ÖZET: 2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları, Büyükşehir Belediyesi İdare’sinin, Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı’nın sosyal hizmet modellerinden yararlanan reşit çocukları istihdam etmediğini ve engelli bireylerin gerekli oranda istihdam edilmediğini ortaya koymuştur. 2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesi, bu bireylerin kamu kurumlarında istihdam edilmesini zorunlu kılmakta; ancak denetimlerde bu yükümlülüğün yerine getirilmediği tespit edilmiştir. Ayrıca, 657 sayılı Devlet Memurları Kanunu gereğince, kamu kurumlarının toplam memur sayısının %3’ü oranında engelli personel çalıştırması gerektiği belirtilmiş, ancak bu oranın altında kalındığı gözlemlenmiştir.

İdare, 657 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi uyarınca engelli memur alımına yönelik taleplerini her yıl Ekim ayı sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmekle yükümlüdür. Yapılan incelemelerde, istihdam edilen toplam memur sayısının 10.694 olduğu, ancak engelli personel sayısının 201 ile sınırlı kaldığı belirlenmiştir. Ayrıca, 4857 sayılı İş Kanunu çerçevesinde, doğrudan temin ile yapılan personel alımlarında da engelli bireylerin istihdam oranının yetersiz olduğu tespit edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu kurumları, mevzuat gereğince belirlenen oranda engelli ve sosyal hizmetlerden yararlanan bireyleri istihdam etme yükümlülüğüne sahiptir. Bu durum, ilgili yasaların sağladığı hakların uygulanabilirliğini ve kamu kurumlarının sosyal sorumluluklarını yerine getirmelerini sağlamaktadır.

BULGU: İstihdamı Kanunlarla Zorunlu Tutulan Kesimlere Mevzuatta Öngörülen Sayıda İstihdam Sağlanmaması

2024 Yılı Sayıştay Denetim Raporları – Büyükşehir Belediyesi

İdare tarafından Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan çocuklardan reşit olanların hiç istihdam edilmediği ve ilgili mevzuatlar gereğince istihdam sağlanması gereken engelli kişilerin öngörülen oranda istihdam edilmediği görülmüştür.

Sosyal Hizmet Modellerinden Yararlanan Kişilerden Reşit Olanların Hiç İstihdam Edilmemesi

İdarede Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan kişilerden reşit olanlar arasından hiç kimsenin istihdam edilmediği görülmüştür.

2828 sayılı Sosyal Hizmetler Kanunu’nun Ek 1’inci maddesinde haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan kişilerden reşit olanların kamu kurumlarında istihdamı düzenlenmiş olup (a) bendinde; kamu kurum ve kuruluşları tarafından hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde birinin bahsedilen kişilere ayrılacağı, serbest kadro ve pozisyon toplamının binden az olması hâlinde dahi kamu kurum ve kuruluşlarında en az bir hak sahibinin istihdam edileceği belirtilmiştir.

Maddenin (ç) bendinde, yerleştirme yapılacak kadro sayısının 13.12.1983 tarihli ve 190 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Kanun Hükmünde Kararname’ye tabi kurumlarda istihdam edilecek toplam kadro sayısının her kurum için Devlet Personel Başkanlığınca tespit edilip bu kurumlara bildirileceği ifade edilmiştir.

Aynı maddenin üçüncü fıkrasında 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname kapsamı dışında kalan kurumların da bu madde kapsamında istihdamla yükümlü olduğu, söz konusu kadro ve pozisyonların Devlet Personel Başkanlığına bildirilmesinin gerektiği ile bu kurumlara yapılacak yerleştirmelerde kurumların talep ettikleri kadro ve statülerin esas alınacağı ifade edilmiştir.

Kapsam maddesinde belediyelerin yer almadığı 190 sayılı Kanun Hükmünde Kararname yürürlükten kaldırılmış olup yerine 2 sayılı Genel Kadro ve Usulü Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi yayımlanmıştır. Belediyeler, 2 sayılı Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin kapsam maddesine de dâhil edilmemiştir. Bu sebeple, 2828 sayılı Kanun’un Ek 1’inci maddesinin üçüncü fıkrası gereğince belediyeler, bahsi geçen kişilerin yerleştirileceği kadro ve statüleri Devlet Personel Başkanlığına bildirmekle sorumlu tutulmuştur.

Devlet Personel Başkanlığı, 02.07.2018 tarihli ve 703 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin “Devlet Personel Başkanlığına ilişkin devir işlemleri” başlıklı geçici 3’üncü maddesi uyarınca 09.07.2019 tarihi itibarıyla kapanmıştır.

1 sayılı Cumhurbaşkanlığı Teşkilatı Hakkında Cumhurbaşkanlığı Kararnamesi’nin “Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğü” başlıklı 69’uncu maddesinin (j) bendi ile 2828 sayılı Kanun’un ek 1’inci maddesi kapsamında yer alanların istihdamına ilişkin iş ve işlemleri kamu personeli bilgi sisteminin bulunduğu kurum ile gerekli koordinasyonu sağlayarak yürütme görevi Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bırakılmıştır.

Yapılan incelemede, sosyal hizmet modellerinden yararlanan reşit kişilere istihdam sağlanması amacıyla belirtilen oranda kadro veya pozisyon ayırılmadığı ve dolayısıyla bunlara ilişkin olarak Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapılmadığı tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; gerekli işlemlerin yapılacağı ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, İdare; haklarında korunma veya bakım tedbir kararı alınmış olup Aile ve Sosyal Hizmetler Bakanlığının sosyal hizmet modellerinden yararlanan reşit kişiler için hangi statüde olursa olsun serbest kadro ve pozisyonları toplamının binde birini ayırmakla ve istihdam sağlanması için yerleştirilecek kadro ve statülerini Çocuk Hizmetleri Genel Müdürlüğüne bildirim yapmalıdır.

657 Sayılı Devlet Memurları Kanunu Kapsamında İstihdam Edilmesi Gereken Engelli Personel Sayısının Öngörülenden Az Olması

İdarenin mevzuat ile belirlenen orana göre daha az sayıda engelli memur çalıştırdığı görülmüştür.

657 sayılı Devlet Memurları Kanunu’nun 53’üncü maddesinin birinci fıkrasında, kurum ve kuruluşların bu Kanun’a göre çalıştırdıkları personele ait kadrolarda %3 oranında engelli çalıştırmak zorunda olduğu, %3’ün hesaplanmasında ilgili kurum veya kuruluşun toplam dolu kadro sayısının dikkate alınacağı belirtilmiştir.

Maddenin üçüncü fıkrasında, engelli açığı bulunan kamu kurum ve kuruluşlarının bir sonraki yıl için alım yapacakları engellilere ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına bildirmek zorunda oldukları hüküm altına alınmıştır.

Dolasıyla kamu kurum ve kuruluşları, istihdam ettikleri toplam memur sayısının %3’ü oranında engelli personel çalıştırmak zorunda olup şayet engelli personel açığı bulunuyorsa da buna ilişkin taleplerini her yılın Ekim ayının sonuna kadar Devlet Personel Başkanlığına (Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı Çalışma Genel Müdürlüğüne) bildirmek zorundadırlar.

Yapılan incelemede, İdarede istihdam edilen memur sayısının 10.694 olduğu ancak 657 sayılı Kanun kapsamında istihdam edilen engelli personel sayısının 320 olması gerekirken 201 olduğu tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; 657 sayılı Kanun’un 53’üncü maddesi uyarınca Engelli Kamu Personeli Seçme Sınavı sonucuna göre atama yapılacak kadrolara ilişkin talep formunun 2024 yılında elektronik ortamda doldurularak engelli personel talebinde bulunulduğu, halihazırda güvenlik arşiv araştırması devam eden 20 adayın bulunduğu ve gerekli prosedür tamamlanması halinde engelli kadrolarına atamaların gerçekleştirileceği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, İdarenin mevzuat ile belirlenen orana göre engelli memur çalıştırması gerekmektedir.

Doğrudan Personel Hizmet Alımlarında 4857 Sayılı İş Kanunu Hükümleri

Gereğince Çalıştırılması Zorunlu Tutulan Engelli Kişilerin Öngörülen Orandan Daha Az Çalıştırılması

İdarenin gerçekleştirmiş olduğu doğrudan temin ile personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında, 4857 sayılı İş Kanunu hükümleri gereğince çalıştırılması gereken sayıda engelli personelin istihdam edilmediği görülmüştür.

Anılan Kanun’un “Engelli ve eski hükümlü çalıştırma zorunluluğu” başlıklı 30’uncu maddesinin birinci fıkrasında; işverenlerin, elli veya daha fazla işçi çalıştırılan özel sektör iş yerlerinde %3, kamu iş yerlerinde ise %4 oranında engelli personel çalıştırmakla yükümlü tutulduğu ifade edilmiştir. Bahsi geçen fıkrada, aynı il sınırları içinde birden fazla iş yeri bulunan işverenin bu kapsamda çalıştırmakla yükümlü olduğu işçi sayısının toplam işçi sayısına göre hesaplanacağı; oranın hesaplanmasında yarıma kadar kesirlerin dikkate alınmayacağı, yarım ve daha fazla olanların tama dönüştürüleceği; iş yerinin işçisi iken engelli hâle gelenlere öncelik tanınacağı belirtilmiştir.

375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname’nin ek 20’nci maddesine istinaden belediyeler; personel çalıştırılmasına dayalı hizmetleri, doğrudan hizmet alımı suretiyle iştiraki olduğu ve bu kapsamda hizmet alımı yaptığı mevcut şirketlerinden birine, bu nitelikte herhangi bir şirketi bulunmuyorsa münhasıran bu amaçla kuracakları bir şirkete gördürebilmektedirler.

Kamu İhale Genel Tebliği’nin “Personel çalıştırılmasına dayalı hizmet alımlarında teklif fiyata dâhil olacak giderler” başlıklı 78’inci maddesinin 78.28’inci alt maddesinde; ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörüldüğü ihalelerde 4857 sayılı Kanun’da belirtilen asgari orana uyulmak kaydıyla idarece tespit edilen engelli işçi sayısı ile bu işçilerin tabi olacağı ücret grubu idari şartnamenin ilgili maddesinde belirtileceği ve bu işçiler için birim fiyat teklif cetvelinde ayrı satır açılacağı ifade edilmiştir.

Buna göre, belediyelerin 375 sayılı KHK’nın ek 20’nci maddesi kapsamında iştiraki olduğu şirketler ile yapmış olduğu doğrudan hizmet alımında, ihale dokümanında aynı il bazında elli veya daha fazla işçi çalıştırılmasının öngörülmesi halinde, kamu iş yerinde çalıştırılmak üzere istihdam edilmesi sebebiyle bu işçilerin %4’ünün engelli olması gerekmektedir. Bu oranın hesabında, 4857 sayılı Kanun’da belirtildiği üzere toplam işçi sayısı kullanılmalıdır.

Yapılan incelemede, İnsan Kaynakları Şube Müdürlüğü tarafından yapılan personel teminleri örneklem olarak seçilmiş olup bu kapsamda 375 sayılı Kanun Hükmünde Kararname çerçevesinde doğrudan hizmet alımı ile temin edilen işçi sayısının toplamda 34.752 olduğu, bu işçiler arasındaki engelli personel sayısının ise 1.390 olması gerekirken 711 olduğu tespit edilmiştir.

Yukarıda yer alan denetim tespiti üzerine, İdare tarafından özetle; engelli personel istihdamına yönelik çalışmaların devam ettiği ifade edilmiştir.

Sonuç olarak, kamu kurum ve kuruluşlarına yukarıdaki mevzuatlarda belirtilen özel nitelikli kişiler arasından belirli bir oranda istihdam etme zorunluluğu getirilmiş olup ilgili hükümlerle bu kişilerin kamu kurum ve kuruluşlarında çalışma imkânı güvence altına alınmıştır. Bu bağlamda, İdarenin mevzuat hükümleri gereği çalıştırılması gereken sayıda engelli personelin istihdam etmesi gerekmektedir.