|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izin haklarının mevzuata uygun bir biçimde kullandırılmadığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50. maddesi, dinlenmenin bir hak olduğunu ve bu hakkın yasal düzenlemelerle korunacağını belirtmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri, işçilerin yıllık izin haklarının verilmesi, kullanılması ve bu hakların kaybedilmesi durumunda ödenecek ücretlerle ilgili hükümler içermektedir. İşverenlerin, işçilerin yıllık izinlerini düzenli bir şekilde kullandırması zorunludur; aksi takdirde idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusudur.
Denetim sonuçlarına göre, 31 Aralık 2024 itibarıyla 5.231 işçinin toplam 122.642 gün kullanılmamış yıllık izni bulunmaktadır. Bu işçilerden 1.338’inin izin süresi 30 günden fazladır ve bazıları 200 günden fazla izin kullanmamıştır. Yıllık izin haklarından feragat edilmesi mümkün değildir; bu nedenle işverenlerin, çalışanların anayasal haklarını ihlal etmemek adına gerekli tedbirleri alması gerekmektedir. Kamu idaresi, yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili planlamaların yapıldığını ve uygulamanın titizlikle takip edileceğini bildirmiştir. Bu bağlamda, yasal çerçevede izinlerin kullandırılması, hem hukuki yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de ek mali yükümlülüklerin önlenmesi açısından önem taşımaktadır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirket yönetimi tarafından işçilerin yıllık izin haklarının mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığı görülmüştür.
Türkiye Cumhuriyeti Anayasası’nın 50’nci maddesinde, dinlenmenin çalışanların bir hakkı olduğu ve bu hakların kullanımının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde, işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yılık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterileceği belirtilmiştir.
03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de Kanun’a paralel bir şekilde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
Ayrıca 4857 sayılı Kanun’un “Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde, 59’uncu madde gereğince hak edilmiş izni kullanmadan iş akdinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60’ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izni kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 Yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
“Dinlenme” bir hak olarak Anayasamızda yer almakta, İş Kanunu da bu haktan vazgeçilemeyeceğini hüküm altına almaktadır. İş Kanunu’nun 59’uncu maddesinde yer alan iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretinin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceğine dair hüküm, yıllık iznin kullanılıp kullanılmamasına ilişkin bir esneklik olarak değil, izin kullanılamadan iş akdinin feshedilmiş olması gibi zaruri durumlarda işçinin mağduriyetinin önlenmesine yönelik olarak düzenlenmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işçilerin emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmektedir. Yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden olacağı için çok yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda Şirket, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan inceleme sonucunda Şirket bünyesinde 31.12.2024 tarihi itibariyle çalışan ve izin hakkı bulunan 5.231 işçinin toplam 122.642 gün kullanılmamış yıllık izni bulunduğu; bu işçilerden 1.338’inin kullanılmamış yıllık izninin 30 gün üzerinde olduğu ve bazı işçilerin 329, 305, 297, 263, 247 gün kullanmadıkları izinlerinin olduğu tespit edilmiştir.
Sözü edilen düzenlemeler uyarınca, işçi yıllık izin hakkından feragat edilmesi mümkün değildir. İşveren olarak şirket yönetimine düşen görev, çalışanların anayasal haklarının kendi rızalarıyla bile olsa ihlaline yol açan bu uygulamaya izin vermemek olduğundan, yıllık izinlerin Kanun’un öngördüğü şekilde kullanılmasını sağlamaktır.
Kamu idaresi cevabında, yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak planlama ve çalışmaların yapıldığı, uygulamanın titizlikle takip edileceği ifade edilmiştir.
Bu itibarla, hem mevzuata uygun işlem tesisinin sağlanması hem de ek mali külfetlerin ortaya çıkmasının engellenmesi amacıyla yıllık izinlerin mevzuat çerçevesinde kullandırılması gerekmektedir.