ÖZET: Kamu İdaresi, kadrolu işçilerin yıllık ücretli izinlerini kullanmalarını sağlamakta yetersiz kalmış ve bu durum, işçilerin birikmiş izinlerinin emeklilik sırasında toplu izin ücreti olarak ödenmesine yol açarak idareye ek mali yük getirmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi, en az bir yıl çalışan işçilere yıllık ücretli izin verilmesini zorunlu kılmakta, 56. madde ise bu izinlerin düzenli olarak kullandırılmasını şart koşmaktadır. Ayrıca, 59. maddeye göre iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda kullanılmayan izinlerin ücreti ödenmelidir. İşverenlerin bu yükümlülüklere uymaması halinde idari para cezası uygulanacağı belirtilmiştir.

Denetim raporunda, Kamu İdaresi’nin 86 kadrolu işçisinin toplamda 5.000 günden fazla birikmiş yıllık izninin bulunduğu ve bu izinlerin mevzuata uygun olarak kullandırılmadığı tespit edilmiştir. İdare, bu durumu kabul ederek, işçilerin yıllık izinlerinin ilgili yıl içinde kullandırılacağını ve önceki yıllara ait izinlerin ise hizmet aksamalarına neden olmayacak şekilde kullandırılacağını belirtmiştir.

4857 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereğince, yıllık izinlerin mevzuata uygun bir şekilde kullandırılması, idarenin ek mali yükümlülüklerden kaçınması açısından büyük önem taşımaktadır. Bu bağlamda, işçilerin yıllık izin haklarının korunması ve düzenli bir şekilde kullandırılması gerekmektedir.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kamu İdaresinin kadrolu işçilerinin yıllık izinlerini kullandırmak yerine biriktirdiği, biriken izinlerin ise işçilerin emeklilik talebi sırasında toplu izin ücreti olarak ödenmesi nedeniyle İdareye ek mali külfet getirdiği görülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde; en az bir yıl çalışmış olan işçilere iş yerinde işe başladığı günden itibaren yıllık ücretli izin verileceği ifade edilmiş, hizmet süresi dikkate alınarak işçilere verilecek yıllık asgari ücretli izin süreleri tespit edilmiş ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde; yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, “Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ifade edilmiştir.

Kanun’un “Yıllık Ücretli İzin Hükümlerine Aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde ise 59’uncu madde gereğince hak edilmiş izni kullanmadan iş akdinin sona ermesi halinde, bu izne ait ücreti ödemeyen veya Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’ne aykırı olarak izin kullandırmayan işverenlere bu durumda olan her işçi için idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

Diğer yandan, tasarruf tedbirleri ile ilgili 17.05.2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlıklı bölümünde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı ve ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde işçilerin yıllık izin haklarından feragat edemeyeceği, işverenin de düzenli olarak işçilerin yıllık izinlerini kullandırmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, Kamu İdaresinin 86 kadrolu işçisinin toplam (5.000) günden fazla birikmiş yıllık izninin bulunduğu, bu izinlerin yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri gereğince ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde belirtilen usuller uyarınca kullandırılmadığı ve bu durumun halen devam ettiği tespit edilmiştir.

Kamu İdaresi cevabında, bulgu konu konusu husus kabul edilerek işçilerin yıllık izinlerinin ilgili yıl içerisinde kullandırılması ile önceki yıllarda hak kazanıp kullanılmayan izinlerin ise yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde kullandırılmasının sağlanacağı ifade edilmiştir.

Bu itibarla, 4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası yaptırımıyla karşılaşılmaması ve biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi halinde Kamu İdaresi açısından ek mali külfetin ortaya çıkmaması adına söz konusu yıllık izinlerin mevzuata ve tasarruf tedbirlerine uygun bir şekilde kullandırılmasının sağlanması gerekmektedir.