ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. İlgili raporda, çalışanların sosyal hakları olan yıllık izinlerin düzenli bir şekilde verilmediği ve bu durumun birikmiş izin sürelerine yol açtığı vurgulanmaktadır. Anayasa’nın 50. maddesi ile 4857 sayılı İş Kanunu’nun çeşitli maddeleri, işçilerin yıllık izin haklarını korumakta ve bu hakların zamanında kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır. İşverenlerin, yıllık izinleri kullandırmaması durumunda idari para cezası ile karşılaşabilecekleri belirtilmiştir.

Denetim sonucunda, idarede çalışan 74 işçiden 1’inin 214 gün, 22’sinin 100-200 gün, 51’inin ise 60-100 gün arasında kullanılmamış izinleri olduğu tespit edilmiştir. İşçilerin emekli olmaları veya iş sözleşmelerinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan izinlerin ücrete dönüşmesi, idareler için beklenmedik mali yükler oluşturabilir. Örneğin, 2024 yılında emekli olan 127 işçiye toplam 7.178.462,14 TL yıllık izin ücreti ödenmiştir.

İdare, geçmiş yıllara ait izinlerin kullandırılması için gerekli önlemleri almış ve 2018 yılından itibaren biriken izinlerin kullanılmasına yönelik adımlar atmıştır. Bu çerçevede, işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalı, böylece belediyeye ek mali yük getirilmesinin önüne geçilmelidir.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Bağlı İdaresi

İdarede çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.

Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.

4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.

Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarihli ve 25391 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.

Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için iki yüz yirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.

Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.

Yapılan incelemede, İdarede görev alan kadrolu 74 işçiden 1’inin 214 gün, 22’sinin 100 ile 200 gün arasında, 51’inin 60 ile 100 gün arasında kullanmadığı izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır. Nitekim 2024 yılı içinde emekli olan 127 işçiye mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları için toplam 7.178.462,14 TL ödendiği görülmüştür.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından; 2019, 2020, 2021, 2022, ve 2023 yılları için de tüm harcama birimlerine İşçi personelin yıllık izinlerinin kullandırılması ile alakalı gerekli bildirimlerin yapıldığı, işçi personelin hak ettikleri yıllık izinlerini cari yıl içerisinde kullanmaları esas olmak üzere geçmiş yıllardan biriken yıllık izinlerin bir program dahilinde hızlı bir şekilde kullanımlarının gerçekleştirilmesi için 22.01.2018 tarihli ve E.20170167685 sayılı Tebliğ gereğince, 2018 yılı Şubat ayından itibaren işçi personelin geçmiş yıllara ait yıllık izinlerinin kullandırılmasına başlanıldığı, bu uygulamanın sonucu olarak biriken yıllık ücretli izinlerde düşüşün devam etmekte olduğu, ayrıca İdarece çıkarılan 03.03.2025 tarih ve 1734499 sayılı “Tasarruf Tedbirleri (Fazla Mesai ve Yıllık İzin Uygulamaları)” konulu Tebliğin tüm birimlere bildirildiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve belediyeye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.