ÖZET: Üniversite hastanesinde çalışan işçilerin yıllık ücretli izin haklarının zamanında ve yeterince kullandırılmadığı, iş akitlerinin sona ermesi durumunda bu izinlerin ekonomik değere dönüştürülerek biriktirildiği tespit edilmiştir. Anayasa’nın 50. maddesi, dinlenme hakkının çalışanların vazgeçilmez bir hakkı olduğunu belirtirken, yıllık izin, hafta tatili ve bayram tatili gibi hakların da korunması gerektiğini vurgular. Bu bağlamda, işçilerin yıllık izinlerini kullanmamaları, hem ruhsal ve bedensel sağlıklarını olumsuz etkiler hem de iş verimini düşürür.

4857 sayılı İş Kanunu’na göre, işçilerin yıllık ücretli izin hakları, işyerinde en az bir yıl çalışmış olmaları durumunda tanınmaktadır. Ancak, yapılan denetimlerde, 1096 işçiden yaklaşık 250’sinin 50 gün ve üzerinde izin biriktirdiği görülmüştür. Bu durum, işçilerin yıllık izinlerini kullanmadıklarında, iş akdinin sona ermesi halinde kurum için ek mali yükümlülükler doğurabileceğini ortaya koymaktadır. 2021 yılı itibarıyla kullanılmayan yıllık izinlerin toplam maliyeti yaklaşık 6,2 milyon TL olarak hesaplanmıştır.

Cumhurbaşkanlığı’nın 30 Haziran 2021 tarihli genelgesi, işçilerin yıllık izin haklarının yıl içinde kullandırılmasını ve geçmiş yıllara ait izinlerin de belirli bir süre içinde kullanılmasını öngörmektedir. Bu nedenle, işçilerin dinlenme haklarının korunması ve kurumun mali yükümlülüklerinin azaltılması amacıyla, yıllık izinlerin zamanında kullandırılması önem arz etmektedir.

BULGU: İşçilerin Yıllık İzinlerinin Kanuna Uygun Olarak Kullandırılmaması

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Üniversite ve Üniversite Döner Sermayesi

Üniversite hastanesinde kadrosu olan işçilerin yıllık ücretli izinlerinin zamanında ve yeterli olarak kullandırılmadığı, iş akitlerinin herhangi bir sebeple sona ermesinden sonra izin haklarının ekonomik değere dönüştürülecek şekilde biriktirildiği görülmüştür.
“Dinlenme Hakkı” Anayasa ile güvence altına alınmış haklardandır. Anayasamızın 50’nci maddesi “Dinlenmek çalışanların hakkıdır” ifadesine yer verdikten sonra, yıllık izin hakkı ile hafta tatili ve bayram tatili haklarını ayrıca vurgulamıştır. Bu sebeple Anayasal bir hak olan dinlenme hakkından vazgeçilemez. Ayrıca yasal zorunluluğun ötesinde; çalışanları yorgunluk ve onun beraberinde getireceği dikkatsizlik sonucu uğrayabilecekleri iş kazalarından korumak, işçinin bedensel ve ruhsal olarak iyiliğinin devamını sağlamak, iş tatminini artırmak, işçinin sosyal yaşama da katılımını sağlamak, iş veriminin azalmasına engel olmak, işin kalitesinin düşmesini önlemek, vb. birçok sebeple, işçinin yıllık izin, hafta tatili ve bayram tatili haklarını ve gün içinde ara dinlenmelerini tam olarak kullanabilmesi gereklidir.
4857 sayılı İş Kanunu’nun 53, 56, 57 ve 58’inci maddeleri gereğince işyerinde işe başladığı günden itibaren, deneme süresi de içinde olmak üzere, en az bir yıl çalışmış olan işçilere yıllık ücretli izin verilir. Kanun’un 53’üncü maddesine göre yıllık ücretli izinden vazgeçilemez ve b56’ncı maddeye göre de bu iznin Kanun’da gösterilen süreler içinde işveren tarafından sürekli bir şekilde verilmesi zorunludur. Ancak, 53’üncü maddede öngörülen izin süreleri, tarafların anlaşması ile bir bölümü on günden aşağı olmamak üzere bölümler hâlinde kullanılabilir.
Üniversite’de yapılan denetim ve incelemelerde, 1096 işçinin 250 kadarının 50 gün ve daha fazla sayıda yıllık ücretli izin biriktirdiği tespit edilmiştir. Yaklaşık yüz doksan güne kadar izni birikmiş işçiler olduğu göz önüne alındığında ortalama en az 3-4 yıllık kullanılmayan izin olduğu anlaşılmaktadır.
Hukukî anlamda çalışanların çalışma hayatından kaynaklanan yorgunluğu atabilmek, sağlıklarını koruyabilmek için ihtiyaç duydukları bir hak olan dinlenme hakkı, kullanılmadığı takdirde, işçinin ruhsal ve bedensel açıdan yorulması ve çalışma verimini düşürmesinin yanı sıra, işçinin hak kazanıp da kullanmadığı yıllık izin sürelerine ait ücretler, herhangi bir nedenle iş akdinin sona ermesi durumunda sözleşmenin sona erdiği tarihteki ücreti üzerinden Kurumun aleyhine de ek mali külfet doğurmaktadır. Bugünkü ücretler üzerinden hesaplandığında, kullanılmayan yıllık ücretli izinlerin 2021 yılı sonu itibariyle karşılığı 6,2 milyon TL dolayındadır. Nitekim Cumhurbaşkanlığı’nın 30 Haziran 2021 tarihinde, kamu kaynaklarının etkili, ekonomik ve verimli kullanılması amacıyla yayımlanan Tasarruf Tedbirleri konulu Genelgesinde aynen, “4857 sayılı Kanun kapsamında çalışan işçilerin yıl içerisinde hak kazandıkları yıllık ücretli izin süreleri, ilgili yıl içerisinde kullandırılacaktır. Ayrıca, ilgililerin önceki yıllarda hak kazanıp kullanmadıkları yıllık ücretli izin süreleri, yürütülen hizmetlerde aksamaya sebep olmayacak şekilde azami üç yıl içerisinde kullandırılacaktır.” denilmektedir.
Sonuç olarak, yukarda açıklanan gerekçelerle hem işçinin dinlenme hakkının bir gereği olarak ve aynı zamanda Kuruma bir ek mali bir külfet getirmemesi için, işçilere yıllık ücretli izinlerini hak ettikleri yılda kullandırılması ve Cumhurbaşkanlığı Tasarruf Tedbirleri Genelgesinde de öngörüldüğü üzere, geçmiş yıllardan kalan izinlerin de daha fazla biriktirilmeden belli bir plan dâhilinde kullandırılması gerektiği değerlendirilmektedir.
Tel: 0 312 295 30 00; Faks: 0 312 295 48 00
e-posta: sayistay@sayistay.gov.tr
https://www.sayistay.gov.tr
EKLER
EK 1: ÖNCEKİ YIL/YILLAR SAYIŞTAY DENETİM RAPORUNA
İLİŞKİN İZLEME FORMU

Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu Önceki Yıl/Yıllar Sayıştay Denetim Raporuna İlişkin İzleme Tablosu
Bulgu Adı Yıl/Yıllar İdare
Tarafından
Yapılan
İşlem
Açıklama
Tıbbi Kötü Uygulamaya İlişkin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortasının Bulunmaması 2020 Kısmen
Yerine
Getirildi
Konu ile ilgili düzeltici bir işlem tesis edilmemiş, 2021 yılı Denetim Raporunun “Diğer Bulgular” bölümüne 3 numaralı bulgu olarak tekrar alınmıştır.