ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, indirimli emlak vergisi avantajından yararlanan bazı mükelleflerin aktif sigortalılık durumlarını ve sosyal güvenlik destekleme primine tabi çalışmalarını ortaya koymuştur. Bu mükelleflerin, indirimden yararlanma şartlarının düzenli olarak kontrol edilmediği ve etkin bir takip mekanizmasının bulunmadığı tespit edilmiştir. 1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nda, belirli şartlar altında vergi oranlarının sıfıra kadar indirilebileceği belirtilmiş, bu durumun uygulanmasına dair çeşitli Bakanlar Kurulu Kararları çıkarılmıştır.

Yayımlanan Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliğleri, indirimli vergi oranından yararlanmak isteyen mükelleflerin gelir durumlarını ve mükellefiyetlerini bildirmeleri gerektiğini vurgulamaktadır. Özellikle, sosyal güvenlik kurumlarından emekli olanların, başka gelirleri bulunması durumunda indirimli vergi oranından faydalanamayacakları ifade edilmiştir. Ayrıca, mükelleflerin beyan ettikleri bilgilerin teyidi için ilgili kurum ve kuruluşlardan veri alınması gerektiği belirtilmiştir.

Denetim sonuçlarına göre, 154 mükellefin aktif sigortalılıkları veya sosyal güvenlik destekleme primine tabi çalışmaları olduğu tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu durumun farkında olduğunu ve gerekli revizyonların yapılacağını bildirmiştir. Sonuç olarak, indirimli emlak vergisi hakkından yararlanan mükelleflerin gelir elde etmediğine dair kontrollerin yapılması ve gelir beyanında bulunmayanlardan verginin cezalı olarak tahsil edilmesi gerektiği vurgulanmaktadır.

BULGU: İndirimli Emlak Vergisinden Yararlanan Aktif Sigortalı Mükelleflerin Bulunması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

İndirimli emlak vergisi hükümlerinden yararlanan bazı mükelleflerin aktif sigortalılıklarının ya da sosyal güvenlik destekleme primine tabi çalışmalarının bulunduğu, söz konusu indirimden yararlanan mükelleflerin bu haktan yararlanma şartlarının İdare tarafından düzenli kontrol edilmediği ve bu kontrollerin etkin yapılmasına yönelik bir takip mekanizmasının bulunmadığı görülmüştür.

1319 sayılı Emlak Vergisi Kanunu’nun birinci kısmının ikinci bölümünde muafiyet ve istisna hükümlerine yer verilmiştir. Bu bölümde yer alan daimi ve geçici muafiyetlerin dışında Kanun’un “Nispet” başlıklı 8’inci maddesinde; “Cumhurbaşkanı, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, engellilerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m2‘yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.” ifadesine yer verilerek belli şart ve durumda olanlar için vergi oranlarının Cumhurbaşkanının (eskiden BKK) kararı ile sıfıra kadar indirilebileceği düzenlenmiştir.

Anılan hükmün verdiği yetkiye dayanılarak muhtelif tarihlerde çıkarılan Bakanlar Kurulu Kararları ile 1999-2006 yılları için, 2006/11450 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile de 2007 ve müteakip yıllar için yukarıda bahsedilen durumlarda bina vergisi oranının sıfır olarak uygulanacağı belirlenmiştir.

Konu hakkında yayımlanan 38 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde hiçbir geliri olmadığını beyan eden mükelleflerin, indirimli vergi oranından yararlanabilmeleri için, hizmet karşılığı elde edilen ücret geliri, ticari, sınai ve mesleki faaliyet geliri, tarımsal faaliyet geliri, menkul ve gayrimenkul geliri, faiz ve temettü geliri veya benzeri türde bir gelirinin olmaması gerektiği belirtilmiş, mükelleflerin daha sonradan yukarıda belirtilen türden bir gelir elde etmeleri veya ikinci bir mesken binasına sahip olmaları halinde bu durumun belediyeye bildirilmesi zorunlu tutulmuştur.

Aynı şekilde mezkûr Tebliğ’de sosyal güvenlik kurumlarından emekli, dul, yetim, ölüm ve malûliyet aylığı alanların, bu aylıkları dışında başka gelirlerinin bulunması halinde, bunlara ait meskene indirimli vergi oranının uygulanmayacağı hüküm altına alınmıştır.

57 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nde emlâk vergisi işlemlerinde mükellefler tarafından bildirilen hususların teyidinin, mükelleflerden belge istenmeden ilgili kurum ve kuruluşlardan yapılması gerektiği, bu bağlamda belediyelerce, mükelleflere ait kimlik bilgilerinin İçişleri Bakanlığı Kimlik Paylaşım Sistemi, tapu kayıtlarının Tapu ve Kadastro Bilgi Sisteminden alınabileceği, mükelleflerin şehit, gazi, dul, yetim ve emekli olduklarına ilişkin bilgilerin ise Sosyal Güvenlik Kurumu Başkanlığından elektronik ortamda sağlanacağı belirtilmiş, gerek duyulması halinde bildirimlerin kontrolü amacıyla bildirime konu taşınmazlarda yoklama ve tespit yapılabileceği düzenlenmiştir.

Konu hakkında yayımlanan bir başka Genel Tebliğ olan 44 seri no.lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği’nin “II- Hiçbir Geliri Olmadığını Beyan Eden Mükelleflerin Geliri Veya İkinci Bir Meskeni Bulunduğunun Tespit Edilmesi Halinde Yapılacak İşlemler” başlıklı bölümünde; indirimli vergi oranından yararlanma şartlarını taşımadığı halde, gerçek dışı taahhütte bulunmak suretiyle indirimli vergi oranından yararlanan mükellefler ile durumunda meydana gelen değişikliği bildirmeyen mükelleflerden alınması gereken verginin cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte alınacağı açıklanmıştır.

Yukarıda yer alan mevzuat hükümleri doğrultusunda indirimli emlak vergisi mükelleflerine yönelik yapılan incelemede, SGK İl Müdürlüğünden edinilen bilgilere göre bahsi geçen mükelleflerin 154’ünün aktif sigortalılıklarının veya sosyal güvenlik destekleme primine tabi çalışmalarının bulunduğu görülmüştür.

Kamu İdaresi tarafından verilen cevapta, bulgu konusu hususa iştirak edilmiş olup 154 kişinin işlemlerinin revize edilerek vergi ihbarname sürecinin başlatıldığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, indirimli emlak vergisi hakkından yararlanan kişilerin, aktif sigortalı olarak veya sosyal güvenlik destekleme primine tabi olarak çalışmak suretiyle herhangi bir gelir elde etmediğine ilişkin kontrollerin idare tarafından yapılması, gelir elde ettiği halde indirimli emlak vergisinden yararlanan mükelleflerden verginin cezalı olarak ve gecikme faizi ile birlikte tahsil edilmesi gerekmektedir.