|
ÖZET: İşçilerin yıllık izin haklarının zamanında kullandırılmadığı, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda ortaya konmuştur. Büyükşehir İlçe Belediyesi’nde çalışan işçilerin birikmiş yıllık izin süreleri olduğu tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkını güvence altına alırken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun ilgili maddeleri, işverenlerin yıllık izinleri düzenli olarak vermekle yükümlü olduğunu belirtmektedir. İşçilerin kullanmadıkları izin süreleri, iş sözleşmesinin sona ermesi durumunda tazminat olarak ödenmektedir.
Yıllık izinlerin düzenli kullanımı, hem işçilerin hakları hem de işverenler için yasal bir zorunluluktur. İş Kanunu’nun 103. maddesi, izinlerin zamanında kullandırılmaması halinde işverenlere idari para cezası uygulanacağını öngörmektedir. Yapılan incelemelerde, kadrolu işçilerden önemli bir kısmının 50 günden fazla birikmiş yıllık izin hakkına sahip olduğu görülmüştür. Bu durum, işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmemesi nedeniyle hem işçilerin hak kaybına uğramasına hem de idarelerin ek mali yükümlülükler ile karşılaşmasına yol açmaktadır. Sonuç olarak, işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygun bir şekilde, birikmeden ve zamanında kullandırılması büyük önem taşımaktadır. Bu uygulama, hem işçilerin dinlenme haklarını koruyacak hem de işverenlerin yasal yükümlülüklerini yerine getirmesini sağlayacaktır. |
BULGU: İşçilerin Kanunda Belirtilen Yıllık İzinlerinin Kullandırılmaması
2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi
İdarede çalışan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmadığı ve bu nedenle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için iki yüz yirmi Türk Lirası (2022 yılında 755 TL) idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Söz konusu yasal düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca Anayasal bir hak olan yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı Kanun’un 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede; İdarede kadrolu olarak çalışan toplam 96 işçiden 17’sinin 50 ile 100 gün arasında, 26’sının 100 ile 200 gün arasında, 12’sinin 200 ile 300 gün arasında, 7’sinin 300 ile 400 gün arasında, 6’sının 400 ile 500 gün arasında ve 1 işçinin de 500 günden fazla yıllık izin hakkının mevcut olduğu tespit edilmiştir.
Belirtilen mevzuat hükümleri ve yapılan açıklamalar çerçevesinde; işçilerin yıllık ücretli izinlerinin mevzuata uygunluk ve İdareye ek mali külfet getirmemesi amacıyla biriktirilmeden, zamanında ve düzenli olarak kullandırılması gerekmektedir.