|
ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2024 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Belediyede çalışan işçilerin sosyal hakları arasında yer alan yıllık izinlerin, Anayasa ve 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde düzenli bir şekilde verilmesi gerekmektedir. Ancak yapılan incelemelerde, bazı işçilerin 30 ile 660 gün arasında kullanılmamış izin sürelerine sahip olduğu tespit edilmiştir. Bu durum, işçilerin emeklilikleri veya iş akitlerinin sona ermesi halinde, yüksek tutarlarda izin ücreti ödemelerine yol açarak idareler için öngörülemeyen mali yükler oluşturacaktır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri, işverenlerin yıllık izinleri zamanında kullandırma yükümlülüğünü açıkça belirtmektedir. Ayrıca, 17.05.2024 tarihli Cumhurbaşkanlığı Genelgesi, önceki yıllarda hak kazanılan izinlerin, hizmet aksamalarına neden olmadan en geç üç yıl içinde kullandırılmasını zorunlu kılmaktadır. İşçilerin izin taleplerini en az bir ay önceden yazılı olarak bildirmeleri gerektiği belirtilse de, işverenin bu yükümlülüğü yerine getirmemesi durumunda idari para cezası ile karşılaşabileceği vurgulanmaktadır. Sonuç olarak, yıllık izinlerin zamanında kullandırılması, hem yasal yükümlülüklerin yerine getirilmesi hem de idarelerin mali açıdan zor durumda kalmamaları için kritik bir öneme sahiptir. İşçilerin haklarını kullanmaları sağlanmalı ve bu süreçte gerekli tedbirler alınmalıdır. |
BULGU: İşçilerin Birikmiş Yıllık Ücretli İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmasına İlişkin tedbirlerin Alınmaması
2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Olmayan İl Kapsamında Yer Alan İlçe Belediyesi
Belediyede çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2024 yılında 2.666 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca, 17.05.2024 tarihli ve 32549 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan “Tasarruf Tedbirleri” konulu 2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Söz konusu yasal düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemelerde; Belediyede görev alan kadrolu 50 işçinin 30 ile 660 gün arasında kullanılmamış yıllık izni bulunduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
Kamu idaresi cevabında, “4857 Sayılı İş Kanunu ve Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliğinin ilgili madde hükümleri gereğince, İşçi hak ettiği yıllık ücretli izinlerini, kullanmak istediği zamandan en az “bir ay” önce işverene yazılı olarak bildirir. İşçinin izin talep etmesi halinde görev yaptığı birimi tarafından değerlendirilerek yıllık ücretli izin kullandırılmaktadır.” demiştir. İdarenin cevabından işçinin talep etmemesi halinde yıllık ücretli izin kullandırılmadığı anlaşılmaktadır.
Bulguda belirtilen yasal düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir.2024/7 sayılı Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir. İşçilerinemekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde, öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olunmaması için yıllık izinlerini kullanmaları sağlanmalıdır.
Sonuç olarak, hem mevzuata uygunluk açısından hem de İdareye ek mali külfet getirmemesi amacıyla yıllık izinlerin kullandırılması gerekmektedir.