|
ÖZET: Düzce Belediyesi’nde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmadığı, bu durumun işçilerin birikmiş izin sürelerini artırdığı ve emeklilikte ek mali yük oluşturduğu tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkını güvence altına alırken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin verilmesi ve kullanımına dair düzenlemeler içermektedir. İşverenlerin, işçilerin yıllık izinlerini belirli süreler içinde vermesi zorunludur ve bu haklardan feragat edilemez.
4857 sayılı Kanun’un ilgili maddeleri, yıllık izinlerin bölünemeyeceğini ve iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan izin ücretlerinin ödenmesi gerektiğini belirtmektedir. Ayrıca, işverenlerin izinlerin kullanımıyla ilgili belirli usul ve esaslara uyması gerekmektedir. İşçilerin yıllık izin haklarının ihlal edilmesi durumunda, işverenlere idari para cezası uygulanacağı da hüküm altına alınmıştır. Yapılan denetimlerde, 31 Aralık 2024 itibarıyla 351 işçinin 30 ile 132 gün arasında birikmiş yıllık izne sahip olduğu belirlenmiştir. Şirket, bu izinlerin hizmette aksama yaratmadan ve en fazla üç yıl içinde kullandırılması için gerekli adımları atacağını bildirmiştir. Bu bağlamda, işçilerin geçmiş yıllara ait birikmiş izinlerinin zamanında kullandırılması, hem işçi haklarının korunması hem de şirketin mali yükümlülüklerinin azaltılması açısından önemlidir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket personeli olarak Düzce Belediyesinde çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında ve düzenli olarak kullandırılmadığı, bu nedenle işçilerin birikmiş yıllık izin sürelerinin yıllar itibarıyla arttığı ve işçiler emekli olduklarında müteselsil sorumlu olarak Şirket tarafından ödenen yıllık izin ücretlerinin Şirkete ek mali külfet getirdiği görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu, ücretli hafta ve bayram tatili ile ücretli yıllık izin haklarının ve şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır. Anayasa’nın bu hükmü gereği dinlenme hakkına ilişkin düzenlemeler 4857 sayılı İş Kanunu’nda yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un;
“Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde, işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği,
“Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde, yıllık ücretli iznin işveren tarafından bölünemeyeceği, bu iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, ancak tarafların anlaşması halinde izin sürelerinin bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler halinde kullanılabileceği,
“Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde, iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sonra erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği,
“İzinlere ilişkin düzenlemeler” başlıklı 60’ıncı maddesinde, yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağının, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceğinin veya sıraya bağlı tutulacağının, yıllık iznin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirlerin ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şeklinin Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelikle gösterileceği,
“Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya 59’uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60’ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için 2.666 TL idari para cezası verileceği,
ifade edilmiştir.
4857 sayılı Kanun’un 60’ıncı maddesindeki hükme istinaden, Kanun’un 53’üncü maddesi uyarınca işverenlerce verilecek yıllık ücretli izinlerin usul ve esaslarını belirleyen Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği 03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiş, Yönetmelik’te yıllık ücretli iznin kazanılması ve kullanımına ilişkin düzenlemeler yapılmıştır.
Ayrıca; Yargıtay Dokuzuncu Hukuk Dairesinin bir kararında da “4857 sayılı İş Kanununun 2 nci maddesinin yedinci fıkrasının son cümlesi uyarınca asıl işveren, alt işverenin işçilerine karşı o işyeri ile ilgili olarak bu kanundan, iş sözleşmesinden veya alt işverenin taraf olduğu toplu iş sözleşmesinden doğan yükümlülüklerden alt işveren ile birlikte sorumludur. Bu düzenleme, asıl işverenin sorumluluğunun genişletilmesi olarak değerlendirilmelidir. Bu durumda, ihbar, kıdem, kötü niyet ve işe iade sonucu işe başlatmama tazminatları ile ücret, fazla çalışma, hafta tatili, bayram ve genel tatili, yıllık izin, ikramiye, prim, yemek yardımı, yol yardımı gibi tüm işçilik haklarından birlikte sorumluluk esastır. Kanunun kullandığı, “birlikte sorumluluk” deyiminden tam teselsülün, dolayısıyla müşterek ve müteselsil sorumluluğun anlaşılması gerekir.” denilmektedir.
Cumhurbaşkanlığınca çıkarılan 30.06.2021 tarihli ve 31527 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 sayılı Genelge ile 17.05.2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Genelge’de 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı ifade edilmiştir.
Yukarıda söz edilen Anayasa, İş Kanunu ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği hükümleri çerçevesinde dinlenme hakkının Anayasal bir hak olduğu ve bu hakkın gereği olarak işverenlerce çalışanlara yıllık ücretli izin kullandırılmasının gerektiği açıktır. Diğer taraftan, işçiler tarafından yıllık ücretli izin hakkından feragat edilmesi mümkün değildir. İşçilerin hak ettikleri yıllık ücretli izinlerinin kullandırılmaması halinde işverenlere idari para cezası uygulanacağı da hüküm altına alınmıştır. Bununla birlikte işçilerin yıl içerisinde kazandıkları yıllık ücretli izin haklarının ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı, geçmiş yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgelerinde belirtilmiştir.
Yapılan incelemelerde, 31.12.2024 tarihi itibarıyla 30-132 gün arası birikmiş yıllık izni bulunan 351 işçi olduğu tespit edilmiştir.
Şirket cevabında söz konusu işçilerin birikmiş yıllık ücretli izinlerinin hizmette aksamaya sebep olmayacak şekilde ve azami üç yıl içerisinde kullandırılması hususunda Belediye nezdinde gerekli girişimlerin başlatıldığını belirtmiş ve bulguya iştirak etmiştir.
Şirkete ek mali külfet yüklememesi amacıyla İş Kanunu kapsamında çalıştırılan işçilerin geçmişten gelen birikmiş yıllık ücretli izinlerinin hizmette aksamaya sebep olmayacak şekilde ve azami üç yıl içerisinde kullandırılması hususunda Belediye nezdinde gerekli girişimlerde bulunulması gerekmektedir.