ÖZET: İşçilerin birikmiş yıllık ücretli izinlerinin düzenli olarak kullandırılmadığı tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi çalışanlar için yıllık izin hakları, Anayasa’nın 50. maddesi ve ilgili kanun maddeleriyle güvence altına alınmıştır. İşverenlerin, işçilere yıllık izin vermesi ve bu izinlerin belirli süreler içinde kullandırılması zorunludur. Ayrıca, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan yıllık izin sürelerinin ücreti, işçinin son aldığı ücret üzerinden ödenmelidir. 2024 yılında, bu kapsamda ayrılan 18 personele toplam 2.487.197,52 TL izin ücreti ödemesi yapılmıştır.

Denetim raporunda, bazı işçilerin 191 güne kadar birikmiş yıllık izin süreleri olduğu ve toplamda 6.092 gün izin bulunduğu belirlenmiştir. İşverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda, idari para cezası ile karşılaşması söz konusudur. Şirket, yıllık izinlerin düzenli kullandırılması için gerekli çalışmaların yapıldığını, müdürlüklerin izin planlaması konusunda bilgilendirildiğini ve yıllık izin yüklerinin azaltılması için çabaların sürdüğünü bildirmiştir.

Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması, hem çalışanların haklarının korunması hem de idarenin ek mali yükümlülüklerden kaçınması açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Belediye Şirketi

4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.

Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde çalışanların dinlenme hakkının olduğu ve ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

Anayasa’da yer verilen bu hüküm doğrultusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.

Bu Kanun hükmüne istinaden Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için iki yüz yirmi Türk lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. 2024 yılında ayrılan 18 personele bu kapsamda net 2.487.197,52 TL izin ücreti ödemesi yapılmıştır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin yıllık izinlerinin düzenli bir şekilde kullandırılmadığı, işçilerin bazılarının üzerinde 191 güne varan yıllık iznin bulunduğu, işçilerin toplam olarak 6.092 gün izninin olduğu tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, Şirket tarafından özetle; personelin yıllık izinlerinin kullandırılması ile ilgili çalışmanın yapıldığı, müdürlüklerin izin planlamasının yapılması konusunda bilgilendirildiği, diğer yandan yıllık izin yüklerinin azaltılması için gerekli çalışmaların yapıldığı, bunun neticesi olarak, Şirketin yıllık izin ortalamasının yıllara sari şekilde düşürüldüğü, çalışmaları aksatmayacak şekilde yıllık izinlerin kullandırılması çalışmalarının devam ettiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluğun sağlanması ve idareye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir.