|
ÖZET: İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarının eksikliği, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirlenmiştir. İmar uygulamaları çerçevesinde, çeşitli tarihlerde İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe sisteminde yer almadığı tespit edilmiştir. 3194 sayılı İmar Kanunu’nun ilgili maddeleri, belediyelerin ve valiliklerin arazi dağıtımında belirli alanların tahsis edilmesi gerektiğini vurgulamaktadır. Bu bağlamda, taşınmazların Hazine adına tescil edilmesi ve ilgili belediyenin hizmetlerine yönelik kullanılabilmesi için gerekli düzenlemeler yapılmalıdır.
Ayrıca, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin bağış ve yardımlara ilişkin hükümleri, yapılan bağışların gelir kaydedilmesi gerektiğini belirtmektedir. 31 Aralık 2022 itibarıyla, parselasyon düzeltmeleri sonucunda 30 taşınmazın İdareye bağışlandığı, ancak bu taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı gözlemlenmiştir. Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından kayıt altına alınan bu taşınmazların, muhasebe sistemine zamanında ve doğru bir şekilde işlenmesi gerekmektedir. Denetim bulguları ışığında, İdare tarafından gerekli düzeltici işlemlerin yapılacağı ifade edilmiştir. Taşınmazların mevzuata uygun olarak muhasebe kayıtlarına alınması, mali tabloların doğruluğu açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İmar Uygulamaları Gereği İdareye Bağışlanan Taşınmazların Muhasebe Kaydının Yapılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İmar uygulamaları gereği muhtelif tarihlerde İdareye bağışlanan taşınmazların muhasebe kayıtlarında yer almadığı görülmüştür.
3194 sayılı İmar Kanunu’nun “Parselasyon planlarının hazırlanması” başlıklı 18’inci maddesinde; belediyeler veya valiliklerce düzenlemeye tabi tutulan arazi ve arsaların dağıtımı sırasında bunların yüzölçümlerinden yeteri kadar saha, düzenleme alanındaki nüfusun kentsel faaliyetlerini sürdürebilmeleri için gerekli olan umumi hizmet alanlarının tesis edilmesi ve düzenleme dolayısıyla meydana gelen değer artışları karşılığında “düzenleme ortaklık payı” olarak düşülebileceği, bu doğrultuda bölgenin ihtiyacına ayrılan alanlardan belediye hizmetleri ile ilgili olanlar bu amaçlarla kullanılmak kaydıyla ilgili belediyesi adına, diğer alanlar ise imar planındaki kullanım amacı doğrultusunda bu amacı gerçekleştirecek olan idareye tahsis edilmek üzere Hazine adına tescil edileceği hüküm altına alınmıştır.
Diğer yandan, Mahalli İdareler Bütçe ve Muhasebe Yönetmeliği’nin “Bağış ve yardımlar” başlıklı 17’nci maddesinin ikinci fıkrasında; yapılan her türlü bağış ve yardımın gelir kaydedileceği, nakdi olmayan bağış ve yardımların ise değerlendirmeye tabi tutularak kayıt altına alınacağı düzenlemesi yapılmıştır.
Yönetmelik’in 187’nci maddesinde maddi duran varlıklara ilişkin düzenlemelere yer verilmiş olup maddi duran varlıklar hakkında 2006/10970 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan Kamu İdarelerine Ait Taşınmazların Kaydına İlişkin Yönetmelik’in ilgili hükümlerinin uygulanacağı ayrıca, bağış veya hibe olarak edinilen maddi duran varlıkların varsa bilinen değeri, yoksa değerlemesi yapıldıktan sonra tespit edilen değeri ile hesaplara alınacağı belirtilmiştir.
Yapılan incelemede, 31.12.2022 tarihi itibariyle parselasyonlarda yapılan düzeltmeler sonucunda toplam 30 adet taşınmazın İdareye bağışlandığı ancak söz konusu taşınmaz kayıtlarının Emlak ve İstimlak Müdürlüğü tarafından tutulmasına karşın muhasebe kayıtlarında yer almadığı tespit edilmiştir.
Denetim tespitimiz üzerine, İdare tarafından gerekli işlemlerin yapılacağı belirtilmiştir.
Sonuç olarak, İdareye parselasyon uygulamaları gereği bağışlanan taşınmazların mevzuatında belirtildiği üzere muhasebe kayıtlarına zamanında, tam ve doğru olarak alınması ve mali tablolarda takip edilmesi gerekmektedir