ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Yapılan incelemeler sonucunda, belediye şirketinde çalışan işçilerin birikmiş yıllık izin sürelerinin yüksek miktarlara ulaştığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel haklarından biri olduğunu belirtirken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin düzenli olarak kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır. İşverenlerin bu yükümlülüğe uymaması durumunda, idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusu olmaktadır.

İncelemelerde, 1792 işçiden 718’inin 100 ile 200 gün arasında, 8’inin ise 200 günden fazla birikmiş izin süresine sahip olduğu belirlenmiştir. 31 Aralık 2024 itibarıyla 816 işçinin toplamda 100.220 gün birikmiş yıllık izni bulunmakta ve bu durumun şirkete maliyeti yaklaşık 125.020.441,20 TL olarak hesaplanmaktadır. Şirket, bu durumu düzeltmek amacıyla ilgili birimlerle iletişim kurulduğunu ifade etmiştir.

Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir. Bu uygulama, hem çalışanların haklarının korunması hem de şirketin mali yükümlülüklerinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

Şirket personel işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; Şirkette çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle yüksek miktarda birikmiş yıllık izin süresi bulunan kişilerin olduğu tespit edilmiştir.

Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde şartları taşıyan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve bu izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlere ilişkin çeşitli hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmış, bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya yukarıda belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelerde de; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu ise söz konusu işçiye yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemelerde Şirkette görev yapan 1792 işçiden 718’inin 100 ile 200 gün arasında 8′ inin ise 200 günden fazla kullanmadığı birikmiş izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. 31.12.2024 tarihi itibarıyla 816 işçinin toplam 100220 gün birikmiş yıllık izni bulunmakta olup kullanılmayan bu yıllık izinlerin 2024 yılı ücret tutarları ile Şirkete maliyeti yaklaşık olarak 125.020.441,20 TL’dir.

Şirket cevabında, bulguda belirtilen hususlara yönelik düzeltici işlemlerin yerine getirilmesi amacıyla ilgili birimlerle yazışmaların yapıldığı belirtilmiştir.

Sonuç olarak, Şirkette çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Şirkete ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.