|
ÖZET: İşçilerin birikmiş yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmadığına dair yapılan incelemeler, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. İlgili raporda, belediye personelinin yıllık izinlerinin düzenli bir şekilde kullanılmadığı ve bu nedenle bazı çalışanların 100 ile 400 gün arasında birikmiş izin sürelerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Anayasa ve 4857 sayılı İş Kanunu, çalışanların yıllık izin haklarını güvence altına almakta ve bu hakların kullanılmasını zorunlu kılmaktadır. İşverenlerin, yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi durumunda idari para cezası ile karşılaşacakları belirtilmiştir.
Yapılan denetimlerde, 44 işçiden toplamda 5.272 gün birikmiş yıllık izin bulunduğu ve bu durumun Kuruma maliyetinin yaklaşık 5.089.348,13 TL olduğu ortaya çıkmıştır. İlgili mevzuat gereği, işçilerin izin hakları kullanılmadığı takdirde, emeklilik veya iş akdinin sona ermesi durumunda bu izinlerin ücrete dönüşeceği ve yüksek maliyetler doğuracağı ifade edilmiştir. Kamu İdaresi, işçilerin yıllık izinlerinin 2025 yılı içerisinde kullandırılacağına dair bir açıklama yapmış, ancak bu durumun acil bir çözüm gerektirdiği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında ve düzenli bir şekilde kullandırılması, hem mevzuata uygunluk hem de Kurumun mali yükümlülüklerini azaltma açısından büyük önem taşımaktadır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi
Kurum personel işlemleri üzerinde yapılan incelemelerde; Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle yüksek miktarda birikmiş yıllık izin süresi bulunan kişilerin olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde şartları taşıyan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve bu izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlere ilişkin çeşitli hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmış, bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya yukarıda belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelerde de; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu ise söz konusu işçiye yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemelerde Belediyede görev alan kadrolu 44 işçiden 14’ünün 100 ile 200 gün arasında, 5’inin 201 ile 300 gün arasında ve 2’sinin 301 ile 400 gün arasında kullanmadığı birikmiş izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. 31.12.2024 tarihi itibarıyla 44 işçinin toplam 5.272 gün birikmiş yıllık izni bulunmakta olup kullanılmayan bu yıllık izinlerin 2024 yılı ücret tutarları ile Kuruma maliyeti yaklaşık olarak 5.089.348,13 TL’dir.
Son denetim yılı Sayıştay Denetim Raporunda da bulgu konusu yapılmış olan ve İdare tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmayan bu hususa ilişkin Kamu İdaresi cevabında, bahse konu olan işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygunluğu ve Kuruma ek mali külfet getirmemesi için 2025 yılı içerisinde izinlerin kullandırılmaya başlanacağı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde Kurumda çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Kuruma ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.