|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak ortaya çıkmıştır. Belediye şirketinde çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık izinlerin düzenli bir şekilde verilmediği ve bu nedenle birikimlerin oluştuğu tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel hakları arasında olduğunu belirtirken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin verilmesi ve kullanılmasına ilişkin düzenlemeler getirmektedir. İşverenlerin, işçilerin yıllık izinlerini zamanında kullandırma yükümlülüğü bulunmaktadır; aksi takdirde idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusudur.
Yapılan incelemelerde, 425 işçiden 106’sının 1-9 gün, 173’ünün 10-29 gün, 25’inin 30-49 gün, 11’inin 50-99 gün ve 6’sının 100-143 gün arasında birikmiş izin süreleri olduğu belirlenmiştir. İşçilerin emeklilik veya iş akitlerinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan izin hakları ücret olarak ödenmekte ve bu durum şirket için beklenmedik mali yükler doğurmaktadır. Şirketin toplam birikmiş yıllık izin borcu 5.271.632,49 TL olarak hesaplanmıştır. Kamu idaresi, bu bulgulara katıldığını ve işçilerin yıllık izinlerinin yasal çerçevede kullandırılacağını taahhüt etmiştir. Bu bağlamda, şirketin çalışanlarının yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygun şekilde zamanında kullandırılması, hem işçilerin haklarının korunması hem de şirketin mali yükümlülüklerinin yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi
Şirkette çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır. Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda Şirket, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede, Şirkette görev alan 425 işçiden 106’sının 1-9 gün arasında, 173’ünün 10-29 gün arasında, 25’inin 30-49 gün arasında, 11’inin 50-99 gün arasında, 6’sının 100-143 gün arasında kullanmadığı izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. Bahsedilen işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden Şirket açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Bu kapsamda Şirketin toplam 5.271.632,49 TL tutarında birikmiş yıllık izin borcu yükümlülüğü bulunduğu anlaşılmıştır.
Kamu idaresi cevabında, bulguya katıldığını ve çalışanların yıllık izinlerinin Kanun’a uygun olarak kullandırılmasının sağlanacağını ifade etmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde Şirkette çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Şirkete ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.