BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite

Üniversitenin çeşitli birimlerinde kadrosu olan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında ve yeterli olarak kullandırılmadığı, iş akitlerinin herhangi bir sebeple sona ermesinden sonra izin haklarının ekonomik değere dönüştürülecek şekilde biriktirildiği görülmüştür.

Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde “dinlenmek çalışanların hakkıdır” ifadesine yer verildikten sonra, yıllık izin hakkı ile hafta tatili ve bayram tatili hakları ayrıca vurgulanmış olduğundan Anayasal bir hak olan dinlenme hakkından vazgeçilemez. Ayrıca yasal zorunluluğun ötesinde; çalışanları yorgunluk ve onun beraberinde getireceği dikkatsizlik sonucu uğrayabilecekleri iş kazalarından korumak, işçinin bedensel ve ruhsal olarak iyiliğinin devamını sağlamak, iş tatminini artırmak, işçinin sosyal yaşama katılımını sağlamak, iş veriminin azalmasına engel olmak, işin kalitesinin düşmesini önlemek vb. birçok nedenle işçinin yıllık izin, hafta tatili, bayram tatili haklarını ve gün içinde ara dinlenmelerini tam olarak kullanabilmesi gereklidir.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53, 56, 57 ve 58’inci maddeleri gereğince işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de dahil olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Kanun’un “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesine göre yıllık ücretli izinden vazgeçilemez ve “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesine göre bu iznin Kanun’da gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur.

Denetimlerde, 2024 yılı sonu itibarıyla sayıları dört yüze yaklaşan işçinin yüz otuz kadarının 30 gün ve daha fazla sayıda yıllık ücretli izin biriktirdiği tespit edilmiştir. Yaklaşık yüz-yüz yirmi güne kadar izni birikmiş işçiler olduğu göz önüne alındığında ortalama en az 34 yıllık kullanılmayan izinlerin olduğu anlaşılmaktadır.

Hukukî anlamda çalışanların çalışma hayatından kaynaklanan yorgunluğu atabilmek, sağlıklarını koruyabilmek için ihtiyaç duydukları bir hak olan dinlenme hakkı, kullanılmadığı takdirde, işçinin ruhsal ve bedensel açıdan yorulması ve çalışma verimini düşürmesinin yanı sıra, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretler, herhangi bir nedenle iş akdinin sona ermesi durumunda sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kurumun aleyhine de ek mali külfet doğurmaktadır. Bugünkü ücretler üzerinden hesaplandığında, kullanılmayan yıllık ücretli izinlerin 2024 yılı sonu itibarıyla karşılığı yaklaşık olarak 11 milyon TL civarındadır.

Diğer yandan Cumhurbaşkanlığı’nın 30 Haziran 2021 ve 17 Mayıs 2024 tarihinde kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amacıyla yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgelerinde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin yürütülen hizmetlerde aksamaya neden olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, birikmiş izinlerin kullandırılması için tüm birimlere yazı yazıldığı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak; yukarda açıklanan gerekçelerle hem işçinin dinlenme hakkının bir gereği olarak ve aynı zamanda İdareye ek mali bir külfet getirmemesi için, işçilere yıllık ücretli izinlerinin hak ettikleri yılda kullandırılması ve Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgelerinde de öngörüldüğü üzere, geçmiş yıllardan kalan izinlerin de daha fazla biriktirilmeden, yüksek miktarda izin hakkı olanlara öncelik verilerek belli bir plan dâhilinde kullandırılması gerekmektedir.


ÖZET: 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’na göre, üniversitede kadrosu olan işçilerin yıllık ücretli izinleri zamanında kullandırılmamış ve birikmiştir. Anayasa ve 4857 sayılı İş Kanunu gereğince, dinlenme hakkı vazgeçilemez bir hak olup, işçilerin yıllık izinlerini kullanmaları zorunludur. Denetimlerde, 400 işçiden 130’unun 30 gün ve üzeri izin biriktirdiği, kullanılmayan izinlerin toplam maliyetinin yaklaşık 11 milyon TL olduğu tespit edilmiştir. İşçilerin izin haklarının zamanında kullandırılması, hem çalışanların sağlığı hem de idarenin mali yükümlülükleri açısından önem arz etmektedir.