına tescil edilmesi ve ilgili belediye hizmetleri için kullanılacak alanların belirlenmesi gerekmektedir.

Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği, yapılan bağış ve yardımların gelir kaydedilmesini ve nakdi olmayanların kayıt altına alınmasını zorunlu kılmaktadır. Ayrıca, maddi duran varlıkların kaydına ilişkin düzenlemeler de mevcuttur. Yapılan incelemelerde, parselasyon düzeltmeleri sonucunda İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı belirlenmiştir. İdare, bu durumla ilgili gerekli çalışmalara başladığını bildirmiştir.

Sonuç olarak, İdareye bağışlanan taşınmazların, ilgili mevzuat çerçevesinde muhasebe kayıtlarına zamanında ve doğru bir şekilde alınması, mali tabloların güvenilirliği açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İmar Uygulamaları Gereği İdareye Bağışlanan Taşınmazların Muhasebe Kaydının Yapılmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İmar uygulamaları gereği muhtelif tarihlerde İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.

3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde; belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebileceği, bu doğrultuda bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edileceği hüküm altına alınmıştır.

Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Bağış ve yardımlar” başlıklı 17’nci maddesinin ikinci fıkrasında; yapılan her türlü bağış ve yardımın gelir kaydedileceği, nakdi olmayan bağış ve yardımların ise değerlendirmeye tabi tutularak kayıt altına alınacağı düzenlemesi yapılmıştır.

Yönetmelik’in 187’nci maddesinde maddi duran varlıklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup maddi duran varlıklar hakkında 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in ilgili hükümlerinin uygulanacağı ayrıca, bağış veya hibe olarak edinilen maddi duran varlıkların varsa bilinen değeri, yoksa değerlemesi yapıldıktan sonra tespit edilen değeri ile hesaplara alınacağı belirtilmiştir.

Yapılan incelemede, parselasyonlarda yapılan düzeltmeler sonucunda İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; söz konusu hususla ilgili olarak gerekli çalışmaların başlatıldığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, İdareye parselasyon uygulamaları gereği bağışlanan taşınmazların mevzuatında belirtildiği üzere muhasebe kayıtlarına zamanında, tam ve doğru olarak alınması ve mali tablolarda takip edilmesi gerekmektedir.