|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin düzenli olarak kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir bulgu olarak öne çıkmaktadır. 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin, yıllık izin haklarının gerektiği gibi kullanılmadığı ve bu nedenle birikmiş izin sürelerinin oluştuğu tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, çalışanların dinlenme hakkını güvence altına alırken, İş Kanunu’nun ilgili maddeleri de yıllık izinlerin verilmesi ve kullanılmasına dair düzenlemeleri içermektedir.
Denetim sonuçlarına göre, bazı işçilerin üzerinde 320 güne kadar birikmiş yıllık izin bulunmakta ve toplamda 5.837 gün izin süresi tespit edilmiştir. İşverenlerin, yıllık izinleri zamanında kullandırmaması durumunda idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusudur. Ayrıca, iş sözleşmesinin sona ermesi halinde kullanılmayan yıllık izin sürelerinin ücrete dönüşmesi, işverenler için yüksek maliyetler doğurabilmektedir. Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması, hem çalışanların haklarının korunması hem de idarelerin ek mali yükümlülüklerden kaçınması açısından büyük önem taşımaktadır. İdare, bu konuda gerekli takibi yapacağını belirtmiştir. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
4857 sayılı İş Kanunu’na tabi olarak çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde çalışanların dinlenme hakkının olduğu ve ücretli yıllık izin hakları ve şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
Anayasa’da yer verilen bu hüküm doğrultusunda 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için iki yüz yirmi Türk lirası (2024 yılında 2.666,00 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığının Tasarruf Tedbirleri konulu 2024/7 sayılı Genelge’sinde; 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer verilen mevzuat düzenlemelerine göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede, 4857 sayılı İş Kanunu kapsamında çalışan işçilerin yıllık izinlerinin düzenli bir şekilde kullandırılmadığı, işçilerin bazılarının üzerinde 320 güne varan yıllık iznin bulunduğu, işçilerin toplam olarak 5.837 gün izninin olduğu tespit edilmiştir.
Yukarıda yer verilen denetim tespitine istinaden, İdare tarafından özetle, bulgu konusu hususa ilişkin takibin titizlikle yapılacağı, ifade edilmiştir.
Sonuç olarak, İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluğun sağlanması ve idareye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir.