|
ÖZET: İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmadığı ve bu durumun yüksek miktarda birikmiş izin süresine yol açtığı belirlenmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların temel hakları arasında olduğunu vurgularken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık ücretli izinlerin verilmesi ve kullanılmasına dair düzenlemeler içermektedir. İşverenlerin, işçilerin hak ettiği izinleri kullandırmaması durumunda, idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusu olmaktadır.
Yapılan denetimlerde, idarede görevli 62 işçiden önemli bir kısmının 100 günden fazla birikmiş izin süresine sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu birikim, işçilerin emekliliklerinde veya iş akitlerinin sona ermesi durumunda, yüksek tutarlarda izin ücreti ödemelerine neden olmaktadır. Örneğin, 2024 yılında idare, emekli olan 7 işçiye kullanılmayan izinleri nedeniyle toplamda 2.034.476,75 TL ödeme yapmak zorunda kalmıştır. Sayıştay Raporu’nda belirtilen bu durum, idarenin gerekli önlemleri almadığını göstermektedir. İdare, işçilerin yıllık izinlerini zamanında kullandırmak için gereken hassasiyeti göstermeli ve mevzuat hükümlerine uygun hareket etmelidir. Aksi takdirde, hem işçilerin hakları ihlal edilmiş olacak hem de idare için öngörülemeyen mali yükümlülükler doğabilecektir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi
İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle yüksek miktarda birikmiş yıllık izin süresi bulunan kişilerin olduğu tespit edilmiştir.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde şartları taşıyan işçilere yıllık ücretli izin verileceği ve bu izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 59’uncu maddesinde ise iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlere ilişkin çeşitli hususların Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği hüküm altına alınmış, bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesinde hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya yukarıda belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Cumhurbaşkanlığı tarafından yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 ve 2024/7 sayılı genelgelerde de; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti esas alınarak hesaplanmaktadır. Bu ise söz konusu işçiye yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Bununla birlikte, anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemelerde İdarede görev alan kadrolu 62 işçiden; 17’sinin 100 ile 200 gün arasında, 14’ünün 201 ile 300 gün arasında, 16’sının 301 ile 400 gün arasında ve 3’ünün de 400 günden fazla kullanmadığı birikmiş izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olmaktadır. Nitekim 2024 yılında İdare, emekli olan 7 kadrolu işçinin kullanılmayan yıllık izinleri dolayısıyla brüt 2.034.476,75 TL izin ücreti ödemek zorunda kalmıştır.
Önceki yıl Sayıştay Raporunda da bulgu konusu yapılmış olan ve İdare tarafından herhangi bir düzeltici işlem yapılmayan bu hususa ilişkin Kamu İdaresi cevabında; bulgu konusu husus ile ilgili Daire Başkanlıkların gerekli hassasiyeti göstermesi ve işçilerin yıllık izinlerinin program dahilinde kullandırılması hususunda yazı yazıldığı ve konunun takip edileceği belirtilmiştir.
Yukarıda belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve İdareye ek mali külfet
getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.