ÖZET: 2021 yılı Sayıştay Denetim Raporları, Hazine taşınmazlarının tahliye işlemlerinin İl Müdürlükleri tarafından etkin bir şekilde yürütülmediğini ortaya koymuştur. Kiralama, irtifak hakkı tesis etme veya kullanma izni verilen taşınmazlar, süresi dolmasına rağmen işgal altında kalmakta ve bu durumun kontrol mekanizması oluşturulmamıştır. 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nun 75. maddesi gereğince, işgal edilen taşınmazlar için ecrimisil talep edilebilmesi için Hazine’nin zarar görmesi şartı aranmamakta, işgalin devam etmesi halinde tahliye işlemleri yapılması gerektiği belirtilmektedir. Ancak, mevcut uygulamalarda bu süreçlerin etkin bir şekilde işletilmediği gözlemlenmiştir.

Milli Emlak Genel Müdürlüğü verilerine göre, 2021 yılı itibarıyla 4.490.708 aktif Hazine taşınmazından 489.502’sinin işgal altında olduğu ve bu taşınmazlar için 1.231.600 ecrimisil işlemi uygulandığı tespit edilmiştir. Ancak, tahliye işlemleriyle ilgili güvenilir verilere ulaşılamamıştır. Kamu idaresi, Hazine taşınmazlarının işgallerden korunması için gerekli talimatların verildiğini belirtse de, işgal altındaki taşınmazların tahliye edilmesi yerine kiralama veya satış sözleşmeleri düzenlenmesi yönünde bir eğilim olduğu görülmektedir.

Sonuç olarak, Hazine taşınmazlarının işgali durumunda tahliye mekanizmasının etkin bir şekilde çalışmadığı anlaşılmaktadır. Mevzuat çerçevesinde işgal altındaki taşınmazların tahliyesinin sağlanması ve ecrimisilin yönetim aracı olarak kullanılmasından vazgeçilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.

BULGU: İşgal Edilen Hazine Taşınmazlarına İlişkin Tahliye Mekanizmasının İl Müdürlüklerince İşletilmemesi

2021 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Genel Bütçeli İdareler ve Tesisleri

Kiraya verilen, irtifak hakkı kurulan veya kullanma izni verilen taşınmazlardan süresi dolduğu hâlde işgali devam eden, sözleşmesi feshedilen veya herhangi bir sözleşmeye dayanmaksızın fuzuli olarak işgal edilen Hazine taşınmazlarının tahliye işlemlerinin yapılmadığı, tahliyeye dair kontrol mekanizmasının kurulmadığı tespit edilmiştir.
2886 sayılı Devlet İhale Kanunun “Ecrimisil ve Tahliye” başlıklı 75’inci maddesinde; Devletin özel mülkiyetinde veya hüküm ve tasarrufu altında bulunan taşınmaz malların, gerçek ve tüzel kişilerce işgali üzerine, fuzuli şagilden tespit tarihinden geriye doğru beş yılı geçmemek üzere tespit ve takdir edilecek ecrimisil bedelinin isteneceği, ecrimisil talep edilebilmesi için, Hazinenin işgalden dolayı bir zarara uğramış olmasının gerekmediği ve fuzuli şagilin kusurunun aranmadığı, kira sözleşmesinin bitim tarihinden itibaren, işgalin devam etmesi halinde, sözleşmede hüküm varsa ona göre hareket edileceği, aksi halde ecrimisil alınacağı, işgal edilen taşınmaz malın da, idarenin talebi üzerine, bulunduğu yer mülkiye amirince en geç 15 gün içinde tahliye ettirilerek, idareye teslim edileceği hüküm altına alınmıştır.
Hazine Taşınmazlarının İdaresi Hakkında Yönetmeliğin 84’üncü maddesi gereğince; İdarece kiraya verilen, irtifak hakkı tesis edilen veya kullanma izni verilen taşınmazların dışındaki tüm taşınmazlara ilişkin en az yılda bir kez tespit yapılması gerekmektedir.
Aynı Yönetmeliğin 85’inci maddesinde ise; Hazine taşınmazının, idarenin izni dışında kullanıldığı veya üzerinde tasarrufta bulunulduğunun tespit edilmesi durumunda yaptırım uygulanacağı belirtilmiş, bu yaptırım ise söz konusu 2886 sayılı Kanunun 75’inci maddesinde ve Yönetmeliğin 89’uncu maddesinde düzenlenmiştir.
Milli Emlak Genel Müdürlüğünden edinilen bilgilere göre; 2021 yılı sonu itibariyle tescilli, DHTA ve ilişikli olan 4.490.708 aktif Hazine taşınmazının 489.502 adedinin işgal altında olduğu ve bu taşınmazlar için 1.231.600 adat ecrimisil işlemi uygulandığı görülmektedir.
Ecrimisil bedeli alınan taşınmazlara ilişkin veri ve istatistiklerin Bakanlık tarafından tutuluyor olmasına karşılık taşınmazlardan tahliyesi gerçekleştirilenlere ilişkin güvenilir bir veriye erişilememiştir. Ancak, yapılan inceleme neticesinde tahliye mekanizmasının çalışmadığı açıkça görülmektedir. Verilen istatistiklerden anlaşılacağı üzere Hazine taşınmazları üzerindeki ecri misil uygulamalarını büyük kısmının önceki yıllarda başladığı ve fuzuli şagillerin tahliye edilmemesi sonucunda uygulamanın devam ettiği görülmektedir.
Kamu idaresi cevabında;
Hazine taşınmazlarının işgaller/tecavüzlerden korunması ve/veya bunların giderilmesi hakkında gereğinin yapılması ve bu konularda gerekli özen ve hassasiyetin gösterilmesi hususlarında 81 İl Valiliğine gerekli talimatlar verildiği,
Yıllar içerisinde yapılan bazı düzenlemeler ile Hazine taşınmazlarını işgalen kullanan fuzuli şagiller hak sahibi sayılıp, bunlar lehine satış/kiralama yapılmasına dair düzenlemeler yürürlüğe konulduğu ve Hazine taşınmazlarını işgalen kullanan fuzuli şagillerin yapılan yasal düzenlemeler ile hak sahibi olarak sayılmaları ve bunlar lehine doğrudan satış/kiralama işlemlerinin yapılması nedeniyle tahliye işlemleri yerine kira/satış sözleşmeleri düzenlenmekte olduğu,
Söz konusu yasal düzenlemeler kapsamında on binlerce taşınmazın kiralandığı ve işlemleri devam eden taşınmazların olduğu,
ifade edilmektedir.
Söz konusu düzenlemeler kapsamına girmesi sebebiyle kira veya satış işlemine konu olmuş taşınmazların artık işgalli taşınmaz olarak değerlendirlemeyeceği; öte yandan, kira veya satış işlemi için başvuru ya da başvuru sonrası süreçleri devam eden taşınmazlar ise tahliyesinin mümkün olmadığı anlaşılmaktadır. Ancak, söz konusu düzenlemelerin kapsamına girmeyen Hazine taşınmazlarının işgali durumunda da tahliye mekanizmasının işlemediği görülmektedir.
Bu itibarla, mevzuat hükümlerine uygun olarak işgal altındaki taşınmazların tahliyesinin sağlanması, ecrimisilin bir yönetim biçimi olarak kullanılmasından vazgeçilmesinin uygun olacağı değerlendirilmektedir.