ÖZET: İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında kullandırılmaması, 2022 yılı Sayıştay Denetim Raporları’nda önemli bir sorun olarak ortaya çıkmıştır. Yıllık izinlerin düzenli bir şekilde verilmemesi, işçilerin birikmiş izin süreleriyle sonuçlanmaktadır. Anayasa’nın 50. maddesi, çalışanların dinlenme hakkını güvence altına alırken, 4857 sayılı İş Kanunu’nun çeşitli maddeleri, yıllık izinlerin verilmesi ve kullanılması konusunda işverenlere belirli yükümlülükler getirmektedir. İşverenlerin, işçilerin yıllık izin haklarını zamanında kullandırmamaları durumunda idari para cezası ile karşılaşmaları söz konusudur.

Yıllık izinlerin kullanımıyla ilgili düzenlemeler, 03.03.2004 tarihli Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yer almaktadır. İş Kanunu’nun 56. maddesine aykırı hareket eden işverenler, izin sürelerini bölmek ya da iş sözleşmesi sona erdiğinde izin ücretlerini ödememek gibi durumlarla karşılaştıklarında, her bir işçi için belirli bir miktarda idari para cezası ödemekle yükümlüdür. Ayrıca, işçilerin emekli olmaları veya iş akitlerinin sona ermesi durumunda, kullanılmayan yıllık izin süreleri ücrete dönüşmekte ve bu da yüksek maliyetlere yol açmaktadır.

Yapılan denetimlerde, 26 işçinin 103 ile 405 gün arasında birikmiş yıllık izin süreleri olduğu tespit edilmiştir. İşverenlerin, 4857 sayılı Kanun ve Cumhurbaşkanlığı Genelgesi çerçevesinde, işçilerin yıllık izin haklarını zamanında kullandırmaları gerekmektedir. Aksi takdirde, hem işçilerin hakları ihlal edilmekte hem de işverenler idari yaptırımlarla karşılaşmaktadır.

BULGU: İşçilerin Kanunda Belirtilen Yıllık İzinlerinin Kullandırılmaması

2022 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir İlçe Belediyesi

İşçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında düzenli olarak kullandırılmaması nedeniyle birikmiş yıllık izin sürelerinin bulunduğu görülmüştür.
Anayasa’nın “Çalışma Şartları ve Dinlenme Hakkı” başlıklı 50’nci maddesinde; dinlenmenin çalışanların hakkı olduğu ve bu haklar ile şartlarının kanunla düzenleneceği hüküm altına alınmıştır.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53’üncü maddesinde işçilere yıllık izin verileceği ve yıllık ücretli izin hakkından vazgeçilemeyeceği; 56’ncı maddesinde yıllık iznin 53’üncü maddede gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesinin zorunlu olduğu; 59’uncu maddesinde iş sözleşmesinin herhangi bir nedenle sona ermesi halinde işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretin, sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden kendisine veya hak sahiplerine ödeneceği; 60’ıncı maddesinde yıllık ücretli izinlerin, yürütülen işlerin niteliğine göre yıl boyunca hangi dönemlerde kullanılacağı, izinlerin ne suretle ve kimler tarafından verileceği veya sıraya bağlı tutulacağı, yıllık izninin faydalı olması için işveren tarafından alınması gereken tedbirler ve izinlerin kullanılması konusuna ilişkin usuller ile işverence tutulması zorunlu kayıtların şekline ilişkin hususların ilgili Bakanlık tarafından hazırlanacak bir Yönetmelik ile gösterileceği belirtilmiştir.
Bu Kanun hükmüne istinaden 03.03.2004 tarih ve 25391 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Yıllık Ücretli İzin Yönetmeliği’nde de yıllık izinlerin kullanımı ile ilgili olarak İş Kanunu’na benzer düzenlemeler yapılmıştır.
Aynı Kanun’un 103’üncü maddesinde ise yıllık ücretli izni bu Kanun’un 56’ncı maddesine aykırı olarak bölen veya hak edilmiş izni kullanmadan iş sözleşmesinin sona ermesi halinde bu izne ait ücreti ödemeyen veya belirtilen Yönetmelik’in esas ve usullerine aykırı olarak izin kullandırmayan veya eksik kullandıran işveren veya işveren vekiline bu durumda olan her işçi için ikiyüzyirmi (2022 yılında 755 TL) Türk Lirası idari para cezası verileceği hükme bağlanmıştır.
Ayrıca Cumhurbaşkanlığı’nın 30.06.2021 tarih ve 31527 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu 2021/14 sayılı Genelgesi’nde; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılması gerektiği belirtilmiştir.
Yukarıda yer alan düzenlemelere göre işverenin yıllık izinleri kullandırma yükümlülüğünü yerine getirmemesi ve işçinin de izin hakkından feragat etmesi mümkün değildir. Diğer taraftan işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde mevzuat hükümleri gereği yıllık izin hakları ücrete dönüşmekte ve yıllık izin karşılığı yapılacak olan bu ücret ödemesi de işçinin son ücreti üzerinden yapılacağından yüksek tutarlarda ödeme yapılmasına neden olmaktadır. Ayrıca yıllık izinlerin kullandırılmaması durumunda idareler, 4857 sayılı İş Kanunu’nun 103’üncü maddesi gereğince idari para cezası ile karşı karşıya kalabilmektedir.
Yapılan incelemede, işçilerin yıllık izinlerinin mevzuata uygun şekilde kullandırılmadığı, 26 işçinin 103 ile 405 gün arasında değişen birikmiş yıllık izinleri olduğu tespit edilmiştir.
Bu işçiler emekli olduklarında veya herhangi bir şekilde iş akitleri sona erdiğinde izin ücreti ödenmesi gerekeceğinden; 4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içinde kazandıkları yıllık ücretli izin sürelerinin ilgili yıl içerisinde, önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık izin sürelerinin de yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde Cumhurbaşkanlığı Genelgesi’nde belirtilen azami süreye uygun olarak kullandırılması gerekmektedir.