|
ÖZET: İşçilerin birikmiş yıllık ücretli izinlerinin kanuna uygun bir şekilde kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Yapılan incelemeler, belediye personelinin yıllık izinlerini zamanında kullanmadığını ve bu durumun sonucunda yüksek miktarda birikmiş izin süreleri olduğunu göstermektedir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkını güvence altına alırken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri de işçilerin yıllık izin haklarını korumaktadır. İşverenlerin, izinleri kullandırmama durumunda idari para cezası ile karşılaşabileceği belirtilmiştir.
Belediyede çalışan 54 işçiden 8’inin 200 günden fazla, 28’inin 100 günden fazla birikmiş izin süresi bulunmaktadır. Toplamda 2.987 gün birikmiş yıllık izin, kurum için yaklaşık 2.389.000 TL maliyet oluşturmaktadır. Kamu İdaresi, hizmet sürekliliği nedeniyle izin kullanımlarının kısıtlı olduğunu ifade etse de, yasal düzenlemelere göre işverenin izinleri zamanında kullandırma yükümlülüğü bulunmaktadır. Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, birikmeden ve zamanında kullandırılması, hem çalışanların haklarının korunması hem de kurumun mali yükümlülüklerinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kurum personel işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle yüksek miktarda birikmiş yıllık izin süresi bulunan kişilerin olduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde şartları taşıyan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve bu izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlere ilişkin çeşitli hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmış, bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya yukarıda belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelerde de; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu ise söz konusu işçiye yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede, Belediyede kadrolu işçi pozisyonunda çalışan 54 personel olduğu ve bu 54 personelin; 8’inin (işçilerin %15’inin) 200 günün üzerinde, 28’inin (işçilerin %52’sinin) 100 günün üzerinde, 13’ünün (işçilerin %24’ünün) 50 günün üzerinde ve geriye kalan 5’inin ise (işçilerin %9’unun) 50 günün altında yıllık ücretli izin hakkı olduğu tespit edilmiştir. 31.12.2024 tarihi itibarıyla 54 işçinin toplam 2.987 gün birikmiş yıllık izni bulunmakta olup kullanılmayan bu yıllık izinlerin 2024 yılı ücret tutarları ile Kuruma maliyeti yaklaşık olarak 2.389.000 TL’dir.
Kamu İdaresi cevabında, kamu hizmetlerinin sürekliliğinin sağlanması ve personelin hizmetine ihtiyaç duyulması sebebiyle izin kullanımlarının sınırlı ölçüde gerçekleştirilebildiği, yıllık izin kullandırılamayan durumlarda yıllık izin ücreti ödemesi yoluna gidildiği belirtilmiştir. Ancak, yukarıda yer verilen hüküm ve açıklamalar gereği, işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Sonuç olarak, Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Kuruma ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.