|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. Yapılan incelemelerde, belediye bünyesinde çalışan işçilerin birikmiş yıllık izin sürelerinin yüksek miktarlara ulaştığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel haklarından biri olduğunu belirtirken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık ücretli izinlerin verilmesini ve bu hakların devredilemeyeceğini vurgulamaktadır. İşverenlerin, işçilerin yıllık izinlerini kullandırmaması durumunda idari para cezası ile karşılaşacakları da belirtilmiştir.
Rapor, 122 sürekli işçiden 2’sinin 400-500 gün, 8’inin 300-400 gün, 37’sinin 200-300 gün, 41’inin 100-200 gün ve 18’inin 50-100 gün arasında kullanılmamış yıllık izne sahip olduğunu ortaya koymaktadır. Bu durum, işçilerin emeklilik veya iş akitlerinin sona ermesi halinde yüksek miktarda tazminat ödemeleri gerekliliğini de beraberinde getirmektedir. Ayrıca, yıllık izinlerin zamanında kullandırılmaması, işverenler için ciddi mali yükler oluşturmakta ve hukuki yaptırımlara yol açabilmektedir. Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, birikmeden ve zamanında kullandırılması, hem çalışanların haklarının korunması hem de kurumun mali yükümlülüklerinin azaltılması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, gerekli tedbirlerin alınması ve uygulamaların gözden geçirilmesi gerekmektedir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
Kurum personel işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle yüksek miktarda birikmiş yıllık izin süresi bulunan kişilerin olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde şartları taşıyan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve bu izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlere ilişkin çeşitli hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmış, bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi
Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya yukarıda belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelerde de; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu ise söz konusu işçiye yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede, belediye bünyesinde çalışan 122 sürekli işçiden;
2 işçinin 400-500 gün arasında,
8 işçinin 300-400 gün arasında,
37 işçinin 200-300 gün arasında,
41 işçinin 100-200 gün arasında,
18 işçinin 50-100 gün arasında kullanılmamış yıllık izni bulunduğu tespit edilmiştir.
Önceki yıl Sayıştay Raporunda da bulgu konusu yapılmış olan ve İdare tarafından tam olarak düzeltici işlem yapılmayan bu hususa ilişkin Kamu İdaresi tespitimize iştirak etmiş olup, gerekli işlemlerin tesis edileceğini bildirmiştir.
Sonuç olarak Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Kuruma ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.