|
ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları, iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından belirlenen riskler ve uygunsuzluklar konusunda Daire Başkanlıklarının gerekli önlemleri almadığını ortaya koymaktadır. 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu, işyerlerinde sağlık ve güvenliğin sağlanması için işverenlerin ve çalışanların görevlerini belirlemekte, işverenin çalışanların güvenliğini sağlama yükümlülüğünü vurgulamaktadır. Bu kapsamda, iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerinin izlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesi için ASAT bünyesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü faaliyet göstermektedir.
İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü, işyerlerinde mevcut tehlikelerin belirlenmesi ve risk değerlendirmeleri yaparak ilgili daire başkanlıklarına raporlar sunmaktadır. Ancak, 2024 yılına ait risk değerlendirme raporları incelendiğinde, sorumlu birimlerin bu raporlara yanıt vermediği ve tedbir almadığı gözlemlenmiştir. Ayrıca, saha denetimleri sırasında tespit edilen uygunsuzluklar da ilgili dairelere bildirilmekte, ancak bu bildirimlere yönelik herhangi bir geri dönüş sağlanmamaktadır. Kamu idaresi, tespit edilen sorunlarla ilgili gerekli işlemlerin yapılacağını belirtmiştir. Bu durum, iş sağlığı ve güvenliği açısından potansiyel risklerin önlenmesi için kurumsal düzeyde tedbirlerin hızlandırılması gerektiğini göstermektedir. |
BULGU: İş Sağlığı ve Güvenliği Açısından Tehlike Oluşturan Hususlarla İlgili Gerekli Önlemlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından tespit edilen risk ve uygunsuzluklarla ilgili, Daire Başkanlıklarının tedbir alma yönünde işlem yapmadıkları görülmüştür.
6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun amacı, işyerlerinde iş sağlığı ve güvenliğinin sağlanması ve mevcut sağlık ve güvenlik şartlarının iyileştirilmesi için işveren ve çalışanların görev, yetki, sorumluluk, hak ve yükümlülüklerini düzenlemektir.
Kanun’un 3’üncü maddesi birinci fıkrası (ğ) bendinde “işveren, çalışan istihdam eden gerçek veya tüzel kişi yahut tüzel kişiliği olmayan kurum ve kuruluşları ifade eder” denilmektedir. Aynı Kanun’un “İşverenin Genel Yükümlülüğü” başlıklı 4’üncü maddesinin birinci fıkrasında “işveren çalışanların işle ilgili sağlık ve güvenliğini sağlamakla yükümlüdür.” denilmekte olup, bu kapsamda işyerinde alınan iş sağlığı ve güvenliği tedbirlerine uyulup uyulmadığının izlenmesi, denetlenmesi ve uygunsuzlukların giderilmesinin sağlanması, riskli alanlarla ilgili değerlendirme yapması veya yaptırması gibi görevlere yer verilmiştir.
Bu tür denetimlerin yapılması ve uygunsuzlukların giderilmesi adına ASAT bünyesinde İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü bulunmakta olup, söz konusu birimde iş sağlığı ve güvenliği uzmanları görev yapmaktadır.
29.12.2012 tarih ve 28512 sayılı Resmî Gazete ‘de yayımlanan İş Sağlığı ve Güvenliği Risk Değerlendirmesi Yönetmeliği’ne göre işyerinde var olan ya da dışarıdan gelebilecek tehlikelerin belirlenmesi, bu tehlikelerin riske dönüşmesine yol açan faktörler ile tehlikelerden kaynaklanan risklerin analiz edilerek derecelendirilmesi ve kontrol tedbirlerinin kararlaştırılması amacıyla İş Sağlığı ve Güvenliği Şube Müdürlüğü tarafından risk değerlendirmeleri yapılmaktadır. Bu kapsamda hazırlanan raporlar, riskin ilgili olduğu daire başkanlığına üst yazı ile bildirilerek gerekli tedbirlerin alınması istenmektedir.
Konu ile ilgili yapılan incelemede, 2024 yılında düzenlenen risk değerlendirme raporları içerisinde yer alan riskli alanlarla ilgili sorumlu birimlerin tedbir alıp almadıkları incelenmiştir. İlgili daire başkanlıklarınca yazılan raporlara herhangi bir geri dönüş yapılmamıştır.
Diğer taraftan iş sağlığı ve güvenliği uzmanları tarafından sahada yapılan incelemelerde saha denetim raporları düzenlenmektedir. Bu raporlarda iş sağlığı ve güvenliği açısından tespit edilen uygunsuzluklara yer verilmekte olup, gereğinin yapılması için ilgili dairelere bildirim yapılmaktadır.
Kamu idaresi cevabında, bulguda tespit edilen hususlara ilişkin olarak gerekli işlemin yapılacağı belirtilmiştir.
Bu bakımdan iş sağlığı ve güvenliği açısından potansiyel riskleri beraberinde getiren konu ile ilgili kurumsal düzeyde tedbirlerin alınmasına yönelik süreçlerin hızlandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.