|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Büyükşehir Belediyesi bünyesindeki çalışanların sosyal hakları arasında yer alan yıllık izinlerin düzenli bir şekilde verilmediği ve bu nedenle birikmiş izin sürelerinin oluştuğu tespit edilmiştir. Türkiye Cumhuriyeti Anayasası ve 4857 sayılı İş Kanunu, işçilerin dinlenme hakkını güvence altına almakta ve yıllık izinlerin belirli süreler içinde kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır.
Yıllık izinlerin kullanılmaması, işçilerin emekli olmaları veya iş sözleşmelerinin sona ermesi durumunda, hak ettikleri izin sürelerinin ücret olarak ödenmesine yol açmakta ve bu da yüksek maliyetler doğurmaktadır. Ayrıca, işverenlerin izinleri zamanında kullandırmaması durumunda, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103. maddesi gereğince idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusudur. Yapılan incelemeler sonucunda, belediye bünyesinde çalışan 207 işçinin toplamda 7.859 gün kullanılmamış yıllık izne sahip olduğu belirlenmiştir. Sonuç olarak, 2024 yılı itibarıyla, işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun olarak zamanında kullandırılması, hem çalışanların haklarının korunması hem de belediyeye ek mali yükümlülüklerin önlenmesi açısından büyük önem taşımaktadır. Kamu idaresi, birikmiş izinlerin kullandırılması için gerekli planlamaların yapılacağını belirtmiştir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi
Belediye bünyesinde çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
2709 sayılı Türkiye Cumhuriyeti 1982 Anayasası’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının Kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
10.06.2003 tarih ve 25134 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için iki yüz yirmi Türk lirası (2024 Yılında 2.666 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın 17.05.2024 tarih ve 32549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Genelge’sinde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan inceleme sonucunda Belediye bünyesinde görev alan 207 işçinin toplam 7.859 gün kullanılmamış yıllık izni bulunduğu; bu işçilerden 150’sinin kullanılmamış yıllık izninin 30 gün üzerinde olduğu ve bazı işçilerin 110, 76, 74, 72, 70 gün kullanmadıkları izinlerinin olduğu tespit edilmiştir.
Kamu idaresi cevabında, işçi personelin birikmiş izinlerinin kullandırılması hususunda gerekli planlamaların yapılacağı ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, 2024 yılında kullandırılmayan işçi yıllık izinlerinde 2023 yılına oranla azalma görülmekle beraber, anılan mevzuat hükümleri çerçevesinde Belediye bünyesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve Belediyeye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir.