|
ÖZET: İşletme hakkı niteliğindeki kiralamalarda Katma Değer Vergisi (KDV) tahsil edilmediği tespit edilmiştir. 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun ilgili maddeleri, ticari ve serbest meslek faaliyetleri çerçevesinde yapılan kiralama işlemlerinin KDV’ye tabi olduğunu belirtmektedir. Ayrıca, Gelir Vergisi Kanunu’nda da mal ve hakların kiralanması işlemleri arasında işletme hakları yer almaktadır. İşletme hakkı, mülkiyet hakkı devreden tarafın kâr/zararını devralan tarafa ait olacak şekilde belirli bir süre için kiralanmasıdır.
3065 sayılı Kanun’un 17’nci maddesi, iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanmasını vergiden istisna etmekte, ancak kamu idareleri ve benzeri kuruluşlara ait gayrimenkullerin kiralanması işlemleri KDV’den muaf tutulmaktadır. Bununla birlikte, Gelir Vergisi Kanunu’nda belirtilen diğer mal ve hakların kiralanması istisna kapsamına girmemektedir. Bu nedenle, işletme hakkı niteliğindeki kiralamaların KDV’ye tabi olduğu sonucuna varılmaktadır. Denetim raporunda, kurum tarafından işletme hakkı devri niteliğindeki kiralamalarda kira bedeli üzerinden KDV tahakkuk ve tahsil edilmediği belirlenmiştir. Dolayısıyla, bu tür kiralamalardan elde edilen kira bedelleriyle birlikte KDV’nin de tahsil edilmesi gerektiği sonucuna ulaşılmıştır. |
BULGU: İşletme Hakkının Devri Niteliğindeki Kiralamalardan Katma Değer Vergisinin Tahakkuk ve Tahsil Edilmemesi
2023 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Özel Bütçeli İdare
İdarenin mülkiyetinde olan taşınmazların işletme hakkı niteliğindeki kiralamalarında, kira bedellerinden Katma Değer Vergisi (KDV)’nin tahsil edilmediği görülmüştür.
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu’nun, “Kapsam” başlıklı 1’inci maddesinin birinci fıkrasının 1’inci bendinde ticari, sınai, zirai faaliyet ve serbest meslek faaliyeti çerçevesinde yapılan teslim ve hizmetlerin, 3-f bendinde de Gelir Vergisi Kanunu’nun 70’inci maddesinde belirtilen mal ve hakların kiralanması işlemlerinin Katma Değer Vergisine tabi olduğu belirtilmiştir.
Aynı Kanun’un “Hizmet” başlıklı 4’üncü maddesinde, “Hizmet, teslim ve teslim sayılan haller ile mal ithalatı dışında kalan işlemlerdir.
Bu işlemler; bir şeyi yapmak ve işlemek, meydana getirmek, imal etmek, onarmak, temizlemek, muhafaza etmek, hazırlamak, değerlendirmek, kiralamak, bir şeyi yapmamayı taahhüt etmek gibi, şekillerde gerçekleşebilir…” hükmüne yer verilmek suretiyle yapılan kiralama işlemlerinin hizmet kapsamında katma değer vergisine tabi olduğu ifade edilmiştir.
193 sayılı Gelir Vergisi Kanunu’nun “Gayrimenkul sermaye iradının tarifi” başlıklı 70’inci maddesinin birinci fıkrasının 5’inci bendinde ise, mal ve hakların kiralanması işlemleri kapsamında “işletme hakları” da sayılmıştır.
Genel olarak İşletme hakkı; herhangi bir tesisin, mülkiyet hakkı devreden tarafta saklı kalmak üzere belirli bir süre ve bir bedel karşılığında sözleşmede belirlenen usul ve esaslar dâhilinde, kâr/zararın işletme hakkını devralan tarafa ait olmak koşulu ile gerçek veya tüzel kişiler tarafından işletilmesidir.
Diğer taraftan, 3065 sayılı Kanun’un 17’nci maddesinin 4 (d) bendinde, iktisadi işletmelere dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması işlemleri vergiden istisna edilmiştir. Kamu idareleri, dernekler, vakıflar, belediyeler, iktisadi işletme mahiyetinde olmadıklarından bunlara ait gayrimenkullerin kiralanması işlemleri prensip olarak katma değer vergisinden istisnadır. Ancak bu madde hükmü ile sadece iktisadi işletmeye dâhil olmayan gayrimenkullerin kiralanması vergiden istisna edilmiş olup Gelir Vergisi Kanunu’nun 70’inci maddesinde sayılan diğer mal ve hakların kiralanması işlemleri istisna kapsamına dâhil edilmemiştir.
Yukarıda yer alan mevzuat hükmü ve yapılan açıklamalardan anlaşılacağı üzere işletme hakkı niteliğinde olan yerlerin kiralanması işlemleri KDV’nin konusuna girmektedir.
Yapılan incelemede; Kurum tarafından işletme hakkının devri niteliğinde olan kiralama işlemlerinde kira bedeli üzerinden KDV tahakkuk ve tahsil edilmediği tespit edilmiştir.
Sonuç olarak, işletme hakkının devri niteliğinde kiraya verilen taşınmazlardan kira bedelleriyle birlikte katma değer vergisinin de tahsil edilmesi gerektiği değerlendirilmektedir.