ÖZET: İşçilerin yıllık izin haklarının zamanında kullandırılmaması, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. Belediyede çalışan işçilerin sosyal hakları arasında yer alan yıllık ücretli izinlerin, düzenli bir şekilde verilmediği ve bu nedenle birikmiş izin sürelerinin oluştuğu görülmüştür. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkını güvence altına alırken, 4857 sayılı İş Kanunu da yıllık izinlerin verilmesini zorunlu kılmaktadır. İşverenler, yıllık izinleri belirlenen süreler içinde işçilere kullandırmakla yükümlüdür.

Denetimlerde, belediyede görev yapan 31 işçiden 7’sinin 60 ile 100 gün, 7’sinin 100 ile 200 gün, 4’ünün 200 ile 300 gün ve 4’ünün 300 ile 400 gün arasında kullanılmamış izin sürelerinin bulunduğu saptanmıştır. İşçilerin emeklilik veya iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan izin süreleri ücrete dönüşmekte ve bu durum, idareler için beklenmedik mali yükler yaratmaktadır. İlgili mevzuat gereği, yıllık izinlerin zamanında kullandırılmaması durumunda idari para cezası uygulanabileceği de belirtilmiştir.

Belediye yönetimi, bu bulgularla ilgili tüm birimlere bilgi verildiğini ve sürecin takip edildiğini ifade etmiştir. Gelecek denetimlerde bu konunun izlenmeye devam edileceği vurgulanmıştır. Yıllık izinlerin mevzuata uygun bir şekilde, biriktirilmeden ve zamanında kullandırılması, hem işçilerin haklarının korunması hem de belediyenin mali yükümlülüklerinin yönetilmesi açısından büyük önem taşımaktadır.

BULGU: İşçilerin Kanunda Belirtilen Yıllık İzinlerinin Kullandırılmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

Belediyede çalışan işçilerin sosyal hakları olan yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma şartları ve dinlenme hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi Türk Lirası (2022 yılında 755 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede Belediyede görev alan kadrolu 31 işçi olup bunlardan 7’sinin 60 ile 100 gün arasında, 7’sinin 100 ile 200 gün arasında, 4’ünün 200 ile 300 gün arasında, 4’ünün 300 ile 400 gün arasında kullanmadığı izinlerinin olduğu tespit edilmiştir. Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları işçinin son ücreti dikkate alınarak izin ücreti ödeneceğinden idareler açısından öngörülemeyen giderlerin ortaya çıkmasına neden olacaktır.
İdare cevabında, bulgu konusunda ilgili tüm birimlere bilgi verildiği ve süreçin takip edildiği ifade edilmiştir. Bu konu takip eden denetimlerde izlenecektir.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde, Belediyede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin, mevzuata uygunluk ve belediyeye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması sağlanmalıdır.