ÖZET: İşçilerin yıllık izinlerinin yasal çerçevede kullandırılmadığı, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda tespit edilmiştir. 4857 sayılı İş Kanunu’nun 53. maddesi, işçilere yıllık izin verilmesi gerektiğini ve bu haktan vazgeçilemeyeceğini belirtmektedir. Ayrıca, 56. maddeye göre işverenlerin, yıllık izni sürekli olarak vermesi zorunludur. İş sözleşmesinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan izinlerin ücreti, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücret üzerinden ödenmelidir. Yıllık izinlerin kullanımıyla ilgili detaylar, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından çıkarılacak yönetmeliklerle belirlenmektedir.

4857 sayılı Kanun’un 103. maddesi, yıllık izinlerin yasal düzenlemelere aykırı olarak kullandırılmaması durumunda işverenlere idari para cezası uygulanacağını öngörmektedir. İşçilerin yıllık izin haklarından feragat edemeyecekleri ve emeklilik veya iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda bu hakların ücrete dönüşeceği de belirtilmiştir. Kullanılmayan izinlerin son ücret üzerinden ödenmesi, işçilerin izin kullanmaktan vazgeçmelerine yol açabilmektedir. Ancak, kurum yetkililerinin bu duruma izin vermemesi ve işçilerin anayasal hakları olan yıllık izinlerini kullanmalarını sağlaması gerekmektedir.

Yapılan denetimlerde, işçilerin geçmiş yıllardan birikmiş izinlerinin bulunduğu anlaşılmıştır. Bu nedenle, işçilere yıllık izinlerin yasal olarak verilmesi ve birikmiş izinlerin kullandırılması büyük önem taşımaktadır. Aksi takdirde, kurumlar yüksek miktarlarda ödeme yapmak zorunda kalabilir ve yasal yaptırımlarla karşılaşabilir.

BULGU: İşçilerin Kanunda Belirtilen Yıllık İzinlerinin Kullandırılmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İşçilerin yıllık izinlerinin Kanuna uygun şekilde kullandırılmadığı görülmüştür.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği, 56’ncı maddesinde yılık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu, 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin, herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği, 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ve işverence tutulması zorunlu kayıtların şekli Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı tarafından hazırlanacak bir yönetmelikle gösterileceği belirtilmiş, 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de Kanuna uygun olarak yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili düzenlemeler yapılmıştır.
4857 sayılı Kanun’un 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu hükmüne göre yıllık iznin kullandırılması gerekir. Nitekim 4857 sayılı Kanun’un “Yıllık ücretli izin hükümlerine aykırılık” başlıklı 103’üncü maddesinde, “Yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56 ncı maddesine aykırı olarak bölen veya izin ücretini 57’nci maddenin üç ve dördüncü fıkralarında belirtilen usule aykırı olarak ödeyen veya eksik ödeyen veya 59’uncu maddedeki hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya 60’ıncı maddede belirtilen yönetmeliğin esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için beşyüzonbir Türk Lirası idari para cezası verilir.” düzenlemesi mevcuttur.
Bu düzenlemelere göre işçi yıllık izin hakkından feragat edemez. İşçi emekli olduğunda veya iş sözleşmesi son bulduğunda yasa hükmü gereği izin alacağı ücrete dönüşmektedir. Ödeme de son ücret üzerinden yapılacağından işçinin eline çok yüksek bir miktar geçebilmektedir. Kullanılmayan izinlerin son ücret üzerinden ödenmesi işçilerin izin kullanmaktan feragat edebilmelerine neden olmaktadır. Ancak kurum veya birim yetkililerin buna izin vermemesi, Anayasal bir hak olan iznin işçilere kullandırılması gerekir. Zira iznin kullandırılmaması nedeniyle idare 4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesine göre idari para cezasına muhatap olabilecektir. Diğer taraftan birikmiş izin alacaklarının ücrete dönüşmesi halinde kurum yüksek miktarlarda ödeme yapmakla karşı karşıya kalabilmektedir. Yapılan incelemede işçilerin önceki yıllardan bu güne kadar kullanılmayan izinlerinin olduğu anlaşılmıştır.
Söz konusu düzenlemeler uyarınca işçilere yıllık izinlerin Kanun’un öngördüğü şekilde verilmesi ve birikmiş izinlerin kullandırılması sağlanmalıdır.