ÖZET: Katı atık hizmetlerinin imtiyaz yoluyla devredilmesi sürecinde, belediyenin atık toplama, maliyet kontrolü ve hizmet kalitesini izleme konusunda yetersiz kaldığı tespit edilmiştir. 5393 sayılı Belediye Kanunu’na göre, belediyeler çevre sağlığı ve temizlik hizmetlerini yürütmekle yükümlüdür. Ancak, Bilecik Belediyeler Birliği aracılığıyla devredilen bu hizmetlerde, toplanan atık miktarları ve maliyet bilgileri üzerinde yeterli bir takip ve kontrol mekanizması oluşturulmamıştır. Yüklenici firmalar, her belediyeden toplanan katı atık verilerini aylık olarak bildirirken, bu verilerin doğruluğu ve maliyet hesaplamaları yeterince açıklanmamıştır.

Denetim raporları, yüklenici tarafından sağlanan belgelerde yalnızca tonaj ve toplam bedel bilgisi yer aldığını, ancak sistem maliyetinin hesaplanmasında gerekli detayların verilmediğini ortaya koymaktadır. Ayrıca, imtiyaz sözleşmesinde belirtilen ücretlerin mevcut mevzuata uygun olarak belirlenmesi gerektiği vurgulanmıştır. Kamu İdaresi, 2025 yılında katı atıkların belediye tarafından tartılmaya başlanacağını belirtse de, bu durumu kanıtlayacak belgeler sunmamıştır.

Sonuç olarak, belediyenin katı atık hizmetleri üzerindeki kontrol mekanizmasının güçlendirilmesi gerekmektedir. Toplanan atık miktarlarının doğruluğu, maliyetlerin şeffaflığı ve elde edilen gelirlerin sorgulanması, halkın bu hizmetlerden daha fazla maliyetle karşılaşmaması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu süreçlerin titizlikle izlenmesi, belediye bütçesinin etkin yönetimi için elzemdir.

BULGU: İmtiyaz Yoluyla Devredilen Katı Atık Hizmetlerine Yönelik Takip ve Kontrol Mekanizmasının Kurulmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Katı atık hizmetlerinin imtiyaz yoluyla gördürülmesi sürecinde, katı atıkların Belediye sınırlarından toplanıp toplanmadığının, Belediye sınırlarından toplanan katı atık miktarının ve Belediyeye fatura edilen maliyet bilgisinin doğruluğunun Belediyece takip ve kontrolünün yapılmadığı görülmüştür.

5393 sayılı Belediye Kanunu’un “Belediyenin görev ve sorumlulukları” başlıklı 14’üncü maddesinde belediyenin çevre ve çevre sağlığı, temizlik ve katı atık hizmetlerini yapacağı veya yaptıracağı; “Belediyenin yetkileri ve imtiyazları” başlıklı 15’inci maddesinde katı atıkların toplanması, taşınması, ayrıştırılması, geri kazanımı, ortadan kaldırılması ve depolanması ile ilgili bütün hizmetleri yapmak ve yaptırmak hususunda belediyenin yetki ve imtiyazının bulunduğu; aynı maddede katı atık hizmetlerinin Danıştay’ın görüşü ve Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığının kararıyla süresi kırkdokuz yılı geçmemek üzere imtiyaz yoluyla devredebileceği hüküm altına alınmıştır.

Atıksu Altyapı ve Evsel Katı Atık Bertaraf Tesisleri Tarifelerinin Belirlenmesinde Uyulacak Usul ve Esaslara İlişkin Yönetmelik’in “Evsel katı atık sistemi süreçleri” başlıklı 15’inci maddesinde toplam sistem maliyetinin hesaplanmasında esas alacağı temel bileşenlerin toplama, taşıma, aktarma, geri kazanım, bertaraf ve satış olduğu belirtilmiştir. Mezkur Yönetmelik’e dayanılarak hazırlanan Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuzda da konuyla her türlü detay verilmiştir.

Bilecik İlinde yer alan il, ilçe ve belde belediyelerince Bilecik Belediyeler Birliği kurulmuş, bu birlik marifetiyle de belediyelerin katı atık hizmetleri imtiyaz yoluyla bir firmaya devredilmiştir. Yapılan imtiyaz sözleşmesinde, toplam yatırım bedelinin finansmanından yüklenicinin sorumlu olduğu, ilave finansmana ihtiyaç olduğunda ilave finansmanın geri ödenmesinden de yüklenicinin sorumlu olduğu, bu miktarın tarife ile belirlenen hizmet bedeli kapsamında bir artış olarak kabul edilmeyeceği, katı atıkların değerlendirilmesi ile elde edilecek ürünleri müşterilerine ulaştırmak için yapılan tüm masrafların yükleniciye ait olduğu, biyogaz tesisi, enerji santrali ve kompost tesisi gibi birçok tesisin yüklenici tarafından belirlenen sürede yapılması gerektiği belirtilmiştir.

Katı atık hizmetlerini imtiyaz yoluyla devralan yüklenici, Bilecik Belediyeler Birliğine her bir belediyenin sınırlarında toplanan katı atık ile ilgili tonaj ve bedel bilgisini aylık olarak göndermektedir. Birlik ise yüklenici tarafından gönderilen bu dokümanları ilgisine göre belediyelere göndermekte ve belediyelerin ödeme yapmasını istemektedir.

Yüklenici tarafından Birliğe Birlik tarafından da belediyeye gönderilen belgeler incelenmiş; toplam sistem maliyetinin hesaplanmasında esas alınacak temel bileşenlerden olan toplama, taşıma, aktarma, geri kazanım, bertaraf ve satış hususlarında ayrıntı verilmediği sadece tonaj bilgisi ile ton başına toplam bedel bilgisi verildiği; katı atıkların toplanıp götürüldüğü entegre katı atık yönetim tesisine belediyelerin uzaklığı minimum ve maksimum 11 – 90 km olarak değişmesine rağmen tüm belediyelere ton başına aynı bedelin yansıtıldığı; toplam sistem maliyetinin tüm unsurlarına yönelik maliyet bilgisi temin edilmeden, bildirilen miktar ve birim bedelin olduğu gibi kabul edildiği görülmüştür. Kaldı ki imtiyaz sözleşmesinde de ücretlerin mevcut mevzuat çerçevesinde belirlenmesi gerektiği ifade edilmiştir. Mevcut mevzuat olan anılan Yönetmelik ve bu Yönetmelik’e dayanılarak hazırlanan Evsel Katı Atık Tarifelerinin Belirlenmesine Yönelik Kılavuz, ücretlerin belirlenmesinde belirleyici olmalıdır. İlgili Kılavuzda, toplam sistem maliyetinin belirlenmesi, sonrasında ise kompost ve enerji satış gelirlerinin düşülerek net sistem maliyeti üzerinden tarife belirlenmesi gerektiği örneklendirilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, denetim tespiti üzerine 2025 yılında katı atıkların Belediye tarafından da tartılmaya başlandığı, fişler ile faturaların karşılaştırıldığı ifade edilerek bulguya iştirak edilmiş olsa da kanıtlayıcı belge sunulmamıştır. Ayrıca katı atıkların toplanması taşınması ve bertarafı hizmetlerinin takip ve kontrolünün sağlanmasına yönelik diğer konulara ilişkin açıklama yapılmamıştır.

Sonuç olarak, Belediye sınırlarından toplanan katı atık miktarının, yüklenicinin bildirmiş olduğu miktar ile gerçekten uyumlu olup olmadığının; ton başına bildirilen bedelin toplama taşıma, bertaraf maliyetinin ne kadar üzerinde olduğunun; imtiyaz sözleşmesi gereği 2024 yılında çoktan yapılmış olması gereken tesislerden kompost veya enerji satışının olup olmadığının var ise elde edilen gelirin belediyece sorgulanması ve Belediye için önemli bir gider kalemi olan bu hizmetlere yönelik sürecin titizlikle takip edilmesi gerekmektedir. Belediyenin bu konuda katlanmış olduğu tüm giderlerin Belediyenin sınırlarında ikamet edenlere yansıtılacağı değerlendirilerek, halkın olması gerekenden yüksek bir bedel ile muhatap olmasının önüne geçilmesi sağlanmalıdır.