ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde kullandırılmadığı, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri, işçilerin yıllık izin haklarının korunmasını ve bu izinlerin düzenli bir şekilde kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır. Ancak, yapılan incelemelerde, kamu idaresinde çalışan bazı işçilerin yıllık izin sürelerinin birikmiş olduğu ve bu durumun işverenin yükümlülüklerini yerine getirmediğini göstermektedir.

İş Kanunu’nun 56. maddesi gereğince, işverenlerin yıllık izinleri sürekli olarak vermesi zorunludur. Ayrıca, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan izinlerin ücreti, işçinin son ücreti üzerinden ödenmelidir. Bu durum, işverenler için öngörülemeyen mali yükler oluşturabilir. Denetim raporunda, kadrolu işçilerden bir kısmının 100 günden fazla izin kullandığı tespit edilmiştir. Kamu İdaresi, bu izinlerin kullandırılması için gerekli yazışmaların yapıldığını belirtmiştir.

Sonuç olarak, işverenlerin yıllık ücretli izinleri zamanında ve düzenli olarak kullandırması, hem işçilerin haklarının korunması hem de idarelerin idari para cezası ile karşılaşmaması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, 4857 sayılı Kanun çerçevesinde gerekli tedbirlerin alınması gerekmektedir.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – İl Belediyesi

Kamu idaresinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık ücretli izin hakkı ve izin süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde, işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verileceği, yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; “Yıllık ücretli iznin uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde, yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; “Sözleşmenin sona ermesinde izin ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde, iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; “İzinlere ilişkin düzenlemeler” başlıklı 60’ıncı maddesinde, yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.

Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Anılan Kanun’un “Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya 59’uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60’ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için 2024 yılında 2.666,00 TL idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda belirtilen mevzuat hükümlerine göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına ve idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinde görev alan kadrolu 58 işçiden 8’inin 100 ile 200 gün arasında, 15’inin 200 ile 300 gün arasında, 9’unun 300 ile 400 gün arasında, 5’inin 400 ile 500 gün arasında, 2’sinin ise 500 günden fazla kullanmadığı izinlerinin olduğu tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, kadrolu işçilerin kullanılmayan ücretli yıllık izinlerinin kullandırılmasına yönelik ilgili birimlere yazı yazıldığı ve müdürlüklerin yıllık çalışma programları doğrultusunda izinlerin kullandırılacağı ifade edilmektedir.

Kamu İdaresi tarafından idari para cezası yaptırımı ile karşılaşılmaması, biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi suretiyle idareye ek bir mali külfetin ortaya çıkmaması amacıyla 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir.