ÖZET: 2024 yılı Sayıştay denetim raporları, Büyükşehir Belediyesi’nde iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından belirlenen riskler ve uygunsuzluklarla ilgili daire başkanlıklarının gerekli önlemleri zamanında almadığını ortaya koymaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerlerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması için işveren ve çalışanların sorumluluklarını belirlemektedir. İşverenler, çalışanların güvenliğini sağlamakla yükümlü olup, bu kapsamda alınan tedbirlerin izlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi gerekmektedir.

2024 yılına ait risk değerlendirme raporları incelendiğinde, yalnızca birkaç daire başkanlığının riskli alanlarla ilgili tedbir alındığı, diğerlerinin ise geri dönüş yapmadığı görülmektedir. İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü, işyerindeki tehlikeleri belirleyerek risk analizleri yapmaktadır. Ancak, bu raporlar doğrultusunda gerekli önlemlerin alınmadığı anlaşılmaktadır.

Ayrıca, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından hazırlanan 90 saha denetim raporunun yalnızca 6’sına yanıt verilmiş, 84 rapor ise cevapsız kalmıştır. Bu durum, ilgili daire başkanlıklarının tespit edilen riskler konusunda yeterli aksiyon almadığını göstermektedir. Dolayısıyla, iş sağlığı ve güvenliği açısından potansiyel risklerin önlenmesi için kurumsal düzeyde süreçlerin hızlandırılması elzemdir.

BULGU: İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Tehlike Oluşturan Hususlarla İlgili Gerekli Önlemlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tespit edilen risk ve uygunsuzluklarla ilgili, daire başkanlıklarının tedbir alma yönündeki işlemlerinin zamanında yapılmadığı görülmüştür.

6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun amacı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.

Kanun’un 3’üncü maddesi birinci fıkrası (ğ) bendinde “işveren, çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder” denilmektedir.

Aynı Kanun’un “İşverenin Genel Yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında “işveren çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.” denilmekte olup, bu kapsamda işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmesi, denetlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesinin sağlanması, riskli alanlarla ilgili değerlendirme yapması veya yaptırması gibi görevlere yer verilmiştir.

29.12.2012 tarihli ve 28512 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü tarafından risk değerlendirmeleri yapılmaktadır.

Konu ile ilgili yapılan incelemede, 2024 yılında düzenlenen risk değerlendirme raporları içerisinde yer alan riskli alanlarla ilgili sorumlu birimlerin tedbir alıp almadıkları incelenmiştir. Buna göre risk değerlendirme raporlarına birkaç daire başkanlığı dışında ilgili dairelerin geri dönüş yapmadığı, dolayısıyla tespit edilen riskli alanlarla ilgili tedbirlerin alınmadığı görülmüştür.

Diğer taraftan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından sahada yapılan incelemelerde saha denetim raporları düzenlenmektedir. Bu raporlarda iş sağlığı ve güvenliği açısından tespit edilen uygunsuzluklara yer verilmekte olup, gereğinin yapılması için ilgili dairelere bildirim yapılmaktadır. Buna göre 2024 yılında toplam 90 adet saha denetim raporu hazırlanmış olup bunlar ilgili daire başkanlıklarına gönderilmiştir. Bunlardan 6’sına geri dönüş yapılarak tedbirler alınmış olup 84’üne ise herhangi bir cevap verilmemiştir. Bu anlamda değerlendirme yapıldığında, iş sağlığı ve güvenliği uzmanlarınca tespit edilen riskler ve uygunsuzluklar konusunda ilgili daire başkanlıklarının genel olarak aksiyon almadıkları görülmektedir.

Bu bakımdan iş sağlığı ve güvenliği açısından potansiyel riskleri beraberinde getiren konu ile ilgili kurumsal düzeyde tedbirlerin alınmasına yönelik ilgili daire başkanlıkları tarafından süreçlerin hızlandırılması gerekmektedir.