ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmaması, 2023 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Üniversite, işçilerin yıllık izinlerini zamanında vermediği için, bu izinlerin birikmesi ve işçilerin emeklilikte ya da iş sözleşmelerinin sona ermesinde bu izinlerin ücretini talep etmeleri sonucunda ek mali yükümlülükler altına girmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri, işçilerin yıllık izin haklarının korunmasını ve düzenli bir şekilde kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır.

Yıllık izinlerin kullanılmaması, işverenler için idari para cezası riskini artırmakta ve biriken izinlerin ücrete dönüşmesi durumunda yüksek maliyetler doğurmaktadır. İşçilerin, yıllık izinlerini kullanmak yerine son ücretleri üzerinden karşılık almayı tercih etmeleri, bu durumu daha da karmaşık hale getirmektedir. Bu bağlamda, işverenlerin yıllık izinlerin düzenli olarak kullandırılması için gerekli tedbirleri alması büyük önem taşımaktadır.

Yapılan incelemeler sonucunda, Üniversite bünyesinde çalışan 463 işçinin toplamda 12.154 gün kullanılmamış yıllık izne sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, işçilerin haklarının ihlal edildiğini ve idarelerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmediğini göstermektedir. Kamu İdaresi, bu bulgular ışığında gerekli çalışmaların başlatıldığını belirtmiştir.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tebirlerin Alınmaması

2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi

Üniversite tarafından işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmaması nedeniyle yıllık izinlerinin biriktiği ve söz konusu kişilerin yıllık izinlerini kullanmak yerine emekli olduklarında son ücretleri üzerinden karşılığını almayı tercih etmeleri sonucu İdareye ek mali külfet oluşturulduğu görülmüştür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık iznin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikte gösterileceği belirtilmiştir.
03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de, yıllık izinlerin kullanımı konusunda Kanun’a paralel bir düzenleme yapılmıştır. Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde, bu izne ait ücreti ödemeyen, izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren/işveren vekiline, bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2023 yılında 1.683,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda belirtilen yasal düzenlemeye göre, işçiler yıllık izin haklarından feragat edemezler.
İdarelerin de düzenli olarak yıllık izinleri kullandırmaları gerekmektedir. İşçilerin emekli olmaları halinde veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuatı gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmektedir. Kullanılmayan yıllık izinlerin karşılığı olarak yapılacak ödeme en son ücreti üzerinden olacağı için, işçiye yüksek miktarda ücret ödemesi yapılacaktır. Bu uygulama da işçilerin yıllık izinlerini kullanmak yerine son ücretleri üzerinden karşılığını almayı tercih etmelerine neden olmaktadır. Ancak belirtilen uygulama, idarelerin daha fazla mali külfet yüklenmeleri anlamına gelmektedir: Zira, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda, idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ödeyebilecek; ayrıca, biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi halinde idareler açısından yüksek miktarda ödeme yapma söz konusu olacaktır.
Kamu İdaresi tarafından bulguda yer alan tespitlere katılınmış olup, konuya ilişkin çalışmaların başladığı bilgisi verilmiştir.
Sonuç olarak Üniversitenin personel işlemlerinin incelenmesi neticesinde; işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığı ve bu nedenle de Üniversite bünyesinde çalışan 463 işçinin toplam 12.154 gün kullanılmamış yıllık izni bulunduğu tespit edilmiştir.