ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda belirgin bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık izinlerin düzenli bir şekilde verilmediği ve bu durumun birikmiş izin sürelerine yol açtığı tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel hakları arasında olduğunu vurgularken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin verilmesi ve kullanılmasına dair önemli düzenlemeler içermektedir. İşverenlerin, bu izinleri zamanında kullandırmaması durumunda idari para cezası ile karşılaşabilecekleri belirtilmiştir.

Yıllık izinlerin kullanımıyla ilgili düzenlemeler, işçilerin haklarının korunmasını amaçlamaktadır. İş Kanunu’nun 56. maddesi, yıllık izinlerin sürekli olarak verilmesini zorunlu kılarken, 103. madde ise izinlerin kullanılmaması durumunda işverenin sorumluluklarını ortaya koymaktadır. Ayrıca, Cumhurbaşkanlığı’nın 2024/7 sayılı Genelgesi, işçilerin yıllık izin sürelerinin zamanında kullandırılmasını ve önceki yıllara ait izinlerin de en geç üç yıl içinde kullanılmasını öngörmektedir.

Yapılan incelemelerde, 156 işçiden 45’inin 100 günden fazla birikmiş izin hakkı olduğu belirlenmiştir. Bu durum, işçilerin emeklilik veya iş akitlerinin sona ermesi halinde, yüksek tutarlarda izin ücreti ödemeleri ile sonuçlanabilir. İdare, yıllık izinlerin düzenli olarak kullandırılması için gerekli bilgilendirmeleri yaptığını belirtse de, işçilerin haklarının korunması ve mali yükümlülüklerin önlenmesi adına izinlerin zamanında kullandırılması büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdarede çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.

Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.

Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın 17.05.2024 tarih ve 32549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Genelge’sinde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.

Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede idare tarafından istihdam edilen işçi statüsündeki 156 adet personelden 100 günden fazla izin hakkı olan 18, 60-100 gün arası izin hakkı olan 27 çalışanın bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.

Kamu idaresi cevabında; 4857 sayılı İş Kanunu’na tabi kadrolu işçilerin yıllık izinlerinin, işlerin aksatılmadan düzenli olarak kullandırılması ve takibinin sağlanması amacıyla 05.05.2025 tarihli ve 214410 sayılı yazı ile birimlere gerekli bilgilendirmenin yapıldığı ve izin kullandırma işlemlerinin devam ettiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve idareye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.