ÖZET: İlçe belediyesinin kadrolu işçilerinin yıllık ücretli izinlerinin kullanılmaması, emeklilik talebi sırasında toplu izin ücreti ödenmesine yol açarak idareye ek mali yük getirmektedir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi, en az bir yıl çalışan işçilere yıllık ücretli izin hakkı tanımakta ve bu izinlerin verilmesinin zorunlu olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, kullanılmayan izinlerin iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda ödenmesi gerektiği vurgulanmaktadır. İşverenlerin, yıllık izin yönetmeliğine uymaması halinde idari para cezası ile karşılaşacağı da belirtilmiştir.

2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, işçilerin hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin yıl içinde kullandırılmasını ve önceki yıllara ait izinlerin en fazla üç yıl içinde kullandırılmasını öngörmektedir. Yapılan denetimlerde, emekli olan işçilerin büyük çoğunluğunun kullanılmamış izinleri nedeniyle yüksek ödemeler yapıldığı ve toplamda 6.000 günü aşan kullanılmamış izin bulunduğu tespit edilmiştir. Bu durum, idare için önemli bir mali yük oluşturma potansiyeline sahiptir.

Kamu İdaresi, geçmiş yıllara ait kullanılmayan izinler için bir takvim oluşturduğunu ve bu izinlerin kullandırılmasına yönelik adımlar attığını bildirmiştir. 4857 sayılı Kanun’un 103. maddesi gereğince, biriken izinlerin mevzuata uygun şekilde kullandırılması, idarenin ek mali yüklerden kaçınması açısından kritik öneme sahiptir.

BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin Tedbirlerin Alınmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi

Kamu İdaresinin kadrolu işçilerinin yıllık izinlerini kullandırmak yerine biriktirdiği, biriken izinlerin ise işçilerin emeklilik talebi sırasında toplu izin ücreti olarak ödenmesi nedeniyle İdareye ek mali külfet oluşturduğu görülmüştür.

4857 sayılı İş Kanunu’nun “Yıllık Ücretli İzin Hakkı ve İzin Süreleri” başlıklı 53’üncü maddesinde; en az bir yıl çalışmış olan işçilere iş yerinde işe başladığı günden itibaren yıllık ücretli izin verileceği ifade edilmiş, hizmet süresi dikkate alınarak işçilere verilecek yıllık asgari ücretli izin süreleri tespit edilmiş ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği belirtilmiştir.

Aynı Kanun’un “Yıllık Ücretli İznin Uygulanması” başlıklı 56’ncı maddesinde; yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, “Sözleşmenin Sona Ermesinde İzin Ücreti” başlıklı 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği ifade edilmiştir.

Kanun’un “Yıllık Ücretli İzin Hükümlerine Aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde ise 59’uncu madde gereğince hak edilmiş izni kullanmadan iş akdinin sona ermesi halinde, bu izne ait ücreti ödemeyen veya Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’ne aykırı olarak izin kullandırmayan işverenlere bu durumda olan her işçi için idari para cezası verilmesi öngörülmüştür.

Diğer yandan, tasarruf tedbirleri ile ilgili 17.05.2024 tarihli ve 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nin “Personel Giderleri” başlıklı bölümünde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, ilgili yıl içerisinde kullandırılacağı ve ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin sürelerinin, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacağı belirtilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümleri birlikte değerlendirildiğinde işçilerin yıllık izin haklarından feragat edemeyeceği, kamu işverenin de düzenli olarak işçilerin yıllık izinlerini kullandırmakla yükümlü olduğu anlaşılmaktadır.

Yapılan incelemede, emekli olan işçilerin hemen tamamına kullanılmamış yıllık izinleri karşılığında yüksek miktarlarda ödeme yapıldığı; ayrıca, işçi istihdamı olan birim müdürlüklerinde çok sayıda kullanılmamış yıllık izni olan işçilerin olduğu, toplam kullanılmamış yıllık izin gün sayısının 6.000 günü aştığı, anılan yıllık izinlerin kullandırılmaması halinde bu durumun idareye mali külfetinin çok fazla olacağı anlaşılmıştır.

Kamu İdaresi cevabında, bulgu konusu husus kabul edilerek geçmiş yıllara ait işçilerin kullanılmayan ücretli yıllık izinleri için belli bir izin kullanma takvimi oluşturulduğu ve bu çerçevede ivedi olarak birikmiş olan izinlerin kullandırıldığı ifade edilmiştir.

4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası yaptırımı ile karşılaşılmaması ve biriken yıllık izinlerin ücrete dönüşmesi halinde Kamu İdaresi açısından ek bir mali külfetin ortaya çıkmaması adına söz konusu yıllık izinlerin mevzuata ve tasarruf tedbirlerine ilişkin düzenlemeye uygun bir şekilde kullandırılması gerekmektedir.